SON DAKİKA

'Sınırı gözetlemek için buradayız'

Suruç sınır hattındaki Mehser köyünde 78'liler Girişimi'nin kurduğu çadırda 2 aydır eylemini sürdüren Abdurrahman Ayhan, insanlık savaşına destek olmak için geldiğini belirterek, "Sınırı gözetlemek ve direnişe destek olmak için buradayız" dedi. 08 Ocak, 2015 06:06 Güncelleme: 08 Ocak, 2015 06:06 'Sınırı gözetlemek için buradayız'

IŞİD çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırılarına karşı, YPG/YPJ güçlerinin öncülüğündeki tarihi direnişe sınır hattında destek olmak isteyen yüzlerce yurttaşın nöbet eylemleri sürüyor. Türkiye'de bulunan birçok demokratik kitle örgütü, nöbet eylemine destek vermek amacıyla sınır hattına gelmeye devam ediyor. 78'liler Girişimi üyeleri de, Mahser köyünde kurdukları çadırları ile direnişe destek veriyor. Çadırlarını PKK öncü kadroları, 68 kuşağı gençlik önderleri ve Diyarbakır Cezaevi 5 Nolu koğuşta yaşamı yitiren devrimcilerin fotoğraflarıyla donatan girişim üyeleri, her sabah gerçekleştirilen insan zinciri eylemine katılıyor ve köyde yaşatılmak istenen komün yaşama katkı sunuyor.

'Sınırı gözetlemek için buradayız'

Kurulduğu günden bu yana 78'liler Girişimi çadırında kalan Abdurrahman Ayhan, Kobanê ve Şengal'de verilen direnişin ruhu gereği, insanlık savaşına destek olmak için sınır hattına geldiğini belirtti. Girişim üyelerinin dönüşümlü olarak nöbet tutuklarını, geçmişleri gereği direniş ruhunu taşıdıklarını ifade eden Ayhan, "Önderlerimizin, arkadaşlarımızın fotoğraflarını çadırımıza astık. Onların ruhunu bu çadırda yaşatmaya çalışıyoruz" dedi. Sınır hattında verilen insanlık savaşına tanık ve destek olduklarını belirten Ayhan, şunları aktardı: "Şu anda IŞİD çeteleri yenilmiş durumda. Ancak hala ağır silahlarla şehre geliyorlar. Nereden geliyorlar, sınırdan sızmalar mı yapıyorlar bilemiyoruz. Sınırı gözetlemek, direnişe destek olmak için buradayız."

'İnsan zinciri eylemi ile sesimizi Kobanê'ye duyurmaya çalışıyoruz'

Ayhan, direniş köylerinde çok farklı bir atmosfer olduğunu ve Kobanê'den gelen bir silah sesinde herkesin içinin yandığını ifade etti. Sabahları insan zinciri eyleminde seslerini Kobanê'ye duyurmaya çalıştıklarını dile getiren Ayhan, "Kobanê'deki savaşçılar biliyorlar ki yalnız değiller" dedi. Sınır hattında büyük bir dayanışma örneğinin de verildiğini belirten Ayhan, Türkiye'nin birçok yerinde ve uluslararası alandan insanların sınıra dayanışmak için geldiğini, ancak bunun yeterli olmadığı söyledi. Ayhan, Türkiye'de tüm demokrat çevrelerin verilen tarihi direnişe destek olmak için sınır hattına gelmesi çağrında bulunarak, "Konuşmakla olmuyor, yaşananların tanığı olunması lazım. Sınır hattındaki güç Kobanê'yi de etkiliyor. Bu anlamda bir insanlık görevidir sınırda olmak" diye belirtti.

Ayhan, 70'li yıllarda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nde (SBF) öğrenci olduğu sıralarda, Fevzi Aslansoy adlı devrimci bir arkadaşının faşistler tarafından katledildiğini ve Aslansoy'un cenazesi için ilk kez 1976'da Suruç'a geldiğini belirterek, "Onun ruhu ile Kobanê'nin ruhu burada birleşti. Bende büyük bir sorumluluk bilinci gelişti" şeklinde konuştu.

Yorum Ekle