SON DAKİKA

Solun klasik hastalığı RedHack'i sardı

Solun klasik hastalığı RedHack'i sardı 31 Aralık, 2013 09:01 Güncelleme: 31 Aralık, 2013 09:01 Solun klasik hastalığı RedHack'i sardı

Türkiye solu içinde bugüne kadar çokça gördüğümüz bir ayrılığa, bir kez daha şahit oluyoruz bugünlerde. Fakat bu kez konunun öznesi olan örgüt diğerlerinden çok daha farklı bir konumda. Bu örgütü farklı konumlandırmama sebep olan unsurların başında; siyasi partilere eşit mesafede duruşu, faaliyet yöntemi ve bunu yaparken kullandıkları mecranın farklı olmasını sıralayabilirim. Tüm bunlardan çok daha önemlisi ise kişiler üzerinden yürümeyen bir siyaset algısı olmasıydı. "Olmasıydı" dedim, çünkü biz öyle zannediyormuşuz.

Şöyle ki; Redhack örgütü bilindiği kadarıyla tamamen internet ortamı üzerinden faaliyet yürüten ve belki de her biri aynı zamanda sade birer vatandaş olan insanlardan oluşan bir örgüt. Hackerlar ve diğer destek üyelerinden oluşan örgütte gizlilik belki de en önemli ilke. Bu sebeple üyelerinden hiçbiri kendi adıyla tanınmıyor. Her biri kendilerine buldukları takma isimler ile çalışmalarını yapıyor. Bizler bugüne kadar bu kişilerin yüzlerini ve kim olduklarını bilmeden bu örgütü hacklediği siteler ve paylaştıkları bilgi-belgelerle tanıdık. 2013 yılı içerisinde katıldıkları TV ve radyo programları sayesinde de sözcülerinin seslerini duyabildik. Bunlar onlara en yakın olabildiğimiz anlardı ve bu da bizim bir kişiye bağlı siyasi örgütlenme algısından uzak olmamızı sağladı. Çünkü hiçbirini görmüyor, adını bilmiyorduk. Orada Ali ve Veli değil de Redhack vardı. Biz belki bu algıdan uzaktık ama anlaşılan onlar kendi içinde birey algısından henüz tam anlamıyla kurtulamamış. Öyle ki son günlerde fikir ayrılıkları ve bireyler üzerine kurulu bir takım tartışmaların içerisindeler.

Redhack içerisinde olan bu tartışma kamuoyuna "Redhack sözcüsü muhbir" şeklinde yansıdı. Huysuz Şirin olarak bilinen sözcünün @RedHackHaber hesabından attığı itiraf tweetleriyle başlayan süreç, Redhack'ten peş peşe gelen açıklamalar ve son olarak da dün gece saatlerinde sözcüden gelen açıklamalarla büyüdü. Karşılıklı suçlamalar ve hatta ağır ithamlar içeren bu açıklamalar, örgüt içerisindeki ayrılık bir yana, bireylere dayalı güç ve yetki noktasında çekişmenin ne boyuta ulaştığını gösteriyor.

Haber portallarında yer alan her iki tarafında açıklamalarında dikkat çeken bazı tartışma başlıkları var ki bunlar Redhack'e inanan, sempati duyanları büyük oranda hayal kırıklığına uğratabilecek hususlar. @TheRedHack hesabından yapılan açıklamalar ve son olarak dün akşam internette yayınlanan ses kaydı tartışmanın odak noktalarıyla ilgili fikirler veriyor. Benim bu tartışmada dikkatimi çeken en temel iki husus var ki bunlar tamamıyla hayal kırıklığına sebebiyet verebilecek nitelikte.

Redhack tarafından yapılan açıklamalarda Sözcü işbirlikçilik, muhbirlik, hizipçilik gibi ithamlarla suçlanıyor, mevki makam peşinde koştuğu iddia ediliyordu. Sözcü ise yaptığı açıklamalarda odak noktası olarak fikir ayrılıklarını sunuyor ve devamında Şirin Baba veya Manyak olarak bilinen Redhack üyesini örgütü ve üyeleri kontrol ve denetim altına alma gayesiyle suçluyordu. İki taraftan da gelen açıklamalardan anlaşılıyor ki örgüt içi yönetim noktasında bir ayrılık söz konusu ki bu RedHack için isimlerden ve kişilerden uzak yapılan sadece örgüt faaliyetlerini ön plana çıkaran algıyı yıktığı gibi egonun da ön plana çıktığını gösteriyor.

Geçtiğimiz gün @TheRedHack hesabından atılan tweetlerden birinde "Yazdığımızı, çizdiğimizi ezberleyip, kadın+makam+popülerlik derdine düşenleri barındırmayız" açıklaması yapılarak sözcü ağır ithamlar altında bırakılırken, sözcü dün akşam yaptığı açıklamada Manyak takma isimli üyeyi örgüt içerisinde tek adam olma arzusu taşımak ve tüm hesapları kontrol etme gayesi ile suçlayarak denetimi elinde tutmak istediğini belirtti. Ki bu durum da ortaya aslında ayrılığı kişisel hususlar üzerine oturtuyor. Tam da kişilerden bertaraf edilmiş tamamıyla faaliyetlere odaklanmış, fikre odaklanmış bir örgütlenmeyi tekrar bireysel mevzular boyutuna çekerek klasikleştirdiği gibi aynı zamanda parçalıyor.

Diğer büyük anlaşmazlık konusu ise Kürt hareketine bakış merkezli olarak ortaya çıkıyor. Ki bu da akıllara solun klasik hastalığını, yani fikir ayrılıklarının yarattığı sorunları hatırlatıyor. Sözcü yaptığı açıklamada fikir ayrılıklarından ve bu fikir ayrılıklarının neler olduklarından bahsediyor. Bu hususları sıralarken ilk olarak Gezi Parkı protestoları esnasında KCK'den gelen açıklama ile başlıyor. Bir diğer ayrılık noktasını ise yine bir TV programı esnasında Rojava, demokratikleşme paketi ve anadilde eğitim konularına değinen sözcüye bu konularla ilgili örgüt içinden eleştiriler gelmiş ve fikir ayrılıkları yaşanmış.

Burada bahsi geçen fikir ayrılıkları nedense pek yabancı gelmiyor. Geçmişte sık sık rastlanılan fikir ayrılıklarına va bölünmelere yol açan Kürt hareketine bakış noktasında gelen bir anlaşmazlık... Türk solu içinde yaşanan en büyük fikir ayrılığı Redhack'te de ortaya çıkıyor ve onu da bitiriyor. Dün gece boyu Twitter'da konu ile ilgili atılan tüm tweetlere bakmaya çalıştım. Karşıma çıkan tablo hayal kırıklığı, belki de daha önemlisi Redhack'e güvenen insanlar arasında bile bir ayrışmanın gün yüzüne çıkmış olmasıydı. Kafa karışıklığı hat safhada ve kitleler ayrışmış durumda. Kimin haklı, kimin haksız olduğu hala net olmasa bile net olan tek şey bölünme ve ayrışma.

Redhack'i diğer örgütlerden ayıran kişilere odaklı olmayan ve herhangi bir parti ideolojisi taşımayan siyaset algısını da yerle bir ediyor bu yaşananlar. Bireysel hususlar ve Kürt hareketine bakış noktasında çıkan tartışmalar Redhack'i de Türk solunun klasik hastalığının pençesine atarak belki de sonunu hazırlıyor ve de büyük hayal kırıklıklarına sebebiyet veriyor, hele ki şu günlerde.

Yorum Ekle