PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 5 Nisan'dan bu yana yapılan başvurulara rağmen İmralı Heyeti ile görüştürülmemesini ve dayatılan tecride ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kongreya Jinên Azad (KJA) Yürütme Kurulu Üyesi Ayla Akat Ata, 1999 yılından bu yana PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan hukukun Türkiye mevzuatı içerisinde hiçbir yerinin olmadığını belirterek, yazılmamış bir hukukun İmralı Cezaevi sınırları içerisinde uygulandığını ifade etti.
Türkiye'de hiçbir hükümlünün içinde bulunmadığı koşulların Öcalan'a dayatıldığına dikkat çeken Ata, "Sayın Öcalan'ın bulunduğu ortamda aslında bir halk mahkûm edilmeye çalışıldı. Hükümetin son 2 yıldır yanına hükümlülerin götürülmesi, görüş hakkı gibi 'iyileştirme' adı altında attığı bir takım adımlar var. Ama bütün bu adımlar var olan İmralı koşullarını sıradanlaştırmaya hizmet etmek hem de kendi politikalarını daha genel geçer doğrular içerisinde halka yansıtmak amacına hizmet etmek istiyor" dedi. İmralı'da tam bir tecrit ve izolasyonun uygulandığının altını çizen Ata, "İmralı Cezaevi en zor koşullarda bile bütün Ortadoğu için çözüm olabilecek projelerin çıktığı yer oldu. Tecrit ve izolasyon koşulları aynı zamanda bir beyin devriminin yaşandığı mekan oldu" şeklinde konuştu.
'Sadece halkın oylarını değil iktidarlarını da kaybettiler'
Seçimlerde elde edilen başarı ile hükümetin bütün hesaplarının boşa çıkarıldığını söyleyen Ata, "Belki tecrit kırılmadı ama sonuçlarını halk boşa çıkardı. Kaybettikleri tek şey halkın oyları değildir. Kaybettikleri aynı zamanda kendi iktidarlarıdır" dedi. Kürt kadınının Öcalan'a uygulanan tecridi, kendisine yapılmış tecrit olarak gördüğünün altını çizen Ata, Rojava'da yaşanan devrimin artık Öcalan'ın özgürlüğü ile taçlanması gerektiğini kaydetti.
Eylem takvimi açıklanacak
Öcalan'ın özgürlüğünün en öncelikli gündemleri olmaya devam edeceğini belirten Ata, KJA'nın Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması ve demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi için bir dizi eylem takvimi belirleyeceğini ve bunu önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını söyledi. Ata, "Bu tecrit, halkların demokratik haklarına, kadının iradesine, özgürlüğüne, son süreçte artık meyvelerini vermiş olan çatışmasızlık sürecine, halkların eşit özgür bir temelde gönüllü birlikteliğine uygulanan bir tecrittir" dedi. Ata, Öcalan'a uygulanan tecridi Türkiye toplumuna doğru bir dille anlatma arayışı içinde olacaklarını da ifade etti.
Öcalan'ın özgürlüğü için çağrı
"Bugün Öcalan'ın ortaya koyduğu projeler sadece Kürt halkı için değil bütün Ortadoğu halkları için bir umuttur" diyen Ata, Kürtlerin her zamankinden daha fazla birlik olmaya ve birlikte mücadele etmeye ihtiyacının olduğunu söyledi. Öcalan'ın özgürlüğü için kadınlara seslenen Ata, "Savaşın en büyük yarasını alan kadınlar, halkların ortak çıkarları sürecine sahip çıkmalı. O yüzden Sayın Öcalan'ın özgürlüğü temelinde yürütülecek bütün eylemlerde buluşmayı ve eylemlerin örgütleyicisi olmayı diliyoruz" dedi.
