Patnos'un Güllüce köyünde kurulan taziye çadırında YPG'li Yılmazı'ın ailesine Ağrı belediye eş başkanı Sırrı Sakık, DBP Ağrı il eş başkanı Necmettin Efe, Ağrı beleidye eş başkanı Halef Keklik, DBP Ağrı belediyesi encümenler başsağlığında bulundular. Kurulan taziye çadırında konuşan Ağrı belediye eş başkanı Sırrı Sakık, Kürt halkı Şehidleri sayesinde bu günlere geldiğini belirtti. Sakık, " Biz Şehidlerin sayesinde buralardayız. Bunlar büyük kahramanlar. Kürtler bu gün Şehidleri sayesinde dünyada tanılıyor. Bizde bu Şehidlere layık olmalıyız. Hepimiz çok yakın bir tarihe Kobanédeydik. Burada bir çok arkadaşımız la beraber Kobanéye gittik. Kobané de olup biteni gördük. Gittik Kobané de silahların gölgesinde olan halkımız ile beraber olduk. Gittiğimizde Yılmaz gibi gidenler vardı. Yeni yeni gidenler vardı. Gidip oradaki halkla bütünleşen Kürt gençleri gördük. Kobané ye ilk gittiğimizde oradakilerle selamlaştık. Ama bir hafta sonra tekrar gittiğimizde kiminin cenazesi geldi. Yılmaz da onlardan biriydi. Yılmazlar 'zullüm politikalarını kabul etmiyorum, halkımız özgürlük saflarında yer tutuyorum, nasıl olsa hepimiz bir gün öleceğiz ama ben onurlu bir şekilde öleceğim' deyip giden kahramanlardan birinin şu an taziyesindeyiz. Biz Kürtler acı bir süreçten geliyoruz. Biz hiç kimsenin topraklarına saldırmadık. Biz hiç kimseye zulüm etmedik. Orada mücadele edenler kendi topraklarında özgürce yaşamak için, diğer halklar gibi kendi kültür ve dilini orada hayata geçirmek için oraya gidip ölümle, oradaki ceberut yapı İŞİD çeteleri ile mücadele ediyorlar" dedi.
'Nasıl ki Şengal, Maxmur, Kerkük te onlara cevap verdik Allah'ın izni ile bu mağdur halk Kobané de de o cellatlara cevap verecek'
YPG ve İŞİD çetesinin savaş koşulları eşit olmadığını ve İŞİD çetesinin arkasında büyük göçler olduğunu vurgulayan Sakık, " Koşullar eşit değil. Onların arkasında Arapların parası var. Onların arkasında modern silahlar ve modern tanklar var. Ama şunu her kes çok iyi bilsin ki Kürdün de bir Allah'a birde yüreğine olan o inancı var. Bu topraklarda bizi kimse sevmiyor. Bu topraklarda zulüm kaleleri var. Şam, Bağdat, Tahran, Ankara bir zulmün kalesidir. Ne zaman bir Kürt kendi hukukunu ve kimliğini hayata geçirmeye çalışmışsa dört tane zulüm kalesinden Kürtlere karşı zulüm politikası uygulanıyor. Allah'ın izni ile bir bir Bağdatta ki zulüm kalesini nasıl yıkıldıysa, Ankara, Tahran ve Şam zulüm kalelerini de yıkacağız. Kürt halkı da özgür olacak. İşte bu kahramanların sayesinde Kürt halkı özgür olacak" diye konuştu. Ben her gün Kobanédekiler ile konuşuyorum. Kobani'de YPG'nin oradaki PYD'nin temsilcileriyle görüştüm. Aynen şunu söylüyorlardı: o it çetelerine karşı biz o ağır silahlarını imha ettik. Ağır makineli silahlarını imha ettik, şimdi göğüs göğse çarpışıyoruz. Kazanacağız. Kazanmak zorundayız. Kazanmaktan başka çaremiz yok. Nasıl ki Şengal, Maxmur, Kerkük te onlara cevap verdik Allah'ın izni ile bu mağdur halk Kobané de de o cellatlara cevap verecek" ifadelerini kullandı.
