SON DAKİKA

Kadınlar 3 fidan için tek ses tek yürek

Fransa'nın Başkenti Paris'te 9 Ocak 2013 tarihinde katledilen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbin) ve Leyla Şaylemez (Ronahi) katliamın yıldönümünde birçok merkezde Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde anıldı. 10 Ocak, 2015 06:24 Güncelleme: 10 Ocak, 2015 06:24 Kadınlar 3 fidan için tek ses tek yürek

MERSİN: Mersin DÖKH bileşenleri öncülüğünde, Paris'te gerçekleştirilen katliamda yaşamını yitiren 3 Kürt siyasetçiden Leyla Şaylemez mezarı başında gerçekleştirilen etkinlikle anıldı. "Güneşin yörüngesindeki kadınlar ölümsüzdür, katilleri bulacağız hesabını soracağız", "Beritanlar ile doğduk, Zilanlar ile büyüdük, mücadeleler ile özgürleşeceğiz" pankartlarının açıldığı anmaya, Leyla Şaylemez'in ailesi, HDP Diyarbakır Milletvekili, Nursel Aydoğan, Akdeniz Belediyesi eş başkanları Yüksel Mutlu, Fazıl Türk, HDP il ve ilçe yöneticileri DÖKH Adana aktivistleri, Barış Anneleri İnisiyatifi, Yakay-Der, TUHAD-FED ve yüzlerce yurttaş katıldı. Mersin'in Toroslar ilçesine bağlı Güneykent Mezarlık girişinde "Şehit Namirin", "PKK halktır halk burada", "Biji Serok Apo" ve "Katil Devlet hesap verecek" sloganları atan yurttaşlar Şaylemez'in mezarına doğru yürüyüşe geçti. PKK Lideri Abdullah Öcalan, Cansız, Doğan ve Şaylemz'in posterlerinin taşındığı anmaya yoğunlukta kadınlar katıldı.

Saygı duruşunda bulunulduktan sonra konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Paris'te 2 yıl önce 3 Kürt siyasetçi kadının alçakça katledildiğini belirterek Cansız, Doğan ve Şaylemez'i saygı ile andığını söyledi. 2 yıldan bu yana Paris'te ve her yerde katliamın aydınlatılması için mücadele ettiklerini ifade eden Aydoğan, 2 yıldan bu yana katliamda yol alınmadığını söyledi. Paris savcılarının Ömer Güney isimli tetikçiyi gözaltına aldığını ancak bu şahıs dışında katliamı aydınlatacak başka hiçbir gelişmenin yaşandığını kaydetti.

'Bu cinayette Türkiye'ninde sorumluluğu var'

Fransa hükümetinin bu katliamı bu zamana kadar aydınlatmamış olmasının düşündürücü olduğunu belirten Aydoğan Fransa'nın hukuk sisteminin en iyi işlediği ülkeler arasında gösterildiğini ve dünyanın sayılı istihbarat birimlerinden birine sahip olduğunu dile getirdi. Katliamdan Türkiye devletinin de sorumlu olduğunu belirten Aydoğan, AKP hükümetinin çözüm sürecinde samimi olup olmadığını bu katliamın aydınlatılması için kendi içindeki unsurları sorgulaması gerektiğini söyledi.

'Fransa devleti bu cinayeti aydınlatsaydı 12 kişi katledilmezdi'

Charlie Hebdo karikatür dergisine yönelik gerçekleştirilen saldırıda 12 kişinin katledildiği katliama değinen baba Cumali Şaylemez, Paris'te 12 kişinin katledilmesi ile sonuçlanan katliamı kınadığını söyledi. Baba Şaylemez. "Fransa hükümetinin Cansız, Doğan ve Şaylemez cinayetlerini aydınlatmış olsaydı 12 kişi katledilmezdi" diyerek Fransa hükümetine çağrıda bulunarak üç fidanın katillerinin bulunmasını ve katliamın aydınlatılmasını istedi.

Yapılan konuşmaların ardından yurttaşlar "Şehit namirin" sloganları eşliğinde mezarlıktan ayrıldı

Mersin Üniversitesi'nde üç fidan anıldı

Mersin Üniversitesi'nde de Yurtsever Devrimci Genç Kadın Meclisi tarafından Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, üniversite içinde yapılan yürüyüş ile anıldı. Fen Edebiyat Fakültesi önünden başlayıp Cumhuriyet Alanı'na yapılan yürüyüşün ardından açıklama yapan Mersin Üniversitesi Yurtsever Devrimci Genç Kadın Meclisi üyesi Tansu Taş, 9 Ocak 2013 tarihinde katliamcı Türk devletinin eliyle katledilen 3 devrimci Kürt kadın Sara, Rojbin ve Ronahi şahsında özgürlük şehitlerini anmak ve mücadelelerini yükseltmek amacıyla bir araya geldiklerini belirterek, Yurtsever Gençlik olarak katliamcı zihniyetin oyunlarını boşa çıkaracaklarını ifade etti.

Emek ve demokrasi güçleri de, Özgür Çocuk Parkı'nda yaptıkları basın açıklaması ile Cansız, Doğan ve Şaylemez'i andı.

