1981 yılında Ağrı'da doğan, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını memleketinde geçiren yazarımız Halil İbrahim POLAT'ın Aşkın Zamiri&Yusuf ile Züleyha isimli romanı Granada Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde okurların beğenisine sunuldu.
1981 yılında Ağrı'da doğan, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını memleketinde geçiren yazarımız Halil İbrahim POLAT'ın Aşkın Zamiri&Yusuf ile Züleyha isimli romanı Granada Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde okurların beğenisine sunuldu.
Kitapta; Hz. Yakub'un çocukları arasında baş gösteren kıskançlık tohumlarının neticesinde kuyuya atılan Yusuf'un, kervancılar tarafından Mısır Sarayı'na köle olarak satılmasından, burada Züleyha'nın ilgisine mazhar oluşuna, Mısır Azizi Potifar tarafından Züleyha'nın hevesi uğruna zindana atılışına ve kendisine peygamberlik hak oluşuna, oradan da Mısır Azizliği'ne giden yolu tarihi gerçekler ve kronolojik bir sistemle ele alınmıştır. Tarihi roman hüviyetindeki bu kitap Hz. Yusuf ile Züleyha kıssasından yola çıkarak, karakterlerin derinlemesine ele alındığı ilk roman denemesi olarak kayda geçmiştir.
(Tanıtım metninden)
Unutmak, insana zamanın bir lütfu olabilirdi. Gel gör ki; unutmak için o araf vadisinde yürümek, kalbin şüphesini kanırtmak, çamurdan bir alev gibi konuşmak inşirahı getirmiyordu. İnsanlığın ve elemin tarihi bunu hep böyle yazmıştı. Allah, insanlara anımsamanın kederli suyundan içirmişse de yanında acıyı hafifleten alışma fikrini de bahşetmişti.
Züleyha, Yusuf'u unutmak için çıktığı bu yolculukta, her anını ona bağlayan mutlak gerçeğin soluğuna düğümlenmişti. Onu yâd etmediği herhangi bir incir meseli, bir papirüs harfi, bir bozgun sonrası sayrılığı yoktu. Onu düşünmediği bir nota yoktu sazın dilinde. Ona karmadığı bir yıldız, onu duymadığı bir rüzgâr iniltisi, onunla düşmediği bir serenad fikri yoktu. Olamazdı. Çünkü unutmak, unuttum demekle gerçekleşen bir duygu yitimi değildi.
Kürekler denizi dövüyordu, daha önce hiç tadılmamış hüzünler Züleyha'nın içine demirleniyordu. Gemiler, filikaların yolunu yüzüyordu. Züleyha'ya, Yusuf'un yolları görünüyordu. Gece, göğün altında bir ağustos böceği gibi hüzne bölüyordu kendini. Züleyha'ya aşkın kahırlı tümceleri kalıyordu. Piramitler, firavunların ah'ını bağırıyordu. Züleyha, bir ah ağacının gölgesine buruluyordu. Güller, bahara açıyordu yüzlerini. Züleyha, bir bülbül şarkısını ömrüne sarıyordu.
Halil İbrahim Polat'ın bundan önce yayımlanmış iki kitabı daha bulunmaktadır. Bunlardan ilki olan Uzak Su isimli şiir kitabı ülkenin en önemli şiir ödülü olarak addedilen ve Varlık dergisi tarafından düzenlenen Yaşar Nabi Nayır şiir ödülüne (2010) değer görülmüştür.
İkinci şiir kitabı, Sonrası Yaz ise 2011 yılında Homeros Şiir Ödülü'ne değer görülerek Granada Yayınları tarafından kitaplaştırıldı.Şiirleri bir çok dergi, yıllık ve antolojilerde yer aldı. Şiir üzerine poetik metinler kaleme aldı. Halen Üsküdar'da yaşıyor ve Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde doktora çalışmasını sürdürüyor.