Adana'da 14 Ekim tarihinde gazete dağıtımı yaptığı sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilen Azadiya Welat çalışanı Kadri Bağdu cinayetinin üzerinden geçen 2,5 ayın sonunda Emniyet'in yaptığı tahkikat sonuçlandı. Emniyet'in tahkikat sonucunu savcılığa bir evrak olarak sunduğunu ifade eden Bek, emniyetin yaptığı tüm araştırmalar sonucunda cinayete ilişkin bir fail ve ipucuna rastlanmadığına dair bir fezleke sunulduğunu belirtti. Emniyet'in yapmış olduğu incelemelerde toplamda 42 adet mobese ve iş yeri kameralarının incelendiğini belirten Bek, mobese kayıtlarında görgü tanıklarının belirttiği gibi bir motosiklet veya benzeri bir araca rastlanmadığının iddia edildiğine dikkat çekti.
Olayın yerinin yakınındaki hard diskler açılamamış!
Görüntü kayıtlarının içerisinde bir takım açılamayan hard disklerin olduğunu vurgulayan Bek, açılamayan hard disklerin Ankara kriminal laboratuarına gönderildiğini ifade etti. Hard diskler açıldıktan sonra dosyaya ekleneceğini hatırlatan Bek, dosyadaki mevcut deliller ışığında görüntü kayıtlarını bir kez de kendilerinin inceleyeceğini belirtti. Kamera kayıtlarının tam olarak neden açılamadığı noktasında bir fikrin mevcut olmadığına dikkat çeken Bek, "Kayıtlara bakıldığında bu kayıtlar cinayetin işlendiği yere yakın bir noktadaki kayıtlar, bu nedenle bu kayıtların açılması durumunda bir failin ortaya çıkabileceği ihtimali var" dedi. Olaya dair varsa ipuçları ve failleri emniyete sunma yönünde çabalarının olacağını ifade eden Bek, gelinen noktanın dosya açısından olumsuz olduğunu belirterek, "İki ayın sonunda emniyet başlanan noktadan bir adım ilerlememiş durumda" dedi.

'Devlet muhaliflere yönelik fiilleri çözmek istemiyor'
Birçok benzer dosyaya bakıldığında Emniyet'in, İçişleri Bakanlığı'nın çözülmesini istediği dosyaların birkaç gün içerisinde çözüldüğünü hatırlatan Bek, muhaliflere yönelik işlenen fiillerde ise böyle bir çabanın içerisine girilmediğini belirterek tepki gösterdi. Bek, Bağdu cinayetinin devletin denetimi altında işlenmiş bir cinayet olduğunu, IŞİD ve benzeri örgütler tarafından gerçekleştirilmiş bir cinayet olduğunu düşündüğünü ifade etti.
'Cinayetin siyasi boyutu irdelenmeli, adli vaka olarak bakılamaz'
Bağdu'nun kişisel bir düşmanının olmadığını, siyasi duruşu olan bir insan olduğuna dikkat çeken Bek, cinayetin siyasi boyutunun incelenmemesi ve cinayet büro tarafından araştırılmasının ve adli vaka olarak bakılmasının yanlış olduğuna vurgu yaptı. Bağdu'nun siyasi amaçlar dışında katledilmesinin ihtimal dışı olduğunu söyleyen Bek, "Olayın yaşandığı tarihlere bakıldığında 6-8 Ekim Kobanê eylemlerinin hemen ardından gerçekleştirilen bir katliam ve o dönem işlenen cinayetlerin çoğuna bakıldığında IŞİD ve yandaşları tarafından işlenen cinayetlerdir" dedi. Bek, 6-8 Ekim Kobanê eylemlerinde gerçekleştirilen diğer suikastların da faili meçhul bırakılmak istendiğini belirtti.