İSTANBUL: Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Kürt kadın hareketinin öncülerinden Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez'in Paris'te katledilmesinin ardından iki yıl geçmesine rağmen failleri bulmayan Fransa adli makamlarını, Fransa hakimlerine gönderdikleri Kürdistanlı Hukukçular imzalı Türkçe ve Fransızca yazılı mektup ile protesto etti. Çağlayanda bulunan İstanbul Adliyesi'nden gönderilen mektubun ardından, adliye önünde bir araya gelen çok sayıda avukat basın açıklaması gerçekleştirdi. Pariste katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ve Kobanê'de yaşamını yitiren MLKP'li Sibel Bulut'un posterlerinin açıldığı açıklamada, "Saralardan Arinlere özgürlüğün kadınlarını selamlıyoruz" yazılı pankart taşındı. "Katiler hesap verecek" ve " Paris uyuma onuruna sahip çık" sloganları atılan açıklaması öncesi eylemde söz alan ÖHD Genel Merkez Yöneticisi Raziye Öztürk, Pariste katledilen Kürt kadın öncü devrimcilerini anarak, Kürdistan'da, Kobanê'de, Şengal'de Kürt halkını soykırım kıskacına alan DAİŞ çeteleri ile Pariste iki gün önce karikatör dergisine yapılan katliamcıların zihniyetinin aynı olduğunu söyledi.

Öztürk'ün ardından basın açıklamasını yapan ÖHD İstanbul Şube Yöneticisi Şule Recepoğlu, Paris'te üç Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen halen aydınlatılmadığını söyledi. Recepoğlu, "Bu saldırı, Sayın Öcalan'ın çağrısıyla başlayan diyalog sürecinde, halklar arasındaki barış mücadelesine karşı uluslararası çapta organize edilmiş ve aynı anda birden çok gücün örgütlemiş olduğu bir saldırı idi. Saldırıyı düzenleyen zihniyet; barışı hedeflediği gibi Kürt Halkını ve Kürt Kadınlarını da hedeflemiştir. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez; her biri Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesinin sembol isimleridir" dedi.

Yapılan açıklamanın ardından eylem sloganlar eşliğinde son buldu.

ANKARA: HDP Hukuk Komisyonu, İHD, ÖHD ve Asrın Hukuk Bürosu temsilcileri, Paris'te 3 kadın devrimcinin katledilmesinin 2. yıldönümü dolayısıyla HDP Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda HDP Hukuk Komisyonu adına konuşan HDP Eşgenel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, katliamın üzerinden iki yılın geçtiğini hatırlatarak, halen katliamın arkasındaki devlet, hükümet ve siyasi güçlerin sessizliğini koruduğunu ifade etti. Dünyanın bir çok merkezinde katliamın kınanması amacıyla eylemlerin yapıldığına dikkat çeken Beştaş, milyonlarca insanın katliamın faillerinin yargılanmasını talep ettiğini söyledi. 9 Ocak katliamına herhangi bir kriminal vaka olarak yaklaşılmaması gerektiğine işaret eden Beştaş, 3 Ocak tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan ile heyetin ilk defa görüştüğünü, çözüm sürecine dair umutların yayıldığını bu görüşmeden 6 gün sonra katliamın gerçekleştirildiğini hatırlattı. Beştaş, bu nedenle olayın planlı bir olay olduğunu belirterek, "Türkiye'de de dünyada da olayın çözüm sürecine dönük bir provakasyon olduğu iddia edildi. Ancak buna rağmen hükümet, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiştir" dedi.

'Söz konusu itham katliam kadar ağır'

Olaydan hemen sonra Fransa'nın olaya ilişkin soruşturma başlattığını, Ömer Güney ismindeki şahsın tutuklandığını hatırlatan Beştaş, Güney'in yalnızca bir isim olduğunu önemli olanın arkasındaki güçler olduğunu ifade etti. Dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in olaya ilişkin sarf ettiği; "örgüt içi bir hesaplamadır, araştırıyoruz" ifadelerini hatırlatan Beştaş, hükümetin de genel tutumunun bu yönde seyrettiğini belirterek, "Çözüm sürecinde taraflardan biri olmalarına rağmen ilk andan beri yaklaşımlarının ne kadar sakıncalı ve sıkıntılı olduğunu hepimiz izledik" dedi. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da soruşturma başlattığını, soruşturmada kamuoyunun bildiğinin aksine yalnızca Güney'in örgüt içerisindeki konumunun araştırıldığını, olayın örgüt içi hesaplaşma olup olmadığı soruların yanıt aradığını vurgulayan Beştaş, "Söz konusu itham katliam kadar ağırdı" dedi.

Kendilerinin de ailelerden vekalet alarak olaya müdahil olduklarını ve bu konuda cevaplar istediklerini vurgulayan Beştaş, dosyada başta gizlillik kararının bulunduğunu ancak daha sonra bu kararın kalktığını belirterek, "İlk andan itibaren Fransa Türkiye'den Türkiye Fransa'dan dosyalar istiyor. Türkiye'nin istediği belgeler hep şu oldu; Fransa'da Kürtlerin nasıl örgütlendiği, Ömer Güney'n bağlantıları, kimlik bilgileri... Aslında PKK'ye dair bir soruşturma yürütüyormuş gibi cevaplar istedi. Fransız makamları ise şurada düğümlendi; Ömer Güney Türkiye vatandaşı, Türkiye'ye gidip geliyor, Güney'i destekeleyen güçler kimlerdir gibi. Türkiye'de ve Fransa'da soruşturmalar halen devam ediyor" bilgisini paylaştı. Savcılığın dosyada kullandığı dilin de sakıncalı olduğuna dikkat çeken Beştaş, dosyada katledilen 3 Kürt siyasetçi kadın için "terörist, terör örgütü mensubu" nitelemelerinin yapıldığını söyledi.

