Kürd siyasal hareketinin 'kalesi' olarak tabir edilen ve gerek çatışmalı yıllar boyunca, gerekse de müzakerelerin başladığı günden beri en hareketli olan il kuşkusuz Hakkari oldu. Silahlı çatışmaların ve sokak gösterilerinin yaşandığı Hakkari'nin Yüksekova (Gever) ilçesinde son zamanlarda her kesimin kuşkusuna mahal olan gelişmeler yaşanıyor.

Çözüm Süreci'nin sürdüğü bu dönemde ilçede polisin ve askerin şiddet içeren uygulamaları gösteriler sırasında çok sayıda vatandaşın silahla vurulması ve ilçe merkezinde polis ve asker birçok kişinin öldürülmesi 'Yüksekova'da neler oluyor?' sorusunu akıllara getiriyor. Zira ilçedeki sivil toplum örgütleri temsilcileri de ilçede bilinmeyen bir elin bir planı uygulamaya soktuğunu, derin hesapların devrede olduğunu ve asıl hedefin Yüksekova'yı insansızlaştırmak veya Çözüm Süreci'nin bozulması için kenti 'pilot bölge olarak seçtiği' olarak aktarıyor.
Yüksekova'da son bir aydır neredeyse günün her saati gergin ve çatışmalı bir ortam var. Özellikle son bir ay içerisinde onlarca kişi hafif şekilde yaralanmış, birçok gözaltı yaşanmış ve yaşanan olaylar sonucunda Rojhat Özdel isimli bir genç yaşamını yitirmişti. Meclisten geçmesi planlanan 'İç Güvenlik Reform Paketi'nin bölgede şimdiden uygulamaya sokulduğunu dile getiren bölgedeki birçok STK temsilcisi buna örnek olarak geçen hafta gece saatlerinde durdurulup darp edilen avukatlar Fırat İke ile Uğur Yaşar'ın maruz kaldığı uygulamaları işaret ediyor.
Süreç Yüksekova üzerinden sabote edilebilir
Yaşanan olayların perde arkası ve ilçede yaşanan gerginlikleri BasHaber'e değerlendiren Yüksekova Belediye Başkanı Ruken Yetişkin, sürecin Yüksekova üzerinden bozulmaya çalışıldığı ve yöneticiler olarak yaşanan olaylardan kaygılı olduklarını söyleyerek, Bütün bunların arka planında bu süreci bozmak isteyenlerin olduğunu düşünüyorum. Daha önceki çözüm süreci Ergenekon Davası'nda da açığa çıktığı gibi 33 askerin ölümüyle çözümsüzlüğe girmiş ve bozulmuştu. Şu anda da çözüm süreci açısından çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Bütün bunların arasında bir bakıyorsunuz ki Yüksekova'da olaylar, gerginlikler ve saldırılar devam ediyor. Bütün bunlara bakıp yorumladığımızda açıkçası bu beni daha önce yaşanan ve sürecin bozulmasına neden olan 33 askerin ölümüne kadar götürebiliyor. Bu yüzden bu sürecin ilerlemesini istemeyen bir kesim burada devreye girdi ve bunları yapıyorlar diye düşünüyorum dedi.
Gündüz vakti panzerler eşliğinde şehir merkezinden geçen askeri sevkiyat konvoylarının ve askeri araçların hoparlörlerinden halka yönelik hakaretlerin bu olayları provoke ettiğine dikkat çeken Yetişkin, yöneticiler olarak halka sağduyu çağrıları yaptıklarını ve halkın çözüm sürecinin selameti açısından provokasyonlara dikkat ettiğini söyleyerek, ''Biz bu kadar sağduyu çağrısı yapmasaydık olaylar şimdi kim bilir nereye giderdi. Zaten kontrol etmekte de zorlanıyoruz çünkü bu olaylar normal değil. Burada her gün bir provokasyon oluyor. İnsanlara hoparlörlerden hakaretler ediliyor, halk da ister istemez bir refleks gösteriyor. Biz buradaki yöneticiler olarak halkı İmralı'dan gelen mesajları dikkate almamız gerektiği ile sakinleştirebiliyoruz. Yoksa burada çok farklı şeyler olacaktır dedi.

