SON DAKİKA

'Sistemimiz Suriye'nin geneli için çözüm olarak düşünülüyor'

'Sistemimiz Suriye'nin geneli için çözüm olarak düşünülüyor' 11 Aralık, 2014 09:21 Güncelleme: 11 Aralık, 2014 09:21 'Sistemimiz Suriye'nin geneli için çözüm olarak düşünülüyor'

Rojava'da oluşturdukları “Demokratik Özerklik” ile Suriye savaşında bir çözüm alternatifi olabileceklerini ortaya koyduklarını belirten Rojava TEV-DEM Koordinasyon Üyesi İlham Ehmed, sistemin en büyük ayağının toplumsal ekonomi olduğunu belirterek, inşa sürecinde zihniyet problemi ile karşılaştıklarını söyledi. Ehmed, diplomatik çevrelerin oluşturdukları sistemin “Suriye geneli için bir çözüm yolu olacak mı” sorusu üzerinde durduğunu kaydetti.

Suriye'deki savaşta iç dinamiklerine dayanarak mücadele eden Kürtler, Rojava'da “Demokratik Özerklik” çerçevesinde bir siyaseti yürüterek üçüncü bir yol izliyor. Bütün halk, farklı inanç ve azınlıkları kapsayan sistem, üç yıldır halklar arasında yaşam bulurken, Rojava Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Koordinasyon Üyesi İlham Ehmed, oluşturdukları sistemi, sistemin nasıl yürütüldüğünü, karşılaştıkları sorunları ve diplomatik çevrelerin sistemlerine ilişkin görüşleri DİHA'ya anlattı.

'Bu sistem halkların hiçbir hakkının kabul edilmediği zamanda ortaya çıktı'

Seçtikleri yolun özerlik temelinde bir yol olduğunu ve bunun toplumun hizmetinde olduğunu belirten Ehmed, bu sistemin aynı zamanda toplumun savunulmasını esas alan bir yaklaşım içerisinde olduğunu söyledi. Aslında bu siyaseti Suriye genelinde uyguladıklarını aktaran Ehmed, Suriye'deki soruna demokratik bir çözüm getirebilecek bir siyasetin Rojava'daki sistem olduğunu vurguladı. Ehmed, Suriye genelinde başta Kürtler olmak üzere Rojava halklarının hiçbir haklarının kabul edilmediği zamanda bölgede bu pratiğini ortaya çıktığını ifade etti.

'Sistemin en büyük ayağı toplumsal ekonomi'

Bu sistemin en büyük ayağının kendi ekonomisini oluşturmak olduğunu dile getiren Ehmed, Suriye genelinde Kürt yerleşim yerlerinin, en zengin kaynaklara sahip olduğunu kaydetti. Kürtlerin bundan hiç faydalanmadığını ifade eden Ehmed, merkezi devletin her zaman her şeyi elinde tuttuğunu belirterek, bu durumu toplumsal bir ekonomi modeli ile aşamaya çalıştıklarını aktardı. Kantonlarını kurarken de bazı güçler tarafından çeşitli ambargolara maruz kaldıklarını hatırlatan Ehmed, “Demokratik kooperatifler kurularak, işe başlandı. Herkesi üretime katmaya çalıştık. Aslında ekonomi kendini savunma bölümlerinden biridir. Askeri, savunma ve ekonomik gelişmeler aynı seviyededir. Bu anlamıyla Rojava'da ağırlıklı olarak toplumsal ekonomi üzerine durduk. Onun için toplum üretilen her şeyde kendi emeğini görebiliyor” dedi.

'En büyük sorunumuz zihniyet oldu'

Bu sistem içinde karşı karşıya kaldıkları zorluklar hakkında da bilgi veren Ehmed, Rojava'da eskiden beri bir mücadele kültürünün olduğunu ve toplumun bu sisteme uzak olmadığını dile getirdi. Halkın eğitimden tutun ekonomik örgütlenmelere kadar birçok alanda bilgi sahibi olduğunu, ancak zihniyet alanında zorluklar çektiklerini dile getiren Ehmed, “Yeni bir sistemdir. Bir anda yüzyıllık bir sistemi tamamen ortadan kaldıramazdık. Buradaki durum bizi biraz zorladı. Eski zihniyeti tamamen kaldırmadığımız için devletsel bir mantıkla yaklaşıyorlardı” sözleri ile ifade etti.

'Eğer kadınlar olmazsa sistem felç kalır'

Devrimin inşa edilmesinde en büyük hamleyi kadınların yaptığına dikkat çeken Ehmed, sistemin inşa edilmesinden yürütülmesine kadar aktif rol oynadıklarına vurgu yaptı. Kadınların bu sistem için savaşta gösterdiği irade, dünyada çok büyük etkiyi yarattığına işaret eden Ehmed, “Öyle ki şöyle bir anlayış var, eğer kadınlar bu sistemden elini eteğini çekerse bu sistem felç kalır. Herkes bunu çok iyi idrak etmiş” dedi.

'IŞID en çok YPJ'nin üzerinde duruyor'

Kürt kadının, 5 bin yıllık erkek egemen zihniyetini geri götürdüğüne işaret eden Ehmed, sözlerin şöyle devam etti: “Bu gün IŞİD bu sistemi yıkmak için kirli bir savaş yürütüyor. Ama burada karşısında kadınları buluyor. Müthiş bir irade, bir direniş var. Onun için IŞİD savaşta en çok YPJ'nin hesabını yapıyor. IŞİD görüyor ki Ortadoğu'da kadınların oluşturduğu sistem kabul ediliyor. Onların sistemi yerle bir oluyor. Onun için bu kadar saldırganlaşıyorlar.”

Sadece YPG ve YPJ'nin savunma gücü olduğu bir anlayışı da kırmak istediklerini dikkat çeken Ehmed, toplumu kendini savunabilecek bir pozisyona getirmek istediklerini belirterek, mahalle mahalle, köy köy toplumu kendini savunması gerektiğinin altını çizdi.

'Artık onlar merak ediyor'

Bu güne kadar birçok devlet ile diplomatik temaslarda bulunan Ehmed, kendi sistemleri hakkında artık devletlerle görüşmediklerini, onların artık yönünü Rojava'ya döndüklerine değindi. Fikrin nereden geldiğini merak ettiklerini beyan eden Ehmed, “Yaratılan toplumsal ekonominin felsefesi nedir? Kendini savunmanın altında hangi fikir var? Şimdiler de bu sistemi tüm yönüyle inceliyorlar. Bu sistemin tüm kaynağı Sayın Öcalan'ın savunmalarıdır. Herkesin dikkatini çekiyor. Anlamaya çalışıyorlar. Biz bunu ilk söylediğimizde gülüyorlardı. Belki o kadar imkânlarımızı yok, topraklarımızı ve yaşam alanlarımızı temizlemeye fakat bu sistem toplum arasında yaşam buldu. Şimdilerde 'bu sistemin Suriye'nin geneli için bir çözüm olacak mı' sorusu üzerinde düşünüyorlar ” diye konuştu.

 

Yorum Ekle