'Belgeler iş birliğini kanıtlıyor'

Ömer Güney'in suçlamaları reddettiğini ancak ortaya çıkan belgeler ve ses kayıtlarının Güney ile MİT arasında işbirliğinin olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Beştaş, Başbakanlığın da bu konuda suskunluğunu sürdürdüğünü söyledi. Dava dosyasında Ömer Güney'e ait çok sayıda sim kaydının, telefon görüşmesinin, aile ve yakınlardan alınan ifadelerin yer aldığını belirten Beştaş, "savcılığın yaklaşımı örgüt içi bir hesaplaşma şeklinde olduğu için maalesef esasa dair devletin, hükümetin bu işin neresinde olduğunu uluslararası boyutu çok da araştırılmadı. Başbakanlığın, adalet bakanlığının bu konudaki suskunluğu tabi ki yargıyı doğrudan yönlendiren bir niteliğe sahip" değerlendirmesinde bulundu.

MİT bağlantıları araştırılmadı

Aile bireylerinin ifadelerinde oğullarının Türkiye'ye gelip gitmediğini, milliyetçi biri olduğunu söylediklerini belirten Beştaş, Güney'in Türkiye'deki pasaport çıkarma gibi resmi işlemlerinde de oldukça rahat davrandığını hatta atması gereken imzaları dahi başkalarına attırdığını söyledi. Bir diğer hususunda Güney'in görüştüğü yüzlerce ismin olduğunu ve bu isimlerin araştırılmasını istediklerini savcılığın bu isimler arasında MİT'e kayıtlı numaraları tespit ettiğini vurgulayan Beştaş, sorguların ciddi bir şekilde yapılmadığını belirterek, dosyada şu anda bir ilerlemenin olmadığını, ancak dosyaya bakan savcının 9. Ceza dairesine atanarak ödüllendirildiğini ifade etti.

'Olay cezasızlık politikasının sonucudur'

İHD Eş genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, "Bu olay Türkiye'deki cezasızlık politikasının esasen son dönemde uygulanması ve uygulama sonuçlarına tanıklık eden bir dosya. Gerçekten eğer siyasal hareketin lider karosunda bulunan bir insana yönelik suikast yapıyorsanız bu ciddi bir durumdur ve mutlaka bir yerlerde konuşulmuştur. Biz hak savunucuları Türkiye Cumhuriyeti'ni yakından takip ediyoruz ve iyi biliyoruz. Bunun karşılığı olacağını mutlaka hesaplamış olmalsı gerekiyor dolayısyla bu alt düzeyde birilerinin üzerine yıkılacak cinsten bir suikast olacağını tahmin etmiyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Asrın Hukuk Bürosu Avukatlarından Faik Özgür Erol ise, "Müvekkilimiz Sayın Öcalan ile yürütülen barış ve çözüm görüşmelerinin bu düzeye gelmiş olduğu bir dönemde devre dışı bu tür yapılarla devletin kendi içerisindeki bu tür yapılara anlayış gösterdiğini ifade eden yaklaşımlar çözüm sürecindeki samimiyeti ıskalayan yaklaşımlardır" dedi.

ic-1-115.jpg

Öte yandan katliama ilişkin yazılı bir açıklama yapan HDP Hukuk komisyonu açıklamasında, "Bu çerçevede katliamın planlayıcıları, uygulayıcıları ve sorumluların ortaya çıkarılması ve yargılanması icra yetkisi olan Hükümetin ve adli makamların sorumluluğu altındadır. Katliamın üstünün örtülmesinin de yine aynı kurumlar sayesinde olacağı bilinciyle bir kez daha yenilemekte fayda görüyoruz; samimiyet ve ciddiyet gereği belli gerçeklerle yüzleşmekten ve hesaplaşmaktan kaçınarak bu topraklara kalıcı barışın tohumları atılamaz. Kürt halkının özgürlük demokrasi ve barış simgesi haline gelmiş üç değerli kadın yoldaşımızın faillerinin, kökleri nereye dayanırsa dayansın, bulunması için hukuki ve siyasi mücadelemiz devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

MARDİN: Mardin Barış Anneleri Meclisi ise, katliamın yıldönümünde DBP Artuklu İlçe Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi. Barış Anneleri adına açıklama yapan Cemile Özen, geçen iki yıla rağmen katliamın hala aydınlatılamamasına tepki gösterdi. Paris katliamını kınadıklarını ifade eden Özen, bu katliam karşısında sessiz kalmayacaklarını ve katliamın aydınlatılması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Özen, katledilen her 3 Kürt kadın devrimcinin mücadelelerine bağlı olacaklarını da söyledi.

