İstanbul Mecidiyeköy'de bulunan Torunlar Center'de 6 Eylül 2014 tarihinde asansörün 32'nci kattan düşmesi sonucu meydana gelen ve 10 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetine ilişkin işçi aileleri tarafından açılan davanın 3'üncü duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Kimlik tespiti ile başlayan duruşmaya 21'i tutuksuz ve 3'ü tutuklu olmak üzere 24 sanık katıldı. Katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinin de yer aldığı duruşmada müşteki avukatlarından Yıldız İmrek söz alarak, mahkemenin bağımsızlığı ve hakimin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesine reddi hakim talebinde bulunduklarını belirtti. Mahkeme başkanı reddi hakim talebinin 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği cevabını verdi. Bunun üzerine Av. Yıldız İrmek, itiraz haklarının olduğunu, itirazda bulunacaklarını belirterek, süre talep etti.
Avukatların taleplerinin ardından mütalaasını açıklayan savcı tutuklu 3 sanığın serbest bırakılmasını talep etti. Savcının mütalaasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, avukat İmrek'in reddi hakim talebine ilişkin kara dönük itirazının incelenmesini için dosyanın İstanbul 15'inci Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Mahkeme heyeti, tutuklu 3 sanığın "mevcut delil durumu", "tutuklu kaldıkları süre", "delillerin toplanmış olması" gerekçeleriyle tahliyesine karar vererek duruşmayı 29 Mayıs'a erteledi.
'Adil bir yargılamaya inancımız kalmadı'
Duruşmanın ardından avukat Yıldız İrmek, katliamda yaşamını yitiren işçi aileleri ile birlikte adliye binası önünde basın açıklaması yaparak mahkemenin kararını protesto etti. İmrek, mahkeme heyetinin bağımsız olmadığını ve adil bir yargılama inançlarının kalmadığını söyledi. Bir önceki duruşmada henüz bir yılı dahi dolmadan mahkeme heyetinin değiştirildiğini hatırlatan İmrek, özel bir mahkeme heyetinin bu dava için görevlendirildiğini söyledi. Torunlar Center, Soma ve Ermenek gibi iş cinayeti facialarından sorumlu olan tüm işverenlerin hükümetle bağlantılarının olduğunu kaydeden İmrek, mahkeme heyeti tarafından verilen kararın adil olmadığını yineledi. 24 sanıklı duruşmada sadece 8 kişinin savunmasının alındığını ve geriye 16 sanığın kaldığını söyleyen İmrek, daha savunması alınmamış 16 kişi bulunurken böyle bir tahliye kararının verilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Cumhuriyet savcısının da tarafsız olmadığını belirten İmrek, davanın takipçisi olacaklarını kaydetti.