SON DAKİKA

YURT DIŞINDA YURT İÇİNDE HER ZAMAN AĞRI'NIN MAAŞSIZ TANITIMCILARI

. 12 Haziran, 2024 08:35 Güncelleme: 12 Haziran, 2024 08:35 YURT DIŞINDA YURT İÇİNDE HER ZAMAN AĞRI'NIN MAAŞSIZ TANITIMCILARI

HANEFİ ALIR, MUHSİN BULUT VE AHMET ERTUĞRUL, AĞRI'NIN ENFORMASYONU İÇİN DİYAR DİYAR DOLAŞIYORLAR.

Mehmet Koç

Büyük tufanla ilişkili olarak Nuh'un Gemisi, Ağrı Dağı ve bölgedeki arkeolojik ve etnografik izler ile Hz. Nuh’un Gemisi'nin kültürel miras kapsamında araştırılması konusu, öteden beri Turizmci ve araştırmacı Ahmet Ertuğrul’un idaresindeki Doğubayazıt İnanç Turizmi Araştırma ve Geliştirme Derneği çalışmaları kapsamında yurt içinde ve yurt dışında kesintisiz sürdürülüyor. 

Öyle ki sınır tanımayan bu çalışmalar uluslararası derecede konferanslara konu olmakta, bir çok bilim insanının da  ilgisini çekmektedir. Fahri Turizmci Ahmet Ertuğrul'un bu çalışmalarına Ağrı eski milletvekili Hanefi Alır ve Ağrı Kültür ve Turizm eski müdürü Muhsin Bulut da, katkıda bulunuyorlar. 

Adeta birer maaşsız Enformasyon gibi faaliyet gösteren bu üçlü ekip, zaman mevhumu tanımadan Ağrı'nın tanıtımı için her tarafa koşturuyorlar. 

ACABA YETKİLİLER BİLİYOR MU?

Geçtiğimiz günlerde bu konferanslardan biri de Iğdır Üniversitesi himayesinde yapıldı. Yurtdışından ve yurtiçinden bir çok bilim adamının katıldığı konferans, aynı şekilde Ağrı Dağı ve Nuh'un gemisi temalı olarak yapıldı 

Çünkü Ağrı Dağı, Nuh’un Gemisi efsanesiyle özdeşleşmiş bir dağdır ve Iğdır Ovası da, bu bölgede yapılan arkeolojik kazılar ve buluntular açısından zengin bir kaynaktır.

Zira geçmişte Ağrı Dağı ve Iğdır Ovası'nda yapılan kazılarda bulunan tarihi kalıntılar, bu bölgenin eski uygarlıklara ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Nitekim Bölgedeki halkların yaşam tarzları, inançları ve gelenekleri, büyük tufan efsanesinin etkilerini taşımaktadır. Bu anlamda mevcut halk anlatıları ve geleneksel el sanatları, bu mirası günümüzde de canlı tutmaktadır.

Hz. Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı'nda bulunduğuna dair inanış, bölgenin turistik ve dini önemini artırmıştır. Bu geminin bulunması ve korunması, kültürel miras açısından büyük önem taşır.

Binaenaleyh bölgedeki arkeolojik ve etnografik mirasın korunması, hem bilimsel araştırmalar hem de turizm açısından değerlidir. Bu mirasın korunması için yapılan çalışmalar ve alınan önlemler, bölgenin kültürel değerini artırmaktadır.

Bu konular çerçevesinde yapılacak araştırmalar, sadece tarih ve arkeoloji açısından değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve tanıtılması açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Yorumlar
V
VATANDAŞ1 ay önce

Ağrı Dağı 1840 yılında en son volkanik olarak patlamış ve çevreye lav püskürtmüş. M.Ö 4 Bin yıllarında Sümer tabletlerinde de NUH tufanı anlatılmaktadır hal böyleyken o günden günümüze kadar ağrı dağı kim bilir kaç defa volkan olarak patlamış ve lav püskürmüştür geminin ağrı dağında olma biraz mantıksal mıdır acaba.

Yorum Ekle