Pankartlar toplatıldı

Mardin'de, Paris katliamını kınamak amacıyla üzerinde Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğraflarının yanı sıra "Tekoşîn bi dengê Jinê xûrt dibe" yazılı pankartlar şehrin belirli noktalarına asıldı. Pankartların asılmasının ardından Mardin Savcılığı'nca "Terör örgütü propagandası yapmak" gerekçesi ile toplatıldı. Toplatılan pankartlara ilişkin ise DBP Mardin Artuklu İlçe örgütü Eş Başkanı Mehmet Şirin Gültekin gözaltına alındı. Gözaltına alınan Şirin, Mardin Emniyet Müdürlüğü'nde ki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

NUSAYBİN: DÖKH Nusaybin bileşenleri ise, katliamın yıldönümünde Bagok Dağı eteklerinde bulunan Eskihisar (Marînê) Mahallesi'nde fidan dikimi gerçekleştirdi. Katliamı gerçekleştirenlerin hala bulunmamasına dikkat çekmek amacıyla "3 devrimci kadın için 3.yılında 3 bin fidan" şiarıyla yurttaşlar tarafından alanda bölgenin iklimine uygun 3 bin adet çam, meşe ağacı (dara berû) fidanı dikildi.

Fidan dikiminde yurttaşlarla birlikte yer alan Nusaybin Belediyesi Eş Başkanı Sara Kaya, "3 kadın arkadaş üzerinde uygulanan katliamın üçüncü yılına girdik. Bizde bu nedenle Bagok Dağı'nda üç bin fidan dikiyoruz. Diktiğimiz bu fidanlarla onları her zaman yüreğimizde yaşatacağız. AKP ve Fransa Hükümeti'ne buradan yine tekrarlıyoruz. Eğer bu katliamın hesabını üç yıl önce sormuş olsaydınız. İki gün önce 12 karikatürcüye yönelik katliam yapılmazdı. Bundan dolayı üç bin yıl dahi geçse de katilleri bulunmayıncaya kadar mücadelemizi bırakmayız. Hiçbir zaman üç kadın arkadaşı unutmayacağız" dedi. Barış Annesi Perihan Altuğ da yapılan katliamı kınayarak, davalarının her zaman yolunda olacaklarını ve her zaman kadınların ise alanda dikilen fidanlar gibi her zaman yeşereceklerini söyledi.

DERİK: Mardin'in Derik ilçesinde de, DÖKH öncülüğünde çok sayıda kadının katılımıyla yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. Yapılacak yürüyüş için DBP binası önünde bir araya gelenler arasında Derik Belediyesi eş başkanları Sabahat Çetinkaya ve Abdülkerim Erdem, Peljîn Kadın Merkezi çalışanları, MEYA-DER ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri de yer aldı. Toplanan kitle buradan Cumhuriyet Meydanı'na doğru "Bijî berxwedana jina Kurd","Şehîd namirin" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atarak alkış ve çekilen zılgıtlarla yürüdü.

Yürüyüşün ardından açıklama yapan HDP Derik İlçe Örgütü Eş Başkanı Rojin Durmaz, Paris katliamını organize eden, örgütleyen ve uygulatan karanlık güçleri büyük bir kin ve öfkeyle kınadıklarını belirterek, "Büyük şehitlerimizi, şahadetlerinin ikinci yılında anıyoruz. Sara, Rojbin ve Ronahi yoldaşlarımız, Kürdistan özgür kadın hareketinin ve Kürdistan özgürlük hareketinin boyun eğmeyen üç sarsılmaz iradesi ve abideleşen üç büyük özgürlük fidanını asla unutmayacağız. Kürdistan halkı ve Önderlik çizgisinde özgürlüğüne kilitlenmiş soylu Kürt kadını, bu lanetli katliamı asla unutmayacak ve mutlaka hesabını karanlık güçlerden sormasını bilecektir. Yine bu katliam tüm boyutlarıyla ortaya çıkartılıp, failleri bulunup yargılanıncaya kadar, Fransa devleti ve hükümeti başta olmak üzere Türkiye cumhuriyeti devleti ve hükümeti sorumluluk altındadır. Tekrardan bu üç değerleri yoldaşlarımızın şahadetleri önünde saygıyla eğilirken şehit yoldaşlarımızın aileleri şahsında halkımıza, dostlarına ve demokratik kamuoyunu yaşamlarıyla sembol olmuş bu üç özgürlük mücadelesi yoldaşımızın etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz." şeklinde konuştu.

Açıklama yine slogan, alkış ve zılgıtlarla sona erdi.

MAZIDAĞI: Katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Mardin Mazıdağı'nda da anma etkinliği organize edildi. Çiya Mazi Kültür Merkezi'nde düzenlenen anma etkinliğinde katledilen üç Kürt siyasetçinin yaşamlarını konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı. Etkinlikte konuşan Mazıdağı Belediyesi Eş Başkanı Necla Yıldırım, büyük bedeller ödeyerek bugünlere kadar gelindiğini söyledi. Yıldırım, "Paris devleti bir an önce katledilen yoldaşlarımızın faillerini açığa çıkarmasını bekliyoruz. Bizler de her zaman onların bize gösterdiği yolun takipçileri olacağız " dedi.

Burada yapılan anmanın ardından ise Kültür Merkezi'nden Cumhuriyet Meydanı'na kadar bu kez yürüyüş yapıldı. "Şehîd namırın", "Bijî berxedana Kobanê" sloganları atılan yürüyüşte kitle katledilen kadın siyasetçilerin fotoğraflarını da taşıdı. Meydana ulaşılması sonrası önce özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamlarını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Burada bir konuşma yapan HDP Mazıdağı İlçe Örgütü Eş Başkanı Selda Aktaş, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın girişimi ile barışın ilk adımlarının atıldığı bir dönemde Fransa'nın başkenti olan ve sözde demokrasinin beşiği sayılan Paris'te hunharca katledilen üç fidanı ikinci yıldönümlerinde andıklarını söyledi. Aktaş, "İki yıldır katillerinin bulunmaması hem Fransa hem de Türkiye'nin işin içinde bulunduklarının kanıtıdır" dedi.

