Türkiye toplumunun barışa en yakın olduğu bu anda, silahların bırakılması çağrısı ve barışa sahip çıkmak insanım diyen herkes için namus borcudur. Barış süreci için yere gömülen her silah, evlatlarını kaybeden her annenin yüreğinde barış çiçeği olarak yetişecek ve bu çiçek hiçbir mevsim solmayacaktır.
Evladını kaybeden her anne ile helalleşmenin tek yolu bu annelere barışı armağan etmek ve evlatlarının bir daha ölmeyeceği bir toplum sunmaktır.
Cumhurbaşkanımız R.Tayyip ERDOĞAN tarafından başlatılan çözüm sürecinde gelinen son nokta Silahların Bırakılması çağrısıdır. Öcalan'ın silahları bırakın çağrısı tarihin en önemli çağrıdır.
Coğrafyamızda 40 yıldır devam eden kardeş kavgasında, çözüme en yakın olduğumuz andayız. PKK'nın genel kurulunda da Öcalan'ın çağrısına uyumlu bir kararın çıkacağı inancındayız.
Silahların bırakılması çağrısı, barış sürecinin en son ve en keskin virajıdır. Tüm insanlığın bu çağrıyı hayata geçirmek için uğraşması gerekmektedir. Barışa direnen ya da ihanet eden kim olursa olsun önce Türkiye halklarına sonra da insanlığa cevap veremeyecektir. Barışa ihanet edenleri, halkların kardeşliği ,insanlık vicdanı tarihin karanlıklarına gömecektir.