Hastanenin Bünyesinde Fiziksel ve Tıp Rehabilatisyon birimi halkın hizmetine açılmıştı. Açılan ünitede bir çok yenilikler yapılarak ünitenin halka hizmet vermede daha verimli bir hale getirildi.
Doğubayazıt Doç. Dr. Eryılmaz Devlet hastanesi Baş Tabibi Op. Dr. Cerrahi Uzmanı Esra Dişçi'nin girişimleri sonucu gerçekleştirilen Fiziksel ve Tıp Rehabilatisyon biriminde bir çok yeniliklere yer verilerek buranın halka hizmette daha rantabilite haline getirildi.
Ayrıca Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Uzm.Dr. Ahmet Çapar, fizyoterapistlerimiz Mahir Aşut ve Sadettin Küçüköksüz, fizyoterapi teknikeri Zuhal Kahraman ile burada görev yapan yardımcı sağlık personeli ile bu ünite halka hizmet vermede büyük bir çaba içerisindedirler.

FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON NEDİR?
Çeşitli hastalıkların tedavisinde fiziksel araçların ve egzersizlerin kullanılmasını içeren fizik tedavi ile hastalık veya kaza sonucu sakatlığa uğramış bireyin, geride kalan yeteneklerini ve gücünü kullanarak bu kaybını telafi edebilmesinin sağlanması olan rehabilitasyon, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Bu tıp dalı, insanlara ağrısız, özgür hareket etme olanağı vermeyi, yaşam kalitelerini yükseltmeyi ve günlük yaşamlarında bağımsız olabilmelerini amaçlar. Tedavisinde fiziksel araçların ve egzersizlerin kullanılmasını içeren fizik tedavi ile hastalık veya kaza sonucu sakatlığa uğramış bireyin, geride kalan yeteneklerini ve gücünü kullanarak bu kaybını telafi edebilmesinin sağlanması olan rehabilitasyon, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Bu tıp dalı, insanlara ağrısız, özgür hareket etme olanağı vermeyi, yaşam kalitelerini yükseltmeyi ve günlük yaşamlarında bağımsız olabilmelerini amaçlar.
FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON POLİKLİNİĞİMİZDE UYGULANAN TEDAVİLER
AĞRI TEDAVİSİ
GİRİŞİMSEL AĞRI TEDAVİSİ
KUPATERAPİSİ

İbn-i Sina'dan Hipokrat'a, mısır rahiplerinden tibet üstatlarına kadar herkes uyguladı, uyguluyor. 3000 yıllık bir tedavi. Günümüzde tüm dünyada şifa dağıtmaya devam ediyor. Bizde babaanne icadı denir, bardak çekmedir aslında. Omurganın yanlış kullanımı, yoğun çalışma temposu, stres, kaza, soğukta kalma sonucunda o bölgedeki kan dolaşımı bloke olur. Laktik asit ve ağrı yapıcı toksinler birikir ama bedenden atılamaz. Kas gevşetici ilaç ve pomatlar, spazmdan kaynaklı durgun kan dolaşımı sebebiyle sorunlu bölgeye ulaşamaz.
Kupa terapisi, eşi olmayan bir etki göstererek sizi bu bedensel yükten ve esaretten kurtarır. Kupa terapisi tek bir seansta 5 masaj seansı etkisi gösteren temel bir şifa sistemidir. Hastalıktan kurtulma veya sağlığı koruma amacıyla atık maddelerin yoğun olarak toplandığı belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal veya ince damarlardan kirli kanın alınmasıyla tedavi uygulanıyor. Kupa terapisi hemofili, hipertansiyon gibi kan hastalıkları, artrit dahil olmak üzere romatizmal rahatsızlıkları iyileştirmek için kullanılıyor.
AKUPUNKTUR TEDAVİSİ

Hastalıkların tedavisi amacıyla yaklaşık 4000 yılı aşkın süredir Çin ve diğer Uzakdoğu ülkelerinde uygulanan akupunktur, bugün Almanya, Avusturya, Fransa ve Amerika gibi birçok batı ülkesinde de yaygın olarak kullanılıyor. Vücut üzerinde bulunan belirli noktalara iğne batırmak suretiyle uygulanan akupunktur ağrı azaltıcı, iyileştirici ve bağışıklık sisteminde düzenleyici etkisiyle birçok hastalığın tedavisinde uygulanıyor. Metabolizma üzerindeki etkileri nedeniyle kilo kontrolünde de destekleyici bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor.
En yaygın olarak ağrı tedavisinde uygulanıyor
Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki akupunktur en yaygın olarak ağrı tedavisinde etkilidir. En çok bel ve boyun ağrıları, diz, omuz ve diğer eklem ağrıları gibi kas iskelet sisteminin ağrılı sendromlarının tedavisinde kullanılan akupunktur yöntemi, aynı zamanda migren tedavisinde de etkili oluyor. Akut ve kronik ağrı kontrolünün yanı sıra; stres, depresyon, uyku bozuklukları, psikosomatik hastalıklar, kaygı ve panik bozukluklar, kekemelik ve tiklerin tedavisinde, alerjik rinit, sinüzit ve cilt döküntülerinde, bulantı, kusma, midede asit fazlalığı, kabızlık ve ishal durumlarında, baş dönmesi (vertigo) ve kulak çınlamasında, inme sonrası felç tablosunun rehabilitasyonunda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılan bu tedavinin oldukça geniş bir uygulama alanına sahip olduğu biliniyor. Aşırı terlemeden tutun da, cinsel işlev bozuklukları ve kilo kontrolüne kadar birçok tedavide bu yöntem kullanılıyor ancak hastanın modern tıbbın bilimsel normları doğrultusunda değerlendirilmesi ve gerekli tetkik ve konsültasyonlarla kesin tanının mutlaka konmuş olması gerekiyor. Sebebi bilinmeyen hiçbir ağrı akupunkturla giderilmiyor.
KİNEZYOLOJİK BANTLAMA