DİYARBAKIR: Fransa'nın başkenti Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) Diyarbakır bileşenleri öncülüğünde Diyarbakır Batıkent Meydanında binlerce kişi bir araya geldi. Ellerinde Türkçe ve Kürtçe "Hepimiz Sakine'yiz", "Hepimiz Leyla'yız" ve "Hepimiz Fidan'ız" yazılı lolipoplar ile 3 Kürt kadın siyasetçinin maskelerini takan kadınlar, yürüyüşe geçti. Sık sık "Jın, Jiyan, Kürdistan", "Biji serok Apo" ve "Şehit namırın" şeklinde sloganlar atılan yürüyüyşte "Yolunuz, yolumuzdur; Sözünüz sözümüdür. 9 Ocak katliamının hesabını verin!" yazılı pankart açıldı. Cansız, Doğan ve Şaylemez'in yanı sıra PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın resimlerinin taşındığı yürüyüş'te PKK, YDG - H ve DÖKH bayrakları açıldı. Soğuk havaya rağmen katılımın on bini bulduğu yürüyüşte DBP Eş Başkanı Emine Ayna, DTK Eş Başkanı Selma Irmak, DBP İl Eş Başkanı Hafize İpek ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak en önde yürüdü. Polisin yoğun önlemler aldığı gözlenen yürüyüşte, sürücülerin de çaldıkları kornalar ile destek verdikleri görüldü. 9 Ocak katliamına duyulan büyük bir öfkenin yansıması olan yürüyüşte, katliamın faillerinin bulunmamasına tepki gösterildi. Yapılan yürüyüş İstasyon Meydanında son bulurken, burada katliamda hayatını kaybeden kadınlar için saygı duruşu ardından kısa süreli oturma eylemi yapıldı.

'Katliamların failleri gün yüzü gibi ortada'

Oturma eylemi sonrasında, kitleye hitaben ilk olarak konuşan DBP İl Eş Başkanı Hafize İpek, katliamın aydınlatılması için kadınlar olarak ayakta olacaklarını belirtti. İpek'in ardından Cansız ile birlikte Diyarbakır Zindanı'nda işkence gören Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak yaptığı konuşmasında katliamı ve arkasındaki güçleri kınadı. Cinayeti işleyenleri iyi tanıdıklarını belirten Kışanak, "Onlar sanıyorlar ki, yargının önünde delilleri sunmazlarsa bu cinayeti karartabilirler. Hayır gün yüzü gibi açıktır. Bu cinayetin arkasında Kürt halkının özgürlüğünü ve bu yürüyüşünü kabullenemeyen devletin karanlık güçleri vardır" dedi. AKP hükümetinin katliamın faillerini çok iyi bildiğine işaret eden Kışanak, Paris'in bir kez daha karanlık bir cinayeti ve insanlık katliamı ile sarsıldığını söyleyerek, "Biz Sakine'ler katledildiğinde tüm dünyaya seslendik. Bu gün Kürtlere yönelik katliama sessiz kalırsanız, yarın katliam ve cinayetler bu karanlık güçler tek tek herkesin kapısını çalacaktır. O nedenle buradan tüm insanlığa sesleniyorum; insanlık değerlerine sahip çıkmak için, katliamların önüne geçmek için, demokrasi için gelin Paris cinayetinin arkasındaki tüm güçleri ve destekçilerini halkın gözü önünde teşhir edin" diye konuştu.

'Paris demokrasinin değil, kan içicilerin kentidir'

Hesabı sorulmayan her cinayet ve katliamın yeni katliamlara zemin hazırlayacağına belirten Kışanak, Cansız'ın Kürt halkının özgürlük yolunda en önemli insanlardan olduğunu ifade etti. Kışanak'ın ardından kızını PKK saflarında kaybeden Naife ana, kızı ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden kadınlar için yazdığı "Güzel kadınlar" isimli şiirini okudu. Duygulu anların yaşayan kadınlar şiirin ardından alkış çalarak sloganlar attı. Okunan şiirin ardından konuşan DTK Eş Başkanı Selma Irmak, katillerin kimler olduğunu iyi bildiklerini söyledi. 9 Ocak katliamının yıldönümünde, Paris'te geçtiğimiz günlerde yapılan baskında 12 kişinin öldürüldüğünü hatırlatan Irmak, gazetecilerin katledilmesinin de derin güçlerin işi olabileceğine işaret etti.

'Başkan Apo özgürleşmeden çözüm olmayacak'

Irmak'ın ardından ise son olarak konuşan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, katliamın yaşandığı süreçte devlet ile PKK arasında görüşmelerin yapıldığını söyledi. Türkiye ve Fransa devletinden bu katliamın aydınlatılmasını beklemenin hayal olduğunu kaydeden Ayna, "Katiller kendi yaptıkları katliamın hesabını vermek istemezler. Halklar hesabını sorar. Unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. Hesabını tek tek soracağız. Çözüm tektir. Çözüm burada, bizler biliyoruz ki, Başkan Öcalan özgürleşmeden, PKK legal alanda demokratik siyaset yapacak koşullara ulaşmadan çözüm olmayacaktır. Direniş o güne kadar devam edecek. Katliamlara karşı o güne kadar ayakta duracağız. Biz inanıyoruz ki, en kısa sürede burada Başkan Öcalan'la birlikte Sakine arkadaşlarımızın hayalini, rüyasını gerçekleştireceğiz" dedi.

