SON DAKİKA

Ezilenlerin direnişini devletin şiddeti ile eşitlemeyesiniz!

Katliama karşı sokağa çıkan bir halkın öfkesi ile devletin organize şiddetini bir tutamazsınız! 16 Ekim, 2014 04:18 Güncelleme: 16 Ekim, 2014 04:18 Ezilenlerin direnişini devletin şiddeti ile eşitlemeyesiniz!

AKP Kürt halkına karşı savaş ilan etmişken ne yazık ki yine tüm şiddetin sorumlusu yine şiddete maruz kalan halk olarak gösterilmeye çalışıldı.

Geçtiğimiz hafta AKP hükümeti Özel Harp Dairesi ile birlikte adeta 6-7 Eylül'ün bir benzerini yaşatmaya çalıştı. Önceden silahlandırılmış insanlar kontr-gerilla ile birlikte Kürt halkının ve Kobanê için sokağa çıkanların üzerine ateş açtı.

İHD'nin raporuna göre 46 kişi öldü, yüzlere tutuklu, yüzlerce yaralı…

Kürt insanların evleri taşlandı, işyerleri ateşe verildi, eylem yapan insanlar linç edilmeye çalışıldı…

Bu olaylardan sonra AKP hükmeti sözcüleri ve kendini her şeyden sorumlu kişi olarak atayan Recep Tayyip Erdoğan isebu linç saldırı karşısında HDP'yi ve kendini korumaya çalışan halkı sorumlu tuttu.

Kobanê direnişi başladığından beri Kürt halkı dikkatleri Kobanê'ye çekmeye çalışıyor.  Bunun karşısında hükümet ise Kobanê'nin ağı rIŞİD tehlikesi altında olduğu zamanlarda sanki müjdeli haber verir gibi “Kobanê düştü düşüyor” diyor!

Emniyet IŞİD'e sadece bir unsur, PYD'ye ise terör örgütü diyor. Tüm hükümet yetkilileri IŞİD'i değilde, IŞİD'e karşı tüm insanlık adına direnenleri terör örgütü olarak anlatıyor.

Bakanlar, 'IŞİD en azıdan işkence yapmıyor', diyerek IŞİD güzellemesi yapıyor.AKP şak şakacısı medya ise 'Kobanê'de artık sivil yok' diyerek' IŞİD Kobanê'ye girerse ve oradaki herkesi öldürse sorun olmaz çünkü oradakiler ölmeyi hak ediyor' demeye getiriyor…

Bu iki hafta, Türkiye'nin Rojava konusunu çözüm süreci dışında tutma politikalarının patladığını bir kez daha gösterdi.

Son gelişmelerin 'devletin kendi sınırlarını görmesine yol açtığını' belirtmek gerekir. Devlet halkla karşılaşma riskinin ne olduğunu bir kez daha gördü. O yüzden de 'kuduz köpek' gibi davranıyor.

Madem böyle konuşuyorsun, yeni yasalar çıkartarak daha fazla şiddet uygulamayı önüne koyuyorsun;  neden eylemler başladığı anda senin has adamın Hakan Fidan Öcalan'ın yanına koştu?

Çünkü AKP hükümeti çaresiz; Kobanê'ye bir şey olursa ne olacağını gördü .Ülkede hayat durdu, 6 ilde OHAL kararı alındı, ciddi ekonomik kayıp var. Halkın yüzde 70'inin sokağa indiği kimi ilçeler, devlet yöneticileri açısından kendi güç sınırlarına işaret etti.

Halk bir bütün halinde sokaklara indi. Başından beri anlatmaya çalıştığımız şey oldu;  'Kobanê düşerse Türkiye yanar'söylemi gerçek oldu.

Yani, Kürt halkı ve devrimci demokrat güçler, Topyekûnkatliam çağrısına karşı topyekûn direniş ile karşılık verdi. Ancak bu zamana kadar tüm haklarını direnerek elde etmiş bir halka,katliama karşı durduğu için provokatör dendi!

Halk, can havli ile katliama karşı koymaya çabalarken, asla birleşmez denilen kesimler bir konuda yine ortaklaştı; HDP hatalı ilan edildi. AKP'ninkalemşorları, birçok ulusalcı ve liberal yazar otobüslerin zarar görmesini Kobanê'de binlerce insanın katledilmesinden daha fazla önem atfetti; HDP'nin sokağa çıkın çağrısı ise ölümlerin nedeni ilan edildi.

Sen bir halkı katledeceksin, sokak ortasında vuracaksın, akrabalarının tecavüzcü, katliamcı IŞİD çetelerince katledilmesine adeta sevineceksin, IŞİD zulmünden kaçan yakınlarını sınır kapılarında bekleterek kan kaybından ölmesini sağlayacaksın ve sonrada o insanların sokaktaki eylemlerini devletin şiddeti ile eşitleyeceksin.

Olmaz efendiler!

Katliama karşı sokağa çıkan bir halkın öfkesi ile devletin organize şiddetini bir tutamazsınız! Üstüne basa basa söylemek gerekirse; şiddet baskının karşısında ortaya çıktığında kurumsallaşmış şiddetin reddidir ve ezilenlerin şiddeti meşrudur!

 

Yorum Ekle