Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türkiye Tabipler Birliği (TTB), "Savaşa inat barış hemen şimdi" şiarıyla 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Sıhhiye Meydanı'nda "Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi" düzenliyor.
Konuya ilişkin TMMOB Genel Merkezi'nde ortak basın toplantısı düzenleyen emek ve meslek örgütleri, mitinge katılım çağrısı yaptı.
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse ve TTB Genel Sekteri Özden Şener'in yer aldığı toplantıda TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı açıklama yaptı.
Soğancı, 35 yıldır yaşananların Kürt sorununun savaş politikalarıyla çözülmeyeceğini kanıtladığını ancak Saray'ın hırsı yüzünden Türkiye'nin, yine yoksul halk çocuklarının yaşamını yitirdiği bir savaşa çekilmeye devam ettiğini söyledi.
'Bu savaş halkların değil, Saray'ın savaşıdır'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimler öncesi "400 vekil vermezseniz kaos olur" şeklindeki konuşması hakkında Soğancı, "Hangi tarafta olursa olsun yoksul halk çocuklarının hayatını hiçe sayanlar, 90'lı yılları aratmayan OHAL ve sıkıyönetim düzeni ile çocuk, yaşlı demeden sivil yurttaş katliamlarının altına imza atanlar ne kadar uğraşsalar da, bu savaş, halkların savaşı değildir. Bu savaş, otoriter faşizan rejimini ilelebet sürdürmeyi planlayan AKP'nin 7 Haziran seçimlerinden umduğunu bulamayıp kaos için düğmeye basan Saray'ın savaşıdır" diye konuştu.
'Barış'a ses vermeye çağırıyoruz'
Barış isteyen herkese 10 Ekim'de Sıhhiye Meydanı'nda toplanma çağrısı yapan Soğancı, "Gelin savaşa karşı barışı; baskı şiddet ve zora karşı özgürlükleri ve demokrasiyi; yolsuzluğa, hırsızlığa ve sömürüye karşı emeğin mücadelesini yaşamın her alanında birlikte yükseltelim. Gelin her ölümün bizi birbirimizden daha uzağa savurmasına izin vermeyelim. Gelin bir saniye bile ertelemeden barışa ve kardeşliğe birlikte sahip çıkalım" dedi.
DİSK Genel Başkanı Beko ise, AKP tarafından Ankara ve İstanbul'da düzenlenen "teröre lanet" mitinglerinin AKP'nin 1 Kasım seçim çalışmaları olduğunu söyleyerek, "Biz kimsenin adayı değil. Sadece barışın adayıyız. Bizim içimiz kan ağlıyor, halklarımız öldürülüyor. Gelin hep birlikte bu savaşı durduralım" çağrısında bulundu.