Eylem kadınların sloganları ile son bulundu.


KAYAPINAR: Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçi Sakina Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Diyarbakır'da ise Kayapınar Belediyesi Cegerxwîn Kültür ve Sanat Merkezi'nde bir anma programı düzenlendi. Özgürlük ve demokrasi şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başlayan programda; Cansız, Doğan ve Şaylemez'in hayatını anlatan bir sinevizyon gösterildi. Ardından konuşma yapan DÖKH Temsilcisi Zeynep Boğa, üçüncü yılına giren katliam karşısında dünyanın hala sağır ve kör olduğunu söyledi.

Daha ha sonra çalışmalarını Mezopotamya Kültür Merkezi'nde sürdüren kadın sanatçılar Zelal Gökçe, Nurcan Değirmenci, Hivda Gökel, Meral Tekci, Ayfer Düzdaş, Emel Çiftçi, Şilan Dora, Berfin Aktay, Devrim Demir ve Bedriye Dikenyol müzik dinletisi verdi. Sanatçılar, Sakine Cansız'ın sevdiği "Ala Serxwebûn, Şervan im, Se Jinên Azad, Meskenim Dağlar, Berîtan, Ya Star, Jandarma Biz Sosyalistiz, Koyê Dersîm" adlı şarkıları seslendirdi.
Üç fidan için açılan sergiye büyük ilgi

Türkiye'de 94 cezaevinde bulunan tutuklular, Rojava direnişine katkıda bulunmak için resim yaptı. Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e adanan sergi Cegerxwîn Kültür ve Sanat Merkezi'nde açıldı. Farklı temalarda işlenmiş 300 yağlıboya tablonun yer aldığı sergiden elde edilecek gelir Rojava halkına gönderilecek. Sergi açılışında konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, tutsakların Sakine Cansızlara adadığı serginin gelirinin Rojava devrimine katkı sağlaması açısından çok anlamlı olduğunu söyledi. Sergi 19 Ocak gününe kadar açık kalacak.

SİİRT: Siirt'te de DÖKH bileşenlerinin yapmak istedikleri anma yürüyüşünde polis engeli ile karşılaşıldı. DBP il binası önünde bir araya gelen ve aralarında DBP ve HDP Siirt İl eş başkanları, Siirt Belediyesi Eş Başkanı Belkiza Beştaş Epözdemir, Barış Anneleri Meclisi, DBP-HDP ilçe eş başkanları, TUAD-DER, MEYA-DER, İHD üyesi kadınların da yer aldığı yüzlerce kadın, açtıkları "Sözünüz sözümüz-Yolunuz yolumuz" pankartı arkasında yürüyüşe geçti. Kadınların ellerinde katledilen 3 kadın devrimcinin fotoğrafları yer alırken, sokakların da Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın fotoğraflarıyla donatıldığı göze çarptı.

Mithat Öktüren Caddesi üzerinde "Şehîd namirin,", "Ey şehîd xwina te erde namine", "Sakin-Leyla-Fidan burada", "Bijî serok Apo" sloganları atarak yürüyen kadınların önü Atatürk Bulvarı'nda TOMA adı verilen zırhlı araçlar eşliğinde çevik kuvvet polisleri tarafından kesildi. Polisler, "Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu"na muhalefet ettikleri gerekçesiyle kadınların yürüyüşüne izin vermedi.

Polisin tutumuna "Baskılar bizi yıldıramaz", "Katil polis caddemden çekil", "Kürdistan faşizme mezar olacak" sloganları atarak tepkilerini gösteren kadınlar bir süre polislerle tartıştı. Tepkilere rağmen polisler dağılmadıkları takdirde müdahale edileceği tehdidinde bulundu.

Polisin yolu açmamakta ısrar etmesi üzerine caddeyi bir süre ulaşıma kapatan kadınlar, açıklamalarını polis barikatı önünde yapmak zorunda kaldı. DBP Siirt İl Örgütü yöneticisi Şehnas Tanış, yaptığı açıklamada, PKK kurucularından Sakine Cansız, Kürt diplomasinin simgesi haline gelen Fidan Doğan ve Genç Kadın sembolü olan Leyla Şaylemez'in katledilmelerinin ikinci yılının geride bırakıldığını hatırlattı. Tanış, "Katliamın ardından iki yıl geçmiş olmasına rağmen Fransız devleti, katliamı yapanları sır gibi saklamaktadır. Ankara-Paris-Berlin ağının görülmesine rağmen 3 fidanı katleden şeytan üçgeninde dönen dolaplar örtbas edilmektedir" dedi. Ömer Güney'in ve Ankara'nın katliamdaki rolüne de işaret eden Tanış, "AKP hükümeti hiçbir açıklama yapmayarak paralel yapılanmaya yüklenme yoluyla kendini aklamaya çalışmaktadır" şeklinde konuştu.

