SON DAKİKA

Sınırda 'DAİŞ'e kalkan olun' zulmü

YPG/YPJ'nin operasyonları karşısında DAİŞ çetesine kalkan olmak istemeyen Rojavalı yurttaşların Akçakale sınırındaki bekleyişi sürüyor. 03 Haziran, 2015 09:31 Güncelleme: 03 Haziran, 2015 09:31 Sınırda 'DAİŞ'e kalkan olun' zulmü

URFA - DAİŞ çetesinin 15 Eylül 2014 tarihinde tank, top ve ağır silahlar ile başlattığı işgal girişiminde Kobanê'yi boşaltarak DAİŞ'in işini kolaylaştırmak isteyen Türkiye, sınırlarını sonuna kadar açarken, Serêkaniyê'nin batı kırsalında YPG/YPJ'nin başlattığı özgürleştirme operasyonlarından etkilenen Arap ve Kürt yurttaşların sınırı aşmasının önüne her türlü engel çıkarıyor. Akçakale-Ceylanpınar arasındaki sınır boyunca yığılan sivillerin geçişini engellemek isteyen asker, mayın sahasını yaktı, her iki taraftaki sivillere şiddet uyguladı ve sığınmacılara gaz bombalarıyla müdahale etti. Akçakale'nin Bad (Kepez) Köyü Muhtarı Talip Akpınar, askerin isteği ile gidip görüştüğü sığınmacıları tellerden uzaklaştırdıktan sonra yanlarına geri döndüğü askerlerin komutanı tarafından silah dipçiği ile darp edildiğini ve suç duyurusunda bulunacağını ifade etti.

'Hem aracı olmamı istediler hem de vurdular'

Akpınar, köylerinin karşı tarafında bin 500 kişinin olduğunu ve 5 gündür aç ve susuz perişan bir halde bekletildiklerini dile getirdi. Toprağın üzerinde yattıklarını ve genç bir kadının doğum yaptığını anlatan Akpınar, "Ben gittim, bizzat gözlerimle gördüm. Tabur komutanı beni çağırdı ve gidip onlar ile görüşmemi istedi. Gittim görüştüm ve tellerden tren hattına gitmelerini sağladım. Geri döndüm ve komutana yalvardım. Lütfen onlara yardım edelim dedim. O da bana bağırdı ve çağırdı. Dedim, hem beni çağırıyorsunuz hem de bağırıyorsunuz. Silahın dipçiği ile bana vurdu" diyerek kendisinin de şiddete maruz kaldığını aktardı.

'DAİŞ katliamından kaçıyorlar'

Sınır boyunca insanların yığıldığını söyleyen Akpınar, şöyle devam etti: "Buradakiler hepsi akrabalar. Bizim köyümüz birdir, bu suni sınırlar ile bizi ayırmışlar. DAİŞ'ten kaçıyorlar. Evlerini, mallarını, mülklerini bıraktılar. Canları için kaçtılar. DAİŞ'in zulmüne maruz kalmışlar. Şimdi de YPG ile çatışmalar başlayınca uçaklar bombalıyor. DAİŞ onları önde canlı kalkan olarak kullanıyor. Bizzat kendim gittim karşı tarafa, birebir gençlerin kendileri söylüyorlar. Gençleri öne sürüyorlar. Gitmeyenleri ise kurşuna diziyorlar" dedi. Akpınar, aldığı bir DAİŞ katliam duyumunu ise şöyle paylaştı: "Dün (önceki gün) aldığım bir duyuma göre DAİŞ çeteleri 20'ye yakın genç ve çocuğu kurşuna dizmişler. Ellerinde bir sürü genç ise esir tutuluyor. Devlet ne kendisi onlara yardım ediyor ne de bırakıyor biz akrabalarımıza yardım edelim."

Akpınar, kendisini herkesin içinde dipçikle vuran tabur komutanı hakkında da suç duyurusunda bulunacağını ve şiakayetçi olduğunu belirtti.

'Hani misafirdiler?'

Urfa'nın Akçakale ilçesi Rojava sınırında olan Bad (Kepez) köyünün Çixêdim (Uzunyol) mezrasında oturan 70 yaşındaki İsmail Yılancık, bin 500 Rojavalı'nın sınıra geldiğini, ancak askerin mayın sahasını ateşe vererek gelmelerini engellediğini, aç ve susuz olduklarını ve genç bir kadının mayın sahasında doğum yaptığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na seslenen Yılancık, "Hani 'Mazlumların yanındayız' diyordunuz. Öte tarafta üzerlerine bomba yağdırılıyor, bu tarafta da asker mayın sahasını yakarak engel oluyor. Fakir fukaralar nereye gitsin? Müslümanlığı bıraktık, insan değiller mi? Gelin gözünüzle görün. Gelenlerin hepsi akrabalarımız. Hani bunlar göçmen değil misafirdi. 3 gündür aç susuzlar. Yılan var, akrep var. Mayın sahasını yakarak engel oluyorsunuz. Hepsi çocuk ve kadın bunların. Onlarda bizim gibi insan. Ne olacak bunların hali?" diye sordu.

Kaynak: 

 

Yorum Ekle