Bu çağrıyı hafta başından bu yana tekrarlayan kişi Freedom House (Özgürlük Evi) başkanı David Kramer oldu. Her yıl dünyada özgürlük haritası çıkaran ve Türkiye'yi kısmen özgür sınıflandırılmasında tutan Washington merkezli kuruluşun başkanı, özellikle basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların artmasının, Türkiye'de demokrasiye büyük tehdit olduğunu düşünüyor ve başta Obama yönetimi olmak üzere uluslararası toplumun Türk demokrasisine destek vermesi çağrısında bulunuyor.
Kramer, Freedom House'un ''Krizdeki Demokrasi: Türkiye'de Yolsuzluk, Medya ve Erk" adlı raporunu haftabaşında Ankara'da açıklamasının ardından raporun yazarlarıyla birlikte dün Washington'daydı.
Amerika'nın Sesi'nde yer alan habere göre Obama yönetimini, Türkiye'de demokrasiye yönelik tehdidin ciddiyetini yavaş kavramakla eleştiren Kramer, Amerika'nın Sesi'ne verdiği demeçte, Washington'un bu rahatsız edici eğilimi yönetimin en üst düzeyinden, yani Başkan Obama'dan başlayarak Türk muhataplara artık yüksek sesle iletmesi gerektiğini düşünüyor.
[Eski] Dışişleri Bakanı Hillary Clinton birkaç yıl önce Türkiye ziyaretinde bu konuda konuştu, ama [şimdiki] Bakan John Kerry fazla bir şey söylemedi, diyen Kramer, yakın geçmişe kadar sıklıkla görüşen Başkan Barack Obama ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasındaki temasların da durma noktasına geldiğine işaret ediyor. Olan bitenler konusunda Amerika en üst düzeyde görüşlerini iletmeli, ama sessiz kalmak bu soruna çözüm değil diyen Kramer, Türkiye'nin seçim dönemine girdiğini hatırlatıyor ve seçimler yaklaştıkça medyaya yönelik baskıların sık sık yaşandığına dikkati çekiyor.
Freedom House'un başkanına göre Obama yönetimi Türkiye'nin yaşadığı demokrasi krizi konusundaki kaygıları iletirken, hem eleştiri hem de teşvik unsurlarını kullanmak durumunda. Birinden yalnızca birini yeterli görmüyor. Freedom House'un raporunda da dikkat çekildiği gibi, Amerika'dan örneğin, Avrupa Birliği'yle görüşmeler yürüttüğü Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı anlaşmasına paralel olarak Türkiye'yle de serbest ticaret anlaşması görüşmelerine başlanması gerektiği vurgulanıyor. Ama bu görüşmelerin de, Erdoğan hükümetinin demokratik reform sürecine bağlı kalacağı koşuluna bağlanması isteniyor. Aynı önkoşulla, Avrupa Birliği'ne de Türkiye'ye tam üyelik sürecinin devam edeceği mesajı vermesi önerisi yapılıyor. Avrupa Birliği'nin bu konuda daha aktif girişimlerde bulunduğuna dikkati çeken Kramer, Obama yönetiminin aynı çabayı sarf etmediğini söylüyor.
'ABD kendi büyükelçisine sahip çıkmalı'
Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nin Türkiye'deki demokrasi sorunları konusunda açıksözlü olduğunu söyleyen David Kramer, Amerikan yönetiminin kendi büyükelçisinin açıklamalarına destek vermiyor görünmesinin, Türkiye'deki olaylara ilgisiz kaldığı mesajı gönderdiğini savunuyor. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü alanında yaşanan [olumsuz] gelişmeler konusundaki kaygımızı göstermek zorundayız diyen Freedom House başkanı, bunun sadece Obama yönetimi değil, Kongre tarafından da dile getirilmesi gerektiğini söylüyor ve Kongre'nin bu konuda bir oturum düzenlemesinin yararlı olacağını savunuyor.