Yapılan açıklamanın ardından ise kitle, YPJ'li Vasfiye Altay (RaperinGabar) için Alan Mahallesi'nde kurulan taziyeyi ziyaret etti.

İDİL: Şırnak'ın İdil ilçesinde de, Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi yürüyüşle anıldı. Aşiti Parkı önünde bir araya gelen yurttaşlar, PKK Lideri Abdullah Öcalan ve katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin fotoğraflarının da üzerinde yer aldığı pankartlar eşliğinde İdil Belediyesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün ardından konuşan Hevidar Ağnir, işlenen cinayetlerin aydınlanana kadar Kürt halkının ellerinin katillerin boğazında olacağını ifade ederek uluslar arası komplonun faillerinin derhal ortaya çıkması gerektiğini söyledi.

Yapılan basın açıklamasının ardından ise polis, küçük çocukların taş atmasını bahane ederek dağılmak üzere olan kitleye gaz bombası ve TOMA ile müdahale etti.

ULUDERE: Uludere ilçesinde ise, Paris katliamı yıldönümünde yapılan basın açıklamasıyla kınandı. HDP Uludere İlçe Eş Başkanı Müzeyyen Rüstemoğlu tarafından yapılan açıklamada, katliamla Kürt halkının özgür iradesinin sindirilerek teslim almak ve soykırıma razı edilmek istendiğini vurgulandı. Rüstemoğlu, "Bu katliamlar asla Kürt halkını sindiremeyecektir, aksine Kürt halkı ve Orta Doğunun demokratik güçleri bu tür katliamlar etrafında daha da kenetlenerek ulusal birliklerini kuracaklardır" dedi. Rüstemoğlu konuşmasının devamında Charlie Hebdo adlı mizah dergisine yönelik saldırıyı da kınadı.
VAN: Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi için DÖKH Van bileşenlerinin çağrısıyla Özgür Center önünde bir araya gelen yüzlerce kadın, Beşyol'a kadar yürümek istedi. Cansız, Söylemez ve Doğan'ın fotoğrafının üzerinde olduğu “Ulusal arası komplocu güçleri kınıyoruz” pankartı açan kadınlar, “Şoreşa jine Rojava pek anin”, “Ji qirkirina jine ra na!”ve “DAIŞ çeteleri hesap verecek” dövizleri taşıdı. Suruç'ta katledilen Kader Ortakaya ve YPJ'li Arin Mirkan'ın fotoğraflarını da taşıyan kadınlar sık sık, “Jin jiyan azadi”, “Sakine Cansız ölümsüzdür” ve “Şehit namirin” sloganları attı. Polis tarafından yoğun önlemalınan eylemde, çevik kuvvet polisleri TOMA'lar eşliğinde Soydan Kavşağı'nda kadınların önüne barikat kurdu. Kadınlar polisin tutumunu zılgıt ve alkışlarla protesto etti. Dondurucu soğuğa rağmen yaklaşık iki saat boyunca yolu trafiğe kapatan kadınlar, oturma eyleminin ardından eylemine son verdi.

ÇUKURCA: Hakkari'nin Çukurca ilçesinde DBP binası önünde anma etkinliği gerçekleştirildi. Kitle adına konuşan Belediye Meclis üyesi Nafer Parlak, “Paris'te sıkılan kurşunlar kadın özgürlük mücadelesine sıkılmıştır. Katledilen yoldaşlarımız şahsında hedeflenen Kürt özgürlük mücadelesinin öncülüğü ve kadın özgürlük çizgimiz olmuştur. Hiç kuşkusuz her 3 yoldaşımıza sıkılan kurşunların uluslar arası cellatların en kanlı tezgahlardan biri olduğunu biliyoruz. Kalleşçe sıkılan bu kurşunların özünde kadın özgürlük mücadelesine ve öncülüğüne sıkıldığının bilincindeyiz. Her yer Sara'laşsın her yer Fidan'laşsın” ifadelerini kullandı.

ÖZALP: Van'ın Özalp ilçesinde DÖKH bileşenleri tarafından DBP ilçe binası önünde açıklama gerçekleştirildi. Saygı duruşunun ardından konuşan DBP İlçe Eş Başkanı Aslı Kaymaz, “Özgür kadın, özgür yaşam ve özgür gelecek için mücadele eden kadınlar olarak bu katliamın hesabını, kadın özgürlük mücadelesini toplumsallaştırarak sorduk, soracağız. Acımızı, öfkemizi kendimizi özgürce geliştirmenin, yaşamı özgürleştirmenin çaba ve mücadelesine yönelterek, bu anlamda Paris katliamı ile amaçlananı boşa çıkarmak kadar aydınlatılmasını da sağlayacağız” diye kaydetti.

Açıklamanın ardından kitle belediye toplantı salonuna kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Toplantı salonundaki anma programında, Öcalan, 3 Kürt kadın siyasetçi ve çeşitli tarihlerde yaşamını yitiren PKK'lilerin fotoğrafları asıldı, mumlar yakıldı. Saygı duruşu ve konuşmaların ardından Cansız, Doğan ve Şaylemez'in hayatını anlatan sinevizyon gösterimi ile müzik dinletisi ile son buldu.