Devlet gizli heyet göndersin
Ulusal medyanın bölgeye gelip olayları gözlemlemesi, devletin de bir inceleme heyeti göndermesi gerektiğini söyleyen Yetişkin, ''Devlet de çözüm sürecinin deva etmesini istiyorsa buraya bir araştırma heyeti göndersin, heyet kendini tanıtmadan gizlice gezsin, halkın nabzını tutsun, izlesin ve ne olduğuna kendi karar versin. Çünkü gerçekten sürecin Yüksekova üzerinden bozulmaya çalışıldığı düşüncesindeyim. Devletin ve diğer bütün kurumların buraya dikkatini çekmek isterim dedi.
Pilot bölge yapılmaya mı çalışılıyor
Yakın zamanda meclise sunulacak olan ve tartışmalara neden olan 'İç güvenlik Reform Paketi'nin Yüksekova'da uygulanmaya başlandığı ve ilçenin adeta bir pilot bölge olarak kullanıldığının göstergelerinin yanı sıra ilçedeki baskı ve çatışma ortamının özellikle esnafların metropollere yönelmesine neden olması da dikkat çekiyor. Bu yönüyle ilçede geçen haftalarda avukatlara yapılan saldırı, polis kurşunuyla ölen Rojhat Özdel ve yeniden baş gösteren failli meçhuller ilçe sakinlerinde ''neler oluyor'' kaygısı uyandırıyor. Yüksekova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı ve Yüksekova Haber Yazarı İrfan Sarı, ilçedeki birçok esnafın iş yerini kalfa ve çıraklara bırakarak metropollere yöneldiğinin altını çizerek, ''Burada yapılmak istenen belki de bir pilot bölge oluşturma bile olabilir. Ki bu yönde ufak emareler de görülebiliyor. Bu açıdan bu olaylar devlet erkinin Yüksekova özelinde bu özel uygulama ile yitirmiş olduğu otoriteyi tekrar sağlamaya yönelik bir olaydır. Yüksekova özelinde devletin tekrar kendilerinin burada var olduğunu ve otoritesini tekrar sağlamak istediğini söyleyebiliriz.''
Hakkari İnsan Hakları Derneği Başkanı İsmail Akbulut, Yüksekova'nın faili meçhul cinayetler işlenen bir duruma sürüklendiğine, ilçenin İç Güvenlik Paketi'nin uygulanmasında pilot bölge olarak kullanılmasına dikkat çekerek, ''Bunların hepsi bizde Yüksekova içerisinde karanlık yapılanmaların kendini örgütlediği ve süreci bozmaya yönelik Yüksekova'yı pilot bölge olarak seçtiği kaygısını yaratıyor. Ortak kaygımız bu yönde'' dedi.
Meclis Komisyonu gelmeli
Bölgede yaşanan birçok olayda hukuk ve adalet konusu işlevsiz kalırken, özellikle Çözüm Süreci'nin ivme kazandığı bugünlerde hukuk ve adalet yönünden adımlar atılacağı söylemleri halkta bir beklenti yaratıyor. Bu beklentiler karşısında Yüksekova'da yaşanan olaylarda hukukun askıya alındığı bir görüntü var. Yaşanan olaylarla ilgili devlet kurumları tarafından herhangi bir soruşturma açılmaması akıllarda soru işaretlerine neden oluyor. Konuyla ilgili BasHaber'e değerlendirmede bulunan Hakkari Baro Başkanı Muhittin Güngör, hukuksal açıdan yaşananların 90'lı yılları aratmadığını ve Meclis Komisyonu'nun gelip Yüksekova'da neler olduğuna dair bir çalışma yapması gerektiğini belirtti. ''Daha önce avukatlar darp edildi, gazeteciler darp edildi, bir kadın arama sırasında taciz edildi. Bunlarla ilgili hiçbir işlem yapılmadı şuan Yüksekova'da hukuk işlemez durumda. Siyasi otoritelerin bunları görmesi ve çözüm üretmesi gerekiyor diyen Güngör, olayların neden provoke edildiğinin bilinmediğini söyledi.
BASHABER/ÖZCAN ŞAHİN