Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD), Asrın Hukuk Bürosu ile Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV) yöneticisi ve üyesi avukatlar, Cizre'de dünden bu yana bulundukları inceleme ve gözlemlerini kamuoyu ile paylaştı.
Kurumlar adına ortak açıklamada bulunan ÖHD üyesi Av. Züleyha Gülüm, Cizre'de yaşanan hak ihlallerini incelemek üzere ilçeye geldiklerini söyledi.
'Cizre'de yaşananlar tüm Türkiye'yi ilgilendiriyor'
7 Haziran seçimlerinin ardından birçok yerde saldırıların geliştiğine işaret eden Gülüm, saldırıların özellikle doğuda yoğunlaştığını söyledi.

Cizre'de sokağa çıkma yasağı kararının alınması ile birlikte insanların katledilmeye başlandığını söyleyen Gülüm, ilçede yaşananların büyük bir tehdit olduğunu aktardı.
Gülüm, "Cizre'de yaşananlar sadece Cizre'yi ilgilendirmiyor. Tüm Türkiye'yi ilgilendiriyor. Burada yaşananlara bu duyarlılıkla yaklaşmak gerekir" dedi.
'Hiçbir şekilde sağlık hakkı ve yaşam hakkı engellenemez'
Şırnak Valiliği'nin aldığı sokağa çıkma yasağının ardından Cizre'de yaşayan 100 bini aşkın kişinin yaşam, sağlık ve konut hakkının çiğnendiğini dile getiren MHD Eş Genel Başkanı Kadir Güner de, "5442 Sayılı Kanunu"na göre, hiçbir şekilde sağlık hakkı ve yaşam hakkının engellenemeyeceği üzerinde durdu.
Güner, "Olay anında yaralananların yaralarının sarılması ve tedavisi hiçbir şekilde sağlanmadığı gibi yaralılar polisler tarafından tehdit edilmiş. Telefonlar çekmediği için ambulanslar çağrılamamış, gelen ambulanslar da polislerce engellenmiş" diye konuştu.
'Saldırılarla Cizre halkı sindirilmek istendi'
Sokağa çıkma yasağı kararına uymayanların ölümle karşı karşıya kaldığını dile getiren ÖHD Genel Merkez Eşbaşkanı Ömer Güneş ise halkın yaşamsal ihtiyaçlarını sağladığı fırınlar, depolar, dükkanlara dahi saldılar yapıldığına dikkat çekti.
"Tüm saldırıların temel amacı Cizre halkını sindirmekti" diyen Güneş, binlerce insanın 9 günü tehdit altında geçirdiğini kaydetti.
