SON DAKİKA

ÇARŞI CADDESİ YAZ BOZ TAHTASI

Mehmet Koç 16 Ocak, 2026 18:29 Güncelleme: 16 Ocak, 2026 18:30 ÇARŞI CADDESİ YAZ BOZ TAHTASI

Doğubeyazıt’ta bir cadde var ki, yıllardır ismi tartışılıyor. Gücü yeten, imkânı olan, bir yerlere bir mesaj vermek isteyen her yetkili bu caddeyi adeta bir “yaz-boz tahtası” hâline getirmiş durumda. Sözünü ettiğim yer, halkın yaklaşık 60 yıldır bildiği adıyla Çarşı Caddesi.

Aslında mesele çok basit. Doğubeyazıt’ın ilk çarşısının kurulduğu, ticaretin kalbinin attığı yer Çarşı Caddesidir. Bu nedenle 1960’lı yıllardan itibaren halk arasında doğal olarak “Çarşı Caddesi” denmiştir. Ne var ki zamanla işler değişmiş, siyaset ve ideolojik tercihler cadde isimlerine indirgenmiştir. 

Hatırladığım kadarıyla bu cadde neredeyse her belediye başkanı döneminde isim değişikliğine uğradı.

Mahmut Kotan döneminde İsmail Beşikçi Caddesi oldu,

Merhum Ali Konyar döneminde Burhan Dumlu Caddesi ya da Abdullah Baydar caddesi dendi,

Kayım döneminde ise bir çok cadde ve sokakla birlikte Çarşı Caddesi’de İnegöl Caddesi adını aldı.

İçinde bulunduğumuz dönemde ise Mem u Zin Caddesi oldu ya da olacak.

Tabii bu son isimlendirme için kaymakamlık onayı da gerekiyor. Onaylanmazsa resmî kayıtlarda yine İnegöl Caddesi olarak kalacak. Diğer bir ifadeyle belediye meclisi tek başına isim veremiyor.

Bu cadde ismiyle neden bu kadar çok oynanıyor?

Cevap aslında çok açık. Çünkü burası Doğubeyazıt’ın en prestijli, en işlek, en görünür caddesi. Yetkililer mesajını en güçlü yerden vermek istiyor. Kimse çıkıp da şu arka sokakların, kimsenin bilmediği caddelerin adını değiştirelim demiyor. Çünkü itibar ana caddededir. Ana cadde olunca bir anlam yükleniyor, siyaset yükleniyor, ideoloji yükleniyor.

Aslında Mem u Zin adı bir caddeye verilecekse, en uygun cadde İshak Paşa sarayına giden yol olmalı, bu caddeye pek ala Memo Zin adı verilebilir. Çarşı Caddesi, neden bu kadar yazboz tahtasına çeviriliyor ki Doğubeyazıt’ta cadde mi yok?

Bugün Doğubayazıt’ta neredeyse tüm cadde ve sokaklar kişi isimleriyle anılıyor:

Abdülbari Gozal caddesi,

Şerafettin Eryılmaz Caddesi,

Mehmet Eraslan Caddesi,

Rıfkı Başkaya Caddesi,

İsa Geçit Caddesi… vs vs

Eğer cadde ve sokaklara kişi isimleri verilecekse, bunun mantıklı, ölçülebilir ve kamu vicdanında karşılığı olan bir gerekçeye dayanması gerekir. O kişinin o ilçeye olağanüstü bir hizmeti olmalı.

Mesela merhum Abdulbari Gozal, 

Üniversite kampüsü büyüklüğünde bir yüksekokul yaptırmış, içinde yurtlar inşa etmiş, yardımları vefatından sonra dahi devam eden bir isim. Böyle bir kişinin adının bir caddeye verilmesini halk anlar, sahiplenir ve saygı duyar.

Ama sadece ahbap-çavuş ilişkisi nedeniyle, yetkililerle yakın diyaloğu var diye,ya da ideolojik yakınlık nedeniyle caddelere kişi ismi verilmesi şık değildir.

Nitekim özellikle daha çok kayyum dönemlerinde, cadde ve sokaklara verilen isimler toplumda karşılık bulmadı bulmuyor. 

Halk kendi arasında konuşuyor,  “Bu kişi buraya Doğubayazıt’ta ne  yaptı ki? caddeye ismi verilmiş, ilçeye bir hizmet bir yatırım yapılmadan cadde ve sokaklara kişi isimleri verildiyse demek ki o kişi, yöneticiler ya da yetkililerle arkadaşlığı dostluğu var da ondandır. 

Unutulmamalı ki yasa belediyelere ve mülki amire bu yetkiyi verse de, demokratik meşruiyet sadece imzayla sağlanmaz. Cadde isimleri belirlenirken halkın görüşü alınmalı; anketler yapılmalı, kamuoyu yoklanmalıdır. Çünkü o caddede yaşayan, o caddeden geçen, o caddede ticaret yapan halktır. Dolayısıyla caddede ve sokakların mülkiyeti de zilyedi halka aittir. 

Velhasıl Doğubeyazıt’ın cadde ve sokakları isimlendirilirken; kişisel ilişkilerle, geçici siyasi tercihlerle, ideolojik dayatmalarla değil, akıl, vicdan ve ortak hafıza ile hareket etmek gerekir.

Aksi durumda cadde ve sokak isimleri değişir ama tartışma hiç bitmez…

Yorum Ekle