30 yıla yaklaşan görev süresiyle sarayın girişinde bilet kesen değil, zamanı karşılayan İbrahim Önay, artık bu tarihi yapının yaşayan bir parçası haline geldi.
Taşın Soğuğuna İnat Bir Gülümseme
İshak Paşa Sarayı’na gidenlerin karşısına çıkan ilk sima olan İbrahim Önay, ziyaretçiler için sadece bir görevli değil; sarayın "ilk cümlesi" olarak nitelendiriliyor. Kışın -30 dereceleri bulan dondurucu ayazından, yazın kavurucu sıcağına kadar her mevsim aynı kapı eşiğinde duran Önay, binlerce insanın hafızasında derin izler bıraktı.
Bilet Değil, Hatıra Kesiyor
Geleneksel bir memuriyetin ötesinde, her gelene "Ben sizi tanıyorum" der gibi bakan gözleri ve samimi yaklaşımıyla İbrahim Önay, sarayı ziyaret edenlerin sadece fotoğraf karelerine değil, gönüllerine de girdi. Onun için söylenen şu sözler aslında durumu özetliyor:
"Sarayın resmi bir tarihi vardır belki ama yaşayan hafızası İbrahim Önay’dır. Taşlar konuşmadan önce onun gülümsemesi sizi karşılar."
Onun tezgahından kimler geçmedi ki? Yeni evli çiftlerin en mutlu anları, bastonuna yaslanmış yaşlıların hüzünlü bakışları, dünyanın öbür ucundan gelen turistlerin şaşkınlığı... İbrahim abi, hepsine aynı nezaketle kapıyı açtı. Bugün saraydan ayrılan her turistin cebinde bir bilet olsa da, kalbinde o kapıdaki sıcak karşılamanın izi kalıyor.
Doğubayazıt’ın bu sessiz tanığı, İshak Paşa Sarayı’nın sadece taşlardan ibaret olmadığını, içindeki insan ruhuyla yaşadığını her gün yeniden kanıtlıyor.