Ağrı’da vatandaş dertli. Son yıllarda seçilen milletvekillerinden halkın büyük çoğunluğu memnun değil. Özellikle de AK Parti’den gelenler… Çünkü yetki de etki de onlarda oluyor
Halk diyor ki:
“Bizimle ilgilenmiyorlar, bize tepeden bakıyorlar. Sorunlarımızla ilgilenmek bir yana, çözüm üretmekten çok uzaklar.”
Eskiden seçimler farklıydı. Adaylar ön seçimle ya da kamuoyu yoklamasıyla belirlenirdi. Kime oy vereceğimizi bilirdik. Adaylarımızı tanırdık, onlar da bizi tanırdı. Seçilen vekiller halkın içinden çıkardı. Ankara’da olsalar da köyümüze, mahallemize kadar gelirlerdi. Vatandaş kapısını çalıp derdini anlatabiliyordu.
O dönemlerde çok sayıda Ağrılı bürokrat da vardı. Milletvekilleri sayesinde devlet kapısında işlerimiz kolay çözülürdü. Şimdi ne milletvekiliyle temas var ne de bürokrasi ayağında elimizden tutan bir hemşerimiz. Halk resmen sahipsiz kaldı.
Bugün tablo daha da üzücü. AK Parti’den seçilen milletvekili halkla çok temas etmiyor. Sanki Ankara’dan atamayla gönderilmiş gibi davranıyorlar. Kimi vekil kendini Ağrı’ya bile layık bile görmüyor. Daha büyük şehirlerden aday olmayı kendine yakıştırıyor. Çünkü tepeden geldiklerine ya da özellikle tercih edildiklerine inandıkları için, gözlerini hep daha yüksek makamlara dikiyorlar. Halk bunu fark etmiş durumda. Hemşeriler açıkça diyor ki:
“Kendini bu memlekete layık görmeyen, işgal ettiği koltuğu da boşaltsın. Bu makamlarda Ağrı için gerçekten çalışacak insanlar otursun.”
Vatandaşlar, milletvekili ofislerinde de aynı sıkıntıyı yaşıyor. Ne vekili görebiliyor ne de çalışanlardan ilgi bulabiliyor. Talepler hep kulak ardı ediliyor.
Asıl sorun seçim sisteminde görülüyor. Bugün vatandaş kişiye değil, partiye oy veriyor. Halk diyor ki:
“AK Parti’ye oy verince Erdoğan’a, DEM’e oy verince de partiye destek amaçlı veriliyor. DEM’li vekillerin iş yapamadığını herkes biliyor. AK Parti milletvekili de seçmeniyle bağ kurmuyor.”
En çok dikkat çeken nokta ise şu: Bu tablo 12 Eylül dönemini hatırlatıyor. O zaman da milletvekilleri tepeden atanır, seçmen temsilcisini tanımazdı. Şimdi de aynı durum yaşanıyor. Ve herkes aynı sözle bitiriyor:
“Bu, demokrasinin ruhuna aykırıdır.”
Savcı Sayan da tepeden geldi Ağrı onu sarmadı istifa etti büyük şehir vekilliği istedi istifa etti. Vekiller de öyle, onlarda tepeden geldikleri için kendilerini vazgeçilmez görüyorlar.