SON DAKİKA

HDP 'askeri vesayetin' araştırılmasını istedi

HDP 'askeri vesayetin' araştırılmasını istedi 23 Mart, 2015 10:52 Güncelleme: 23 Mart, 2015 10:52 HDP 'askeri vesayetin' araştırılmasını istedi

ANKARA - Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili İdris Baluken, Türkiye'de asker-siyaset ilişkisinin yeniden düzenlenerek bu hususta demokratik bir rejimin gereklerinin yapılması ve askerin siyasete dâhil olmasının önüne geçilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması için teklifte bulundu. Teklifin gerekçesinde, Türkiye siyasi tarihinde demokrasi tartışmasının var olduğu sürece Türkiye'de asker-siyaset ilişkisinin de aynı paralelde süreceği belirtilerek, Türkiye'de askerin siyaseti dizayn etme gücü ve istencinin, Türkiye siyasi tarihi ile aynı yaşta olduğu ifade edildi.

'Her darbede onlarca yıl geriye gidildi'

Çok partili siyasi hayata geçiş ile beraber Türkiye'de askeri darbelerin başladığına dikkat çekilen Meclis araştırması teklifinde 1960, 1971, 1980 askeri darbelerinin yanı sıra 28 Şubat darbe süreci ve sonrasında siyaseti dizayn etmeye dönük askeri yetkililerin açıklamalarının çerçeve açısından bir darbe gerçekleştirme gücünün veya istencinin zuhur etmesi sonucunu doğurduğuna vurgu yapıldı. Teklifin devamında, "Bu darbe süreçlerinde, on binlerce insanımız yaşamını yitirmiş, siyasetçiler hatta bazı askerler de darbeci zihniyetin pratikleri ile yaşamını yitirmiştir. Ekonomik, politik olarak Türkiye her darbe sürecinde onlarca yıl geriye gitmiştir" ifadelerine yer verildi.

2000'li yıllarda hız kazanan Avrupa Birliği sürecinin, dünya konjonktürünün askeri darbeleri mahkûm eden genel yaklaşımının, Türkiye toplumunun askeri darbelerle yüzleşme açısından ortaya koyduğu tavır gibi birçok sosyolojik ve siyasi sebebin, Türkiye'de ordu-siyaset ilişkisinin tartışılmasına vesile olduğuna vurgu yapılan gerekçede, "Bu dönemde e-darbe gibi darbe istençleri ortaya çıksa da toplumdan doğru güçlü bir darbe karşıtı kamuoyunun oluşması ve sivil siyasetin savunulması, çeşitli girişimlerin boşa çıkmasında başat aktör olmuş, bu sürecin doğal sonucu olarak sivil siyasetin toplum içerisindeki meşruiyeti artmıştır" denildi.

TSK'nın siyasete müdahale etme ve biçimlendirme yaklaşımının tarihselliğinin bu şekilde olduğu belirtilirken, özellikle Ergenekon ve Balyoz Davaları ile birlikte ordunun siyasetteki yerinin demokratik rejimlerde olduğu gibi bir zemine oturduğunun bazı çevreler tarafından ifade edilmeye başlandığı ifade edildi.

'AKP'nin yaklaşımları sokak eylemlerine neden oldu'

TSK'nın Ergenekon ve Balyoz darbelerinden 2014 yılının son çeyreğine kadar süren sessizliğinin, çözüm sürecinin ikinci yılında farklı bir hale dönüştüğüne vurgu yapılan gerekçede, "Çözüm süreci ile ilgili Meclis'ten çıkan 'çerçeve yasa' sonrası hızla adımların atılması beklenirken Kobanê'de IŞİD adlı çetenin saldırılarına direnen halka destek verilmesi amacıyla koridor talep edilmesine AKP hükümetinin olumsuz yaklaşması sokak gösterilerine sebep olmuştur. Sokak gösterilerinde kamu görevlilerinin silahlarından çıkan ateşle insanların yaşamını yitirmesi gerginliği arttırmış ve çözüm sürecini olumsuz etkileyecek bir düzeye gelmiştir. Tam böylesi bir süreçte Türkiye'de Sokak eylemleri ve şehir içlerinde gerçekleşen bazı karanlık olaylara ilişkin TSK peşi sıra açıklamalar gerçekleştirmeye başlamıştır" değerlendirilmesinde bulunuldu.

'Ordunun siyasete müdahalesi sürüyor'

Türkiye'de ordunun siyasi ve sosyal yaşama müdahale etme durumunun her dönem olduğu gibi yakıcılığını sürdürdüğüne dikkat çekilen gerekçede, "AKP iktidarının orduyu gerilettik söylemine karşı ordu ile geçici bir sessizlik ittifakı yaptığı açığa çıkmaya başlamıştır. Nitekim Süleyman Şah Türbesi'nin Rojava'nın Eşme Köyü'ne taşınması öncesi ve sonrasında gelişen diyalog ve pratikler Türkiye'de yeni siyaset yollarının açığa çıkmasına ruh kazandırmıştır" ifadelerine yer verildi.

'Türkiye'nin normalleşmesi için…'

Türkiye'nin normalleşmesi, demokrasi normlarının oturması, hukuk devletinin ilkelerinin yerine getirilmesi, asker-siyaset ilişkisinin belirgin bir şekilde normalleşmeyle uyum sağlaması için yapısal çözümlerin bulunmasının elzem olduğuna işaret edilen gerekçede, son olarak şunlar kaydedildi: "Tüm bu süreci araştıracak, gerekli adımları atacak kurum Meclis'tir. Bu kapsamda bir Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz."

Yorum Ekle