ÇALDIRAN: Van'ın Çaldıran ilçesinde ise DBP binası önünde düzenlenen açıklamada konuşan DBP İlçe Eş Başkanı Şirvan Şahin, “Sakine Cansız yoldaşı katleden zihniyetin Dersim'de Agiri'de Zilan'da Roboski'de Şengal ve Kobanê'de Kürtleri katleden zihniyetin aynı zihniyet olduğunu biliyoruz. Katledilen üç yoldaşımızın katilleri halen bulunmazken 7 Ocak'ta Paris'te bir mizah dergisine yapılan saldırı sonucu katledilen 12 insanın aynı tarihe denk gelmesi tesadüf değildir” ifadelerini kullandı.

GÜRPINAR: Van'ın Gürpınar ilçesinde ise DÖKH bileşenleri tarafından Sanayi Sitesi'nde bulunan kilim atölyesinin önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada konuşan HDP İlçe Eş Başkanı Canan Gündoğdu, barışı katliam ile durdurmak için 3 kadının seçilmesinin tamamen bilinçli ve başta Kürt kadını olmak üzere tüm Kürtlere yönelik mesajlarla dolu olduğunu ifade etti. Katliamın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen saldırının halen tüm yönleri ile açığa çıkarılmadığına değinen Gündoğdu, “Uluslararası kirli, çıkar ilişkilerinin rol aldığı katliamda, AKP hükümetinin halen sessizliğini koruması, barışa düzenlenen bu suikastı tüm yönleri ile açığa çıkartmak için hiç bir şey yapmaması, bu katliamda onun da parmağının olduğunu gözler önüne seriyor” vurgusu yaptı.

Anma programı, şiir dinletisi ile son buldu.

TEKMAN: Erzurum'un Tekman (Tatos) ilçesinde DBP İlçe binası önünde toplanan çok sayıda yurttaş, Cumhuriyet Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. “Şehîd namirin”, “Jin jiyan azadî”, “Suskunluğunuz suçluluğunuzdandır” sloganları atan kitle, Tekman Belediyesi önünde açıklama gerçekleştirdi. Saygı duruşunun ardından konuşan DBP İlçe Yöneticisi Cüneyt Koçak, “Sakinelerin direniş mücadelesi bugün Şengal'de ve Kobanê'de büyüyerek devam ediyor. Kürt kadınları oldukları her alanı Sakinelerden aldığı direniş kültürü ile örgütlüyor. Paris'te gerçekleşen katliamın üzerinden iki yıl geçti, ama öfkemiz, tepkimiz ve adeta arayışımızın sürdüğü, katliam aydınlatılıncaya kadar da devam edeceğini belirtiyoruz” dedi.

KARS: DÖKH Kars bileşenleri ise, DBP Kars İl Örgütü önünden, At Heykeli'ne doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Cansız, Doğan ve Şaylemez'in fotoğraflarının bulunduğu pankartı taşıyan kitle, sık sık ''Jin jiyan azadî'', ''Şehîd namirin'' sloganları attı. Yürüyüşün ardından konuşan DBP Kars İl Eş Başkanı Şengül Mehmetoğlu, Sakine ve yoldaşlarının yaşamlarının her dönemini özgürlük ve demokrasi mücadelesine hiçbir çıkar gözetmeden kahramanca adayarak, kadın kurtuluş ve özgürlüğünün sembolleri ve yol açıcıları olduğunu söyledi.

Basın açıklamasının ardından kitle yürüyüş halinde DBP il binasına geçti.

IĞDIR: Iğdır'da DÖKH bileşenleri tarafından DBP il binası önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Cansız, Doğan ve Şaylemez'in fotoğraflarının bulunduğu pankartın açıldığı açıklamada konuşan DÖKH aktivisti Saniye Çark, “Paris'te kadın yoldaşlarımızın katliamı bilinçli olarak planlı ve örgütlü gerçekleştirildi. Açık ki bu katliamı gerçekleştirenler Önderliğimiz tarafından başlatılan yeni sürecin gelişmesini ve Kürt sorununun çözüme kavuşmasını istemeyen kesimlerdi. Bu katliamın katilleri ortaya çıkıncaya kadar da demokratik eylemlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

Basın açıklamasının ardından kitle dağıldı.

VARTO: Varto'da Kadın Meclisi tarafından, DBP ilçe binası önünden Belediye İş Hanı'na kadar yürüyüş düzenlendi. "Paris katliamını lanetliyoruz" pankartı ve 3 Kürt kadın siyasetçinin posterlerini taşıyan kitle, sık sık, "Bijî Serok Apo", "Güneşin yoldaşları ölümsüzdür", "Katil AKP hesap verecek" sloganları attı. Saygı duruşunun ardından kitle adına konuşan DBP İlçe Eş Başkanı Fevziye Erdemirci, Paris katliamının kadın öncülüğündeki Kürt ulusal mücadelesine karşı düzenlenen bir komplo olduğuna vurgu yaptı. Erdemirci, "Bu komplo AKP, Avrupa ve Fransa hükümetinin iradesinden bağımsız gelişmemiştir. Aksi durumu iddia edenler bu katliamı hızlı bir biçimde aydınlatmalı, Kürt halkına hesap vermelidir" dedi.

Yapılan açıklamanın ardından kitle 7 Ekim Kobanê serhildanında polis tarafından katledilen Hakan Buksur'un öldürüldüğü alana kadar "Hakan Buksur ölümsüzdür", "Katil devlet hesap verecek" sloganları ile yürüdü.

ic2-001.jpg

 

Yorum Ekle