SON DAKİKA

AĞRI' DA KÜRTÇE FİLM GALASI

AĞRI' DA KÜRTÇE FİLM GALASI 23 Kasım, 2014 03:08 Güncelleme: 23 Kasım, 2014 03:08 AĞRI' DA KÜRTÇE FİLM GALASI

AĞRI' DA KÜRTÇE FİLM GALASI


Ağrı da Sivil Toplum Örgütleri ve Ağrı Belediyesinin katkılarıyla bir ilk gerçekleşti. Annemin şarkısı (Klama dayika min) adlı film galası Ağrı da yoğun ilgi gördü.

 

Galaya çeşitli Sivil Toplum Örgütü temsilcilerinin yanı sıra Ağrı Belediye Eş Başkanları; Sırrı Sakık ve Mukaddes Kubilay katıldı. Gala pastası kesildikten sonra açılış konuşmasını Ağrı Belediyesi Eş  Başkanı Sırrı Sakık yaptı.

 

Bu dilin de diğer diller kadar ne kadar kutsal olduğunu bize gösterdiler.

Sakık Konuşmasında şunları ifade etti. ' Bugün burada ilk defa gerçekleştirilecek olan bir Kürtçe filmi hep birlikte izleyeceğiz. Bu Kürtçe film galası Nereden nereye geldiğimizin bir göstergesidir. Biraz önce hemen yanı başımızdaki Adelet sarayında dokunulmazlığım katlığı için yıllar önce yapmış olduğum bir konuşmadan dolayı ifade verdim. Bu ülkede çok şey değişmiyor.  Ama bu Ülkede bu ülkenin sanatçıları ve evlatları bu dili özgürleştirmek için bu dilin bedelini ağır bir şekilde ödeyerek, bu dilin de diğer diller kadar ne kadar kutsal olduğunu bize gösterdiler. Çığlıklarımızı Dünyanın dört bir tarafına duyuran bu aktörlere bin kez teşekkür ediyoruz. Aslında  bizi yoktan var edenlere bize bu olanakları sunanlara  huzurunuzda tekrar teşekkür ediyoruz' Dedi.

 

Bu filmin bir çok dalda ödül alması çok önemli

 

'Her ölüm bir yaşamı sunmaktır Kürtler açısından. Bu konuda çok ağır bedeller ödeyerek yaşamını bize feda edenlerin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Bu filmin hem Antalya altın portakal film festivalinde hem de Saraybosna film festivalinde çeşitli dallarda ödül alması çok önemli. Bu kürt dilinin ne kadar zengin olduğunun bir göstergesidir.' Diye konuştu.

 

Kürtlerin hayatında her toros  bir katildir.

Daha sonra film izledikten sonra açıklamalarda bulunan sakık filmle ilgili düşüncelerini şöyle ifade etti;

'Bizler tanıklık etmiştik , o dönemlerde sürgüne gidenlerin, yaşlıların, yakın akrabalarımızın köyden göç ederken yanlarında götürdükleri patatesleri vardı. Her Kürdün  hayatında bu GÖÇ var. Başlangıçta da ifade ettiğim gibi filmin oyuncularında Ali'ye uzatılan o soruşturma zarfı biraz önce adliye koridorlarında bana da uzatıldı. İşte hayat böyle devam ediyor.  Özellikle  torosta inen o ceberut polislerin okula baskın düzenleyişi bizi 90 lı yıllara götürdü. Şunu iyi bilin ki Kürtlerin hayatında her toros  bir katildir. Ya faili meçhulde ya gözaltında.. onun için mecliste bir konuşma yapmıştım; Çıkarın  torosları bizim hayatımızdan. Türkiye den çıkarın. Çünkü bizim ruhumuzu daraltıyor, bedenimizi parçalıyor demiştim. Ben bu Kente ilk geldiğimde Diyadin e gitmiştim baktım film kahramanlarından olan Nigar Annenin koltuğunun altında olan resimler Diyadinli Annelerinde koynunda, ellerinde ve ceplerinde vardı. Cumhuriyet caddesindeki Annelerinde koynunda vardı. Bu anlamda gerçek hayatla çok güçlü bir bağı olan bu filmi bize yaşatanlara ve emeği geçen herkese Sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.' Dedi.

 

 

 

Yorum Ekle