Eklem problemlerinde fonksiyonu arttırmak-ağrıyı kesmek,kas ve diğer yumuşak doku problemlerinde de desteklemek-ağrıyı kesmek ve iyileşmeyi hızlandırmak için kullanılan klinik rijit bantlama yöntemi özel eğitim gerektiren bir manuel terapi yöntemidir.
Sıklıkla sporcu ve ortopedik rehabilitasyonunda kullanılan yöntem çok hızlı iyileşmeye ve hastanın şikayetlerinin azaltılmasına imkan verir. Hiçbir ilaç içermeyen özel bantlar manuel terapistler tarafından eklem ya da doku istenilen pozisyona getirildikten sonra o pozisyonun korunması ve tedavinin etkinliğinin sürdürülmesi amacıyla uygulanır.
Kinezyolojik bantlama Japonya'da yaklaşık 50 yıl önce geliştirilmiş fakat Avrupa ve Amerika'da olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda tanınmaya başlamış özel bir tedavi ve bantlama yöntemidir. Yöntem bel-boyun ve sırt ağrıları gibi çok sık rastlanan sağlık problemleri yanında ortopedik ve nörolojik problemler ile cerrahi sonrasında da kullanılabilen bir tedavi seçeneğidir ve her geçen gün kullanım alanı genişlemektedir. Kinezyolojik bantlama teorik olarak, cildi yukarı kaldırıp deri ile kasların arasındaki boşluğu artırmak ve bölgede oluşan basıncı hafifletmektedir. Yaralanma bölgesinde azalan basınç kan dolaşımının artışı ile sonuçlanır ve böylece lenfatik drenaj oluşur. Dolaşım sisteminde yaratılan bu etki yaralanma bölgesindeki gerginlik ve hassasiyetin giderilmesinin yanında bölgede deri altında var olan ağrı reseptörlerinin uyarılmasını da önler, böylece ağrısız hareket etme imkânı sağlanmış olur. Bantların esneyebilme özelliği yorgun, zayıf ya da yaralanmış kaslara fiziksel yardım oluşturmak üzere de kullanılmaktadır. Rijit bantlarda olduğu gibi herhangi bir ilaç içermez ve uygulayan fizyoterapistin özel eğitimini gerektirir.
NÖROLOJİK REHABİLİTASYON