'Buradan sesleniyorum ya bu kardeşlik hukukunu oluşturacaksınız ya da bu topraklarda hep beraber öleceğiz'
Bu süreçte her kesin konuştuğu dile dikkat etmesi gerektiğini belirten Sakık, " Şimdi Türkiye'nin Cumhurbaşkanı, Başbakanı dilinize dikkat edeceksiniz. Bu halk kimseye boyun eğmedi. Siz Kürdistan'ın dört bir parçasına da olağanüstü hal uygulamasını da yapsanız çözüm değil. Biz olağanüstü hal uygulamalarını yıka yıka buralara geldik. Onun için diliniz, kimliğiniz egemen olmayacak. Kürde tepeden bakmayacaksınız. Kürt kendi topraklarında özgürce yaşamak istiyor. Kürt özgürlük hareketi ile İŞİT çetesini hangi vicdan aynı kefeye koyabilir. İŞİT cellattır. Onlar kadınları ve erkekleri kesip başları ile top oynuyorlar. Orta doğu ve Kürdistan da hangi halkın başı sıkışsa gidip Kürt özgürlük hareketine sığınıyor. Onun için siz bu kirli dilinizden vazgeçeceksiniz. Siz bir türbe için savaş kararı veriyorsunuz ama siz kendi kardeşiniz olan Kürtlerin katledilmesine seyirci kalıyorsunuz. Hani sizin hukukunuz, vicdanınız. Hani ortak bir kardeşlik hukuku. Buradan sesleniyorum ya bu kardeşlik hukukunu oluşturacaksınız ya da bu topraklarda hep beraber öleceğiz. Sizde öleceksiniz bizde öleceğiz. Artık kimse Kürtlerin diz çökmesini beklemesin. Çünkü Kürtlerin kahramanları var" dedi.
'Eğer iki taraf arasında barış sağlanacaksa biri diğerine tepeden bakamaz'
Son günlerde çıkan olaylar kendilerini de üzdüğünü ve sokakların karışmasını kimsenin istemediğini ama son süreçte Kürtlere yapılan zulümler için halkla çok büyük öfkenin oluşmasına zemin hazırladığını belirten Sakık, " Olup bitenler bizim içimizi de acıtıyor. Keşke bu sokaklar böyle olmasaydı. Ama Kürtlere yapılan zulüm halktan büyük bir öfke oluşturdu. Onun için halk sokaklara çıktı. İki yıldır demokratik siyaseti ve barışı büyütmek için hepimiz mücadele ediyoruz. Ama siz bir taraftan demokratik siyaset derken, PKK ile PKK temsilcileri ve Başkanı ile görüşürken bir taraftan da dönüp PKK ile İŞİD i aynı kefede değerlendiriyorsunuz. Bunu hangi vicdan kabul edebilir. Bunu nasıl izah edebilirsiniz. Eğer iki taraf arasında barış sağlanacaksa biri diğerine tepeden bakamaz. Biri diğerini aşağılıyorsa o barışın adı barış değil. O teslimiyettir. Ama Kürtler size teslim olmamışlar. Kürtler bu topraklarda barışın sağlanması için o kadar çaba sarf ettiler" ifadelerini kullandı.
'Kürt hareketi haklı bir mücadeleyi sürdürüyor'
Tüm bu yaşananlara karşı Kürtlere çok büyük görev düştüğünü hatırlatan Sakık, " Bize bir görev düşüyor. Bizim daha çok birlik oluşturmamız lazım. Yediden yetmişe her kesin birlik oluşturması lazım. Kobané de çok büyük bir direniş var. O direniş emin olun ki çok yakın bir tarihte sizlere daha müjdeleyici haberler verecek. İnanıyorum ki barışı sağlayacağız. Artık Kürt meselesi olgunlaşmış. Haklı bir mücadelenin önünde dünyanın en güçlü ordusu bile duramaz. Kürt hareketi haklı bir mücadeledir. Eğer haklı bir mücadele olmasaydı Orta doğu ve Nato'nun en güçlü ordusu olan Türkiye cumhuriyeti ordusuna yenilirdi. Ama 30 yıldır Kürt hareketi Türkiye ordusuna yenilmemiştir. Onun için Kürt hareketi haklı bir mücadeleyi sürdürüyor. Bu mücadelede insanlar bizim için canlarını feda ediyorlar. İşte Yılmaz Kürtler için gitti yaşamını feda etti. Yılmaz ve Yılmazın arkadaşları önünde saygı ile eğiliyoruz. Onlara da söz veriyoruz mücadelelerini yükselteceğiz" dedi.
Daha sonra Ağrı belediye eş başkanı Sırrı Sakık ve beraberindekiler ile Potnos'ta çıkan olaylarda göz altına alınanlar için Patnos adliyesine giderek göz altıları hakkında bilgi aldı.






