İSTANBUL - Diyarbakır'da HDP mitingine dönük gerçekleşen bombalı saldırıya tepkiler gelmeye devam ediyor. Hukukçular Ercan Kanar, Ömer Güneş, akademisyenler Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç Dr. Nazan Üstündağ, Prof. Dr. Nükhet Sirman, Prof. Dr. Fatma Gül Berktay saldırının nedenleri ve sonrasında gelişen duruma ilişkin DİHA'ya değerlendirmelerde bulundu.
Hukukçu Ercan Kanar, saldırıyı "faşist iktidarın eseri" olarak nitelendirdi. İktidarın aylardır nefret söylemleriyle HDP'ye karşı toplumu kışkırtmak için her şeyi denediğini ifade eden Kanar, "Dünkü saldırıda bu nefret suçunun bizzat eyleme dönüşmesi ve tavan yapması anlamına gelir. İstatistiklere göre 150 civarında HDP'ye saldırı oldu. Şimdi bunun nedeni nedir? Bu gayet açık arttık. Köhnemiş saltanatının yıkılacağının artık çöküş sürecine gireceğinin telaşı içindeler. Seçim sürecinde mitingin güvenliğini sağlamak yürütmenin görevidir. Böyle bir olasılık dikkate alınarak mitingden saatler önce teknik cihazlarla ortaya çıkabilirdi. Fakat böyle bir tavır olmadığı gibi tam tersine miting alanında provokasyona gelmeyerek barışçı bir şekilde partiye giden kitlenin de üzerine güvenlik güçleri biber gazıyla TOMA'yla saldırdı. Bu da zaten birçok şeyi kanıtlıyor. Yani bununla ne amaçlandığı sorusuna gelince. Birçok amacı olabilir, seçim iptal olabilir veya HDP kitlesinin provokasyona gelme ihtimalini düşünmüş olabilirler. İstekleri muhtemelen buydu ama özellikle Selahattin Demirtaş'ın barışçıl ve soğukkanlı açıklamalarıyla iktidarın bu amacı engellenmiştir. Biz inanıyoruz ki yarın tüm özgürlükçüler gerçekten, barıştan yana olanlar, coşkuyla koşa koşa sandığa gidecekler ve o faşist barajı devirecekler. Pazartesi, herkes için eşitlikten adaletten, özgürlükten, barıştan yana olanlar için bu yeni bir gün başlayacak" değerlendirmesinde bulundu.
'Saldırı hükümetin politikalarından bağımsız ele alınamaz'
ÖHD Eş Genel Başkanı avukat Ömer Güneş de, daha önce HDP'ye dönük gelişen saldırıları hatırlatarak, yaşanan bombalı saldırının da devletin daha önce yaşanan saldırılara karşı geliştirdiği pasif tutumun teşviki ile gerçekleştiğini söyledi. Saldırının amacını "HDP'nin barajı geçmesi durumunda edineceği imajı baltalamak, halkların kardeşliğine dayanan Türkiye ve Kürdistan'daki siyasetini gölgelemek" olarak değerlendiren Güneş, saldırıyı hükümetin politikalarından bağımsız ele almanın apolitiklik olacağını kaydetti. Saldırıdan hükümetin sorumlu olduğunu ifade eden Güneş, şunları aktardı: "Gayri insani hatta aslında bu bir toplu katliamdır. Burada siyasi sorumluluk hükümetindir. Aksi takdirde bunu hükümetten uzak tutmak hükümetin bundan haberi yokmuş gibi davranmak son derece apolitik bir yaklaşım olur. Bu olaya gelene kadar HDP'ye karşı bu saldırı seyrini izleyerek önlem almayarak buna sebebiyet verdiği için sorumluluğu var hem de bu objektif sorumluluğun dışında bunun hükümetin bir politikası olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu doğrudan kimin işine yarar dediğimiz zaman hükümetin ve hükümete yakın çevrelere yarar."
'Gösterilen refleks Kürtlerin barışın garantisi olduğunu gösterdi'
Gerçekleşen saldırılar karşısında halkın örgütlü sakin ve onurlu bir tepki gösterdiğini belirten Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç Dr. Nazan Üstündağ, "Yapılan her şey katliam ama bunun karşısında gösterilen refleks Kürtlerin barışın garantisi olduğunu göstermiş oldu" diye belirtti. Seçimlere ilişkin tedirginliklerini dile getiren Üstündağ, "Bugün ve yarın da yeni senaryolarla seçimi iptal etmeye çalışacaklarını düşünmeden edemiyorum. Sükûnet içerisinde sakin olgun tepkilerle bu saldırıları engelleyebiliriz. Herkesin başı sağ olsun" dedi.
'Diyarbakır'da planlanmasının özel bir anlamı var'
Prof. Dr. Nükhet Sirman ise saldırıların özellikle Diyarbakır mitinginde yapılmasının özel bir anlamı olduğunu ifade ederek, şöyle "Gerçekleşen saldırılar barajın aşılmaması için yapılmıştır. Saldırıları nasıl yapacaklarını çok iyi biliyorlar" dedi. Gerçekleşen bombalı saldırılar sonrasında miting alanında ki yurttaşların sakin bir şekilde hareket etmesine dikkat çeken Sirman, şöyle devam etti: "Kürt halkına yönelik 90'lı yıllardan beri süren bir tehdit, saldırı, baskı var. Dün orada ki insanların paniklemeden izdiham çıkarmadan hareket etmesi belki de 1977 senesinin 1 Mayıs'ı gibi olmamasını sağladı."
'İktidarın HDP korkusu'
Prof. Dr. Fatma Gül Berktay da iktidarın barajın aşılmasından korktuğunu ve saldırıların temel nedeninin bu olduğunu dile getirerek, "Yurttaşların bu tür saldırılar karşısında soğukkanlı olması iktidarın işine gelmiyor. İşte tam da bu sebeple sükûneti muhafaza edip oylarımıza sahip çıkmalıyız" diye belirtti. Seçimlerde karışıklık çıkarılmaya çalışıldığına vurgu yapan Berktay, "Kendinden emin olan bir iktidar bu tür olaylara tenezzül etmez. Türkiye yurttaşları sağduyudan uzak değillerdir. Saldırılar karşısında çok üzüntülü ve öfkeliyim" diye belirtti.