Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Ümraniye'deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007'de 27 el bombası ele geçirilmesiyle başlayan 275 sanıklı Ergenekon davasında hükmü usulden ve esastan bozdu.
Yargıtay, Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ'un, Yüce Divan'da yargılanması gerektiğine karar verdi ve bunu bozma gerekçesi yaptı. Yargıtay, Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin somut delil ortaya konulamamasını da esastan bozma gerekçesi yaparak, "Ergenekon adında bir terör örgütü yoktur" dedi. Daire, hukuka aykırı dinlemeler, gizli tanık beyanları, MİT mensuplarının izinsiz dinlenmesi, aramaların hukuka aykırı yapılması gibi usul gerekçelerinin hepsini de bozma nedeni saydı. Yargıtay'ın kararıyla 9 yıllık dava süreci sonuçlanmış oldu.
Daire Başkanı Eyüp Yeşil, yerel mahkemenin oluşumu nedeniyle bozma kararı verdikleri için beraat kararlarını onayamadıklarını da açıkladı.
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, emekli orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Hasan Iğsız, Veli Küçük, Levent Ersöz ile Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın da aralarında olduğu 275 sanıklı Ergenekon davasının 6 Ekim 2015'te Yargıtay 16. Ceza Dairesinde başlayan temyiz duruşmaları, 28 Ekim 2015'te tamamlandı. Ergenekon davası temyiz duruşması, Yargıtay tarihinde, 17 oturumun yapıldığı Balyoz Planı davasından sonra en uzun süren duruşma oldu.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, duruşmalı temyiz isteyen sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Ergenekon davasıyla ilgili kararı 21 Nisan 2016'da açıklayacaklarını belirtmişti.
Ergenekon davasında darbeye teşebbüs ve terör örgütü kurmak suçlamalarıyla müebbet hapis cezasına çarptırılan, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararıyla 2014'te tahliye edilen 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, Yargıtay'ın 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hükmünü bozmasıyla ilgili olarak, "Şu saatten sonra olması gereken şudur; Sayın Başbuğ'la ilgili ve Andıç iddianamesinin sanıkları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmeli yerel mahkeme tarafından. Sayın Başbuğ için yasal olarak Başbakan'ın iznini istemeli. İzin verilmezse Sayın Başbuğ açısından dosya kapanır" dedi.
Yargıtay'ın bozma kararını değerlendiren emekli Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, "Çektiğimiz acıların, işkencelerin bedelini bir şartla helal ediyoruz. O şart da bu suç örgütünden milletimizin, devletimizin temizlenmesidir" dedi.
'İrticayla mücadele eylem planı' belgesinde ıslak imzası bulunduğu gerekçesiyle Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan, 13 Ağustos 2013'te ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hak ihlali kararıyla tahliye edilen Dursun Çiçek şunları söyledi:
"Çektiğimiz acıların, işkencelerin bedelini bir şartla helal ediyoruz. O şart da bu suç örgütünden milletimizin, devletimizin temizlenmesidir. Örgüt yok dedi, esastan davayı bozdu. Böyle karar yazılmaz dedi, mahkemeyi tanımadı. Usulden bir sürü gerekçe var. İşin özeti, yargılama adı altında masum insanlara işkence yapılmıştır. Bir kuzudan 3 post çıkarılmaya çalışıldı. Bu tarihi bir gün. Bütün vatandaşlarımızı hukuka, yasalara uygun davet etmeye davet ediyoruz."