Hemipleji veya İnme Nedir?
Hemipleji veya inme terimi, vücudun sağ ya da sol yarısında istemli hareketin kaybı ve felç anlamına gelir.
İnmenin Sebepleri Nelerdir?
İnme nedenleri arasında ilk sırayı beyin damarları ile ilgili hastalıklar alır. Kafa darbelerinden, beyin ameliyatlarından ve zehirlenmelerden sonra gelişebileceği gibi, beyin tümörü, mikrobik hastalıklarda da görülebilir.
İnme Nasıl Oluşur?
İnme, dünyada en sık karşılaşılan beyin ve sinir sistemi hastalıkları sorunudur. İnme çoğu kez, beyin damarlarında tıkanma ya da beyin kanamasına bağlıdır. Bu durum vücudun bir yarısında istemli hareket kaybı veya hareket azlığı, duyu bozukluğu ve ayrıca iletişim (konuşma) bozukluğu, görme alanı kaybı ya da algılama bozuklukları gibi nörolojik bulgulara neden olabilir.
Risk Faktörleri Nelerdir?
İnmeye neden olan risk faktörlerinin başında yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, sigara, yüksek kolesterol, şişmanlık, alkol, sedanter yaşam ve daha önce geçirilmiş inme gelmektedir.
Belirtileri Nelerdir?
Beyinde meydana gelen hasarın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak belirtiler de değişebilir. Örneğin beynin orta atar damarında meydana gelen bir kanama ya da tıkanma, en sık gördüğümüz, yüzü de içine alan, vücudun bir yarısında felç geliştirir. Felç kolda, bacaklara nazaran daha belirgindir. Çoğu zaman da buna konuşma ve görme bozuklukları gibi problemler de eşlik edebilir.
Tedavisi Nedir?
Tedavi, rehabilitasyon ekibi tarafından yapılmalıdır. Bu ekipte; beyin cerrahı, nörolog, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, fizyoterapistler, rehabilitasyon hemşiresi, ortez ve protez teknisyeni, iş ve uğraşı terapistleri, sosyal danışman ve psikolog bulunur.
Yapılan ilaç tedavisi, beyin kanaması veya tıkanması neticesinde beyin dokusuna verilen hasarı bir an önce en aza indirmek, ilerlemesini önlemek ve beyin işlevlerinin sürdürülmesini sağlamaktır. İlaç tedavisiyle hastanın durumu sabitlendikten sonra, sıra bu hastaların rehabilitasyon potansiyelini ortaya koymaya gelir. Örneğin hastanın genç oluşu, daha önce beyin hasarı gelişmemiş, algılama ve zihinsel problemleri gelişmemiş, idrar ve gaita problemi olmayan, görme alan bozukluğu olmayan, erken rehabilitasyon programına alınan, aile desteği olan, sosyoekonomik durumu yeterli olan ve kapsamlı bir merkezde tedavi gören hastaların tedavisinde başarı oranı daha fazladır.
Rehabilitasyonun amacı; bu kişilerin fiziksel, zihinsel ve toplumsal işlevini en üst düzeye ulaştırmaktır. İlke olarak rehabilitasyon çalışmaları olabildiğince erken başlatılmalı. Hastanın durumu bu süreci değiştirebilir. Rehabilitasyon çalışmalarının geç başlatılması bir takım komplikasyon dediğimiz, bu hastalığın seyrinde görülen ikinci hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur. Basınç yaraları, derin toplar damarlarda tıkanmalar ve iltihaplar, eklem sertlikleri, kemik erimesi, mesane ve barsak fonksiyon bozuklukları sayılabilir.
Rehabilitasyon çalışmaları, geleneksel yöntemler yani çeşitli eklem hareketleri, germe egzersizleri, kasların güçlendirilmesi ve hareketten oluşmaktadır. Bunları sağlamak için de bir takım teknik ve yöntemlerden yararlanılır. Bu tedaviler, liseden sonra 4 yıllık yüksek okul eğitimi alan fizyoterapistler tarafından yapılmaktadır.
ORTOPEDİK REHABİLİTASYON

Ortopedik rehabilitasyon, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında özelleşmiş bir alt birim olup kas iskelet sisteminde bir çok hastalığın tedavisinde kanıta dayalı bilimsel yaklaşımlarla tedavi seçenekleri sunar. Ortopedik rehabilitasyona uygun olan hasta fizik tedavi hekimi ve fizyoterapist tarafından değerlendirildikten sonra hastaya özel rehabilitasyon programı çizilir ve rehabilitasyon süreci hasta-fizyoterapist birebir çalışarak başlar. Tedavinin süresi ve yapılacak seans sayısı hastanın problemine gore değişkenlik gösterir.
Bel ve boyun ağrıları veya omuz ligamanlarında ilthiabi durumlar ortopedik rehabilitasyon ile başarılı tedavi edilir. El bileğindeki sinir sıkışmasına bağlı parmaklardaki uyuşmalar, diz, ayak bileği ve kalçada burkulmalar ve gerilmeler gibi sorunlarda ortopedik rehabilitasyon ile başarılı sonuçlar verir. Omurga cerrahisi geçirmiş olan hastalar ortopedik rehabiliasyon görmek zorunda çünkü omurganın eski hareketliliğini yeniden kazanması gerekir ve bu ancak hastalığa ve yapılmış cerrahinin tipine uygun seçilecek egzersizlerle mümkündür. Kalça ve diz protezi takılmış olan hastalar mutlaka ortopedik rehabilitasyon görmeli çünkü hasta eski hareket kabiliyetini kazanması için mutlaka fizyoterapistle birebir egzersiz yapmalıdır.
Başarılı bir ortopedik rehabilitasyon programının çizilebilmesi için kas iskelet sistemine özgü test ve ölçümler yapılmalı. Tedavi programı çizildikten sonra hasta fizyoterapistle birebir çalışmaya başlar ve elde edilebilecek en iyi fonksiyonel seviyeye ulaşana kadar tedavi devam eder.
PRP (Platelet Rich Plasma)

PRP Tedavisi Nedir? Faydaları Nelerdir?
Bu yeni teknoloji son yıllarda Amerika'da yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de yeni uygulanmaya başlanmış FDA onaylı bir tedavi yöntemidir. Kanınızın bu tedavi edici gücü pek çok alanda kullanılmaktadır. Kanınızın 10-15 cc kadarı alınarak özel bir işlemden geçirilir. Trombositten zengin plazma PRP (PLATELET RİCH PLASMA) kısmı alınarak tedavi edilmek istenen bölgelere enjekte edilir. Bu sayede bu bölgenin hücrelerini aktive eden growth faktör (iyileştirici tamir edici) salgı sayesinde kök hücre göçü oluşur. Yeni gelen hücreler kollejen sentezini arttırarak dokunun iyileşmesini sağlar.
Kırık kaynamasını arttırmak amacıyla kırık bölgeye yapