14/07/2015 tarihli basın açıklamamızda yazıcı baraj gölünde meydana gelen ve iki yurttaşımızın yaşamlarını yitirmeleriyle sonuçlanan vahim olayla ilgili olarak, hem başsağlığı dileklerimizi iletmiş hem de olayda açık ihmali olduğunu düşündüğümüz yetkilerin duyarsızlıklarını eleştirmiş ve yine bu vahim olayın takipçisi olacağımızı ve sorumluların gereken cezayı almaları noktasında girişimlerde bulunacağımızı basın aracılığıyla kamuoyuna deklere etmiştik. Bugün itibariyle sayın milletvekillerimizin tüm halkımızı derinden sarsan bu vahim olayla ilgili verdikleri soru önergelerini basın aracılığıyla halkımızla paylaşıyoruz. Ağrı millet vekillerimiz sayın Leyla ZANA ve Sayın Berdan ÖZTÜRK konuyla ilgi yanıtlanmak üzere sağlık bakanlığına ve orman ve su işleri bakanlığına ayrı ayrı soru önergesi vermiş bulunmaktadırlar. Yine bu konuyla ilişkili olarak sorulması ve saygıdeğer halkımızın bilgisine sunulması gereken konu baraj yapımı ve baraj yapımında neden bu kadar ısrar edildiğidir. Başından beri devletin Kürt halkına karşı inkâr ve imha politikaların bir uzantısı olarak; kültürel ve tarihi mirasın yok etme aracı olarak kullandığı barajlar konusu iddaa edildiği üzere bir ekonomik kalkınma sağlamamıştır. Yine Kürt özgürlük hareketinin yükselişe geçtiği Kürt halkının imha ve inkara karşı ciddi direniş gösterdiği 90 lı yıllar boyunca özde büyük bir aldatmaca olan GAP ın bu denli ön plana çıkarılması ve yine o dönemde Süleyman Demirel in ''barajlar kralı'' olarak nitelendirilmesi son derece manidardır. Bilindiği üzere adına tv kanalları kurulan ve On yıllarca büyük ekonomik kalkınmaya ve sosyal dönüşüme neden olacağı iddaa edilen GAP ın bu gün itibarıyla bunlardan hiç birini gerçekleştiremediği gibi Kürt coğrafyasında ekolojik tahribatlara yol açtığı tarihi bir çok alanın yok olmasına neden olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. bu günde hasan keyf ve Munzur çayı üzerinde yapılması düşünülen barajlar idaa edildiği gibi ekonomik ve sosyal bir kalkınmayı değil Kürt coğrafyasının ve tarihin kültürel mirasının talan ve imhasından öte bir anlam içermemektedir. İlimizde de seksenli yılların sonları itibariyle yapımı devam eden ve yapımı boyunca milyarlarca liralık kaynağın aktarıldığı yazıcı baraj gölünün on yıllardır rantçı ve talancı siyasetin propagandasını yaptığı üzere işsizliğe son vermediği, tarımsal getirisinin olmadığı göz önünde bulundurulduğunda hiçbir ekonomik sosyal katkısının olmadığı ve yine şehirdeki iklimsel ve ekolojik dengeyi bozduğu, birçok derenin yok olmasına neden olduğu, artık açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bilindiği gibi rantçı siyasi zihniyet barajın tamamlanmasıyla birlikte Ağrı nın çağ atlayacağını, işsizliğin son bulacağını, tarımsal verimin katbe kat artarak Ağrı nın bir tarım merkezine dönüşeceği aldatmacası ve yalanını kendi rant ve talanını gizlemek amacıyla yılarca halkımıza söylemiş ve bunun üzerinden kapsamlı propagandalar geliştirmiştir aynı yalan bu gün yapımı düşünülen diğer barajlar içinde söylenmektedir. Baraj gölünün tarımsal verimi artıracağı safsatasını uyduranların yine baraj gölünü tarım alanının üzerine kurması neticesinde binlerce dönüm tarım arazisini yok etmesi, bununla da yetinmeyerek, sulama kanalarının yapımı esnasında DSİ tarafından bir çok tarlanın yapısının ve bütünlüğünün bozularak tarım arazisi olma vasfından çıkarılması ise tam bir ironidir. Bu yetmezmiş gibi barajların belli bir ömrü olduğu bu ömrün sonunda kurulduğu alanın bir bataklığa dönüşeceği gerçeği halktan hep saklanmıştır. Sulama ve tarımsal verimi arttırdığı ideasıyla yapılan barajların tarımsal verimi artırarak kalıcı istihdam sağlaması bir yana;Aşırı tuzlanma yaratarak verimsizleşmesine , tarım arazilerin ve ekolojik dengenin bozulup tahrip olması dışında bir sonuç doğurmadığı artık rantçı ve talancı siyasetin saklayamadığı bilimsel bir gerçekliktir. Ağrı daki barajın ekonomi ve sosyal hayata getirisinin ne olduğunun yetkililerce açıklanamamasının nedeni de budur. Modern dünyanın doğayı ve tarihi dokuyu tahrip ettiği, zaman içersinde baraj gölü etrafında oluşan kum taşınması ve erozyon nedeniyle elli ila yüz yıl içerisinde bataklığa dönüşmesi ve dolayısıyla eko sistemde telafisi imkansız tahribatlara yol açtığı gerekçesiyle itibar etmediği bu ilkel ve doğa düşmanı yöntem üzerinde bu denli ısrar edilmesinin rant ve talan dışında hiçbir geçerli ve nesnel açıklaması yoktur. Hal böyleyken Hamur ve Eleşkirt dereleri üzerine HES olarak bilinen barajlar yapılmak istenmektedir. Dünyada eko sisteme zarar vermeyen(güneş panelleri rüzgar değirmenleri vb) enerji üretim sistemlerinin hızla yayıldığı ve HES türü doğayı tahrip eden yöntemlerden uzaklaşıldığı bir süreçte HES yapımında ısrar etmek rant dışında hiç bir nedenle açıklanamaz. Bu bağlamada ilimizde yapılması düşünülen ve eko sisteme tarihi dokuya zarar vereceği aşikar olan bu tür girişimlere karşı her türlü demokratik hakkımızı kullanacağımızı saygı değer halkımızın ve kamuoyunun bilgisine bu vesileyle sunuyoruz.
Saygılarımızla DBP/HDP AĞRI İL YÖNETİMİ