SON DAKİKA

Kürt Edebiyatının 170 Yıllık Mirası

Mehmet Koç yazıyor 10 Mayıs, 2026 09:36 Güncelleme: 10 Mayıs, 2026 09:36 Kürt Edebiyatının 170 Yıllık Mirası

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mardin Artuklu Üniversitesi el ele verdi ve çok güzel bir işe imza attı. Tam 170 yıl önce Rus diplomat Alexandre Jaba’nın derlediği Kürtçe eserler, 15 cilt halinde devlet tarafından resmen yayımlandı.
Bu yayın, terörsüz Türkiye politikasının ülkemize getirdiği rahatlık, huzur ve özgürlük ortamının en güzel meyvelerinden biridir. Terörün gölgesinden kurtuldukça, devletimiz kültürel mirasımızı kucaklamak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atabiliyor. İşte bu eser de o özgürlük ve huzur havası sayesinde ortaya çıkmıştır.
170 yıl önce Erzurum’da Rus Konsolosluğu’nda görev yapan Alexandre Jaba, Doğubayazıtlı hemşehrimiz Mela Mehmûdê Bazîdî ile tanışıyor.
Bazîdî anlatıyor, Jaba da yazıyor. Böylece Kürtlerin şiirleri, masalları, örf ve adetleri, destanları kâğıda dökülüyor.
Hem Arap harfleriyle hem de Latin harfleriyle yazılmış. Yıllarca Rusya’nın St. Petersburg şehrinde saklanmış bu kıymetli defterler, şimdi devletimizin himayesinde Türkiye’de basıldı.
Ehmedê Xanî’nin ünlü Mem û Zîn’i, Melayê Cizîrî’nin şiirleri, Feqiyê Teyran’ın eserleri, Mela Mehmûdê Bazîdî’nin yazdıkları, eski halk masalları, Kürtlerin gelenekleri, adetleri… Kısacası 170 yıl önceki Kürt edebiyatının neredeyse tamamı.
Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili Bölümü Başkanı İbrahim Tarduş hoca bu eserler için şöyle diyor:
“Öğrenciler ve araştırmacılar bu kitapları okuduğunda 170 yıl önceki Kürtlerin hayatını, duygularını, dünyasını doğrudan hissedecek. Bu belki de Mela Mehmûdê Bazîdî’nin yaptığı ilk Kürt etnografyası, yani halkbilim çalışmasıdır.”
Üniversitenin Kürtçe Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırkan da önemli bir noktaya değiniyor:
“Devletin bakanlık üzerinden bu işe sahip çıkması ve Kürtçe üzerindeki o eski psikolojik bariyerin kalkması gerçekten sevindirici.”
Bu yayın neden bu kadar önemli?
Devletimizin doğrudan öncülüğüyle yapıldı, bu da resmî ve kalıcı bir adımdır,
Terörsüz ve huzurlu ortam sayesinde kültürel çalışmalar korkusuzca ilerleyebiliyor,
Gençler ve öğrenciler artık bu klasik eserleri daha kolay okuyabilecek,
Hem Arap hem Latin harfleriyle olduğu için herkes rahatça istifade edebilecek,
Sadece şiir ve hikâye değil, aynı zamanda o dönemin günlük hayatı, adetleri, inanışları da var içinde.
Kısacası, biraz geç de olsa devletimiz çok güzel ve anlamlı bir adım attı. Bu 15 ciltlik eser, hem Mardin’e hem tüm Türkiye’ye yakışıyor. İnşallah üniversitelerde okunur, araştırılır, gençlerimize aktarılır ve dijital olarak da herkesin erişimine açılır.
Terörsüz Türkiye politikasının getirdiği bu özgürlük ve rahatlık ortamunda kültürel mirasımıza sahip çıkmak, hepimizin ortak hazinesine değer katmaktır.
Binaenaleyh Devletimizin bu tür çalışmalarını artırmasını ve ülkemizin her köşesindeki zenginlikleri bir bir gün yüzüne çıkarmasını diliyorum.

Yorum Ekle