Demokratik Birlik Partisi (PYD), 8 Mayıs'ta, Cizîrê Kantonu'nda düzenlediği 1. Kongresi'nin sonuç bildirgesini yayınladı. 450 delegenin katılımı ile "Özgür Rojava ile Demokratik Suriye'ye" şiarı ile düzenlenen kongreye, Rojava Kürdistanı'ndan gelen 150 misafir de katılmıştı. Girkê Legê kentine bağlı Rimelan ilçesinde iki gün süren kongrenin ardından hazırlanan sonuç bildirgesi açıklandı.
Bildirgede, Suriye krizinin, Suriye halkları üzerinde sürdürülen inkar politikalarından kaynaklandığı vurgulanarak, bölge devletlerine bağlı ajandaları olan işkalci rejim, terör örgütleri ve muhalefete bağlı bazı taburların bu durumdan sorumlu oldukları ifade edildi. Bildirgede ayrıca partinin bütün bu nedenlerden ötürü politik ahlaki bir toplumun yaratılması için kurumsallaşmaya dönük çalışmalar yürütmesi gerektiği de belirtildi.
Bildirgede şunlar kaydedildi:
"Konferansta konuşan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Rojava devriminin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın demokratik ulus felsefesinden kaynağını aldığını belirterek Demokratik Özerk Yönetim projesine dayandığını kaydetti. Bununda demokratik yaşam ilkesinin stratejik bir uygulaması olduğunu belirten Abdullah, Suriye krizinin çözümü için siyasi bir bakış açısı ve kendileri tarafından 2013 yılında ilan edilen demokratik özerklik projesi gibi bir projeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Konferansta ayrıca Cizîrê Kantonu Demokratik Özerk Yönetimi Eşbaşkan Yardımcısı Efram Ishaq da bir konuşma yaptı. Ishaq, PYD nin düzenlenen 1. Kongresi'nin bölgede çok hassas bir dönemin yaşandığı bir dönemde düzenlendiğini dile getirerek, ulusal ve demokratik kazanımların ortadan kaldırılması için çeteler eli ile saldırıların yaşandığı ve bu kazanımların YPG/YPJ savaşçıları tarafından korunduğunu söyledi. PYD'nin Şîlan, Osman ve Bavê Cûdî gibi şehitlerden oluşan bir şehitler kervanına sahip olduğunu söyleyen Ishaq, şehitlerin canlarını özgürlük için feda ettiklerini vurguladı.
Cizîrê Kantonu Yürütme Meclisi Başkanı Ekrem Hiso da kongrede bir konuşma yaparak PYD'in bütün imkanlarını toplumun hizmetine soktuğunu belirterek, partinin yürüttüğü siyaset ile bu güne gelindiğini dile getirdi. Hiso ayrınca kongrenin bölge halkları için ortak bir yaşamın kurulmasına vesile olmasını diledi.
Konferansta konuşan TEV DEM Yürütme Meclisi Üyesi Şahoz Hesen ise PYD'nin, Rojava ve Suriye üzerinde çok önemli bir rol oynadığını belirterek, proje ve programlarının çok yapıcı olduğunu söyledi."
Konferansta yine onlarca şahsiyet ve örgütün gönderdiği mesajlarda okundu.
Kongrede, ayrıca geçmiş dönemin siyasi raporu okundu. Daha sonra rapor üzerinde tartışmalar yürütüldü. Bildirgede, Suriye krizinin yeni bir şey olmadığı ve kaynağını Ortadoğu'yu dizayn eden güçlerden aldığı belirtildi. Bu güçlerin temsilciliklerini yapan gerici egemen sistemlerin de bu rollerini çok iyi oynadığı belirterek, bölge devletlerinin kendileri kuran sistemin ajandalarını savunmak için hareket ettikleri ifade edildi.
"Suriye krizi, özünde kaynağını Suriye halklarını inkar eden anlayıştan almaktadır" denilen bildirgede, "Bu sisteme karşı yapılan başkaldırı, doğal bir başkaldırıdır. İşgalci rejim, terörist guruplar ve muhalefetin bazı taburları bölge güçlerine bağlı bir şekilde hareket ediyorlar. Suriye krizinin sorumlusu bu güçlerdir!" denildi.
Kürt Siyasi Danışma Kurulu'na göre de bütün Kürt siyasi partilerinin ortak çalışma yürütülmesinin önemine dikkat çekildiği belirtildi.
Yine kongrede PYD'nin ulusal bir projeye sahip olduğu belirtilerek, özgür insan ve demokratik toplum yaratma hedefi için çalıştığı ve özgür toplum bilincinin yükseltilmesi için toplumun örgütlenmesi gerektiği vurgulandı.
Halkın iradesinin temsil edilebilmesi için çalışma düzeyinin yükseltilmesi gerektiği vurgulanarak, partinin öncü bir konuma getirilmesi gerektiği kaydedildi. Kongrede yine demokratik özerk yönetiminden bölgenin içinden geçtiği hassas duruma göre bir ekonomi politikası yürütmesini isteyerek, bölgede değişik projelerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Göç sorununa da dikkat çeken kongre, göçün önüne geçilebilmesi için Rojava üzerindeki tehlikesinin açıklanması için çalışmaların yürütülmesi gerekliliği üzerinde durdu.
Rojava Kürdistan halkının ve özellikle YPG/YPJ savaşçılarının, Kobanê direnişinin selamlandığı bildirgede, direnişin büyütülmesi için destek verilmesi gerektiğinin altı çizildi. Rojava Kürdistanı'nın meşru savunma ilkesine de dikkat çekilen bildirgenin devamında bu konuda Rojava Kürdistanı'nın durumu ve YPG/YPJ savaşçılarının direnişine dikkat çekildi. Direnişin güçlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı bildirgede, ayrıca bütün ulusal güçler ve siyasi partiler arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğinin altının çizilerek, halkın Kobanê, Til Temir, Hesekê ve Serêkaniyê direnişlerinde oynadığı rolün çok önemli olduğu kaydedildi.
Partinin kurumlaşma çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiği ve bunun için kongreye bir program taslağının sunulduğu belirtilen bildirgenin devamında yapılan tartışmalardan sonra programın kabul edildiği ifade edildi. Partin örgütsel durumuna ilişkin yapılan tartışmalarda ise kabul edilen programın bürokratik yaklaşımları ortadan kaldırdığı belirterek, örgütsel sorunları da çözdüğü kaydedildi. Ayrıca kongre katılımcıları kadın ve geçlik çalışmalarının daha da artırılacağın belirterek, PYD'nin oluşturulacak bütün komitelerinin politik ahlaki toplum yaratma esasına göre çalışacağı belirtildi.
Kongrenin sonucunda PYD'nin 35 kişiden oluşan yeni yönetimi belirlendi. Ayrıca parti koordinasyonu için de 5+2 kişilik bir koordinasyon seçilecek. Cins ve gençlik kotaları tekrar gözden geçirildi.
Kongre sonunda, YPG/YPJ şehitleri olmak üzere bütün özgürlük şehitleri anılarak şehitlerin anılarına bağlılık sözü verildi. Ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın selamlandığı kongrede, onun demokratik ulus felsefesine göre çok kültürlü çok merkezli demokratik bir Suriye ve demokratik bir Ortadoğu yaratıncaya kadar mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.