KADİR KAYA / YÜKSEKOVA HABER
HAKKARİ - Eğitim-Sen MYK üyesi ve Basın Yayın Sekreteri Mesut Fırat, AKP hükümetinin devletin tüm kurumlarında olduğu gibi Milli Eğitimde de kadrolaşmaya devam ettiğini, Müdürlerin atama mülakatlarında yapılan kadrolaşmanın Eğitim-Bir Sen'in referanslarıyla yapıldığını ileri sürerken, haklarındaki iddialarla ilgili açıklama yapan Memur-Sen Hakkari Temsilcisi Nihat Gür ise, Milli Eğitim Mülatanı komisyonunda 4 kişinin yer aldığını, bunlardan ikisinin Eğitim-Sen üyesi olduğunu belirtti.
Kesk'e bağlı Eğitim-Sen Hakkari Şubesi tarafından dün Milli Eğitim Müdürlüğündeki kadrolaşmaya karşı düzenlenen ve olaylı biten yürüyüşün ardından 7 Sendikacının yaralanmasıyla sonuçlanan olayların ardından Eğitim-Sen'e destek amaçlı kente gelen Eğitim-sen MYK üyeleri ve Eğitim-Sen Van Şubesi yetkilileri, dün polisin Eğitim-Sen'li üyelere yaptıkları sert müdahaleyi kınadı. KESK Hakkari Şebeler Platformu salonunda düzenlenen basın açıklamasına; Eğitim-Sen MYK üyesi ve Basın yayın Sekreteri Mesut Fırat,Eğitim-Sen Merkez Kadın Sekreteri Ebru Yiğit, Van Eğitim-Sen Şube Eş Başkanı Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Eğitim-Sen örgütlenme Sekreteri Kerem Ağçakaya, Eğitim -Sen Hakkari ŞYubesi eş başkanları şükran Sönmez ve Süleyman Aşkan ile üyeler katıldı.
Eğitim-Sen MYK üyesi Mesut Fırat, Eğitim-Sen Hakkari Şubesinin Mili Eğitim Müdürlüğündeki kadrolaşmayakarşı dün düzenledikleri yürüyüşte polisin yaptığı sert müdahalenin ardından çeşitli yerlerinden yaralanan 7 Sendikacıya destek amaçlı geldiklerini belirtti.
'BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI EMEKÇİLERE YAPILAN SALDIRIDAN SORUMLUDUR'
Fırat,"AKP hükümeti devletin tüm kurumlarında olduğu gibi Milli Eğitimde de, kadrolaşmaya devam ediyor. Müdürlerin atama mülakatında yapılan kadrolaşma ve Eğitim-Bir Sen'in referansları ile atama yapılmasına karşı en demokratik hakkını kullanan eğitim emekçilerine karşı polis saldırmış ve 7 eğitim emekçisi arkadaşımız plastik mermli ile yaralanmıştır.Ağzını her açtığında savaş dili ile konuşan , emekçilerin haklarına saldıran ve polise sınırsız yetki veren Başbakan ve Cumhurbaşkanı yapılan bu saldırıdan sorumludur.Müdür atamalarındaki mülakat (torpil) ile kendi kadrolaşmasını yaratan AKP Urfa'da olduğu gibi her geçen gün teşhir oluyor. Teşhir oldukça yapılan kadrolaşma ve Milli Eğitim Müdürlüklerinin Eğitim-Bir Sen Şubesi gibi çalışması balçıksa sıvanamaz hale geldikçe saldırganlaşıyor.İleri demokrasi yalanlarıyla sürekli halkı oyalayan hükümet ve onun polisi plastik mermiler, tazyiki su ve gaz bombalarıyla hedef gözeterek üyelerimize saldırmış 7 kişinin ağır, onlarca kişinin de hafif şekide yaralanmasına neden olmuştur. AKP tarafından son çıkarılan kamu Güvenlik yasasının amacına uygun şekilde sokaklar polis hakimiyetine geçirilmiştir.Müdürlük mülakatında Milli Bir-Senli okul Müdürü 99.6 puanla Türkiye birincisi olurken, Eğitim-Sen'li Müdürler bakanlık başarılı belgesi olmasına rağmen 'Yeterli puan almadığı' iddia edilirek atama dışı bırakılmıştır. Eğitim-Sen olarak yapılan saldırının hükümet başta olmak üzere Vali, Emniyet müdürü ve tüm Mülki amirleri sorumluluğunde gerçekleştiğinin farkındayız" dedi.
GÜR: OKULLAR YAKILIP YIKILIRKEN NEDEN EĞİTİM SEN AYNI DUYARLILIĞI GÖSTERMİYOR
Öte yandan Eğitim-Sen'in bu iddilarını yaptığı basın açıklamasıyla cevap veren Memur-Sen Hakkari Temsilcisi Nihat Gür ise, söz konusu malakatta 4 üyenin bulunduğunu, bunlardan ikisinin Eğitim-Sen'li üyeler olduğunu dile getirdi.
Gür, "Sendikamızın başarıları ve kazanımları ile kendi başarısızlıklarını örtmek adına iftirada mahir sendika yine işbaşında. Kamuoyunun yakından bildiği gibi mesnetsiz iftiralar üzerinden sendikamıza yönelik suçlama alanı oluşturma çabaları ilk defa gerçekleşmiyor. Memur-Sen olarak haksız, mesnetsiz itham ve iftiralara karşı sessiz kalmamız asla beklenemez.Memur-Sen yöneticilerinin Kobane için terörist dedikleri iftiradır, MEMUR-SEN genel merkezi olarak 10.000 adet battaniye ve çeşitli ihtiyaç malzemelerinden oluşan toplam 200 bin TL lik yardım Kobane muhacirlerine teslim edilmiş ve bu yardımlar devam etmektedir. Biz de buradan haykırıyoruz; Kobane mazlumdur, hak ve onur yüklü direnişin kalesidir. Daha önce de Hakkari de ki mütedeyyin sivil toplum kuruluşları, buna Hakkari Memur-Sen ve bileşenleri dahil olmak üzere Şengal ve Kobane için basın açıklamamızı halkımız ile paylaşmıştık. İŞİD zulüm ve terörizmde nasıl ki İsrail'in siyam ikizi ise, Kobane'de mazlumiyet ve direniş olarak Gazze'nin kardeşidir. Ayrıca kutsal Kobane direnişini sıradan bir müdürlük mülakatına indirgeyen zihniyeti tasvip etmiyor ve kınıyoruz. KESK'in hayattaki her sosyal olumsuzluğu alakası olmadığı halde getirip Kürd halkının mazlumiyeti ile bağdaştırma zihniyeti ne yapmaya çalışıyor anlamış değiliz" dedi
Gür, Çocukların nitelikli bir eğitim alması fikrinde hem fikir oldukları malum sendika, kentteki okulların geleceğe zarar verilecek bir şekilde yakılıp yıkılırken bu duyarlılığını neden sergilenmediğini sordu.
Gür, "Ben merkezli zihniyeti ile bir koltuk sevdası için bu eylemleri yapan sendika; nitelikli bir eğitimi verecek kadronun kendi sendika yandaşları olduğu fikrini topluma dayatmaya çalışıp, kendilerini dev aynasında mı görmektedirler. Hakkari eğitimi için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan Milli Eğitimin değerli Yöneticilerine de Milli Eğitimdeki iki üç yönetici ifadesini kullanan zihniyet öncelikle kendilerini teraziye koysun ve insanları hedef göstermekten vazgeçsinler.
'MÜDÜRLÜK MÜLAKAT KOMİSYONUNDAKİ 2 ÜYE EĞİTİM-SEN'Lİ'
Müdürlük Mülakatı Komisyonuna baktığımız zaman sendika üyesi bakımından komisyonda 2 Eğitim Bir-Sen 2 Eğitim-Sen ve 1 sendikasız komisyon üyesi olduğu nettir. Buna rağmen malum sendika kendi başarısızlıklarını komisyon üzerinden temizlemeye çalışıp, komisyon üyesi olan kendi sendika üyelerine bile güvenmediklerini açıkça göstermişlerdir.Hukukun evrensel ilkesinin, insan hak ve onurunun bizim için son derece önemli olduğu bilinmelidir. Diğer taraftan sendikamızın hükmi şahsiyetine, itibar ve saygınlığına yönelik gerek kişi gerekse kurumlarca zedeleyici hareketlere karşı tavizsiz duruşumuz da herkesin malumudur. Üyemiz olsun olmasın bütün eğitim çalışanlarının kişilik haklarına, temel hak ve özgürlüklerine saygı duyduğumuz,insan hak ve hürriyetleri için mücadele ettiğimiz itiraz edilemeyecek bir gerçekliktir. Aksi yönde kanaat oluşturmaya yeltenenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır.Malum sendikanın tüm iftira ve karalamalarına rağmen demokratik haklarını dile getiren eğitimci arkadaşlarımıza yapılan müdahaleyi tasvip etmediğimizi belirtmek isteriz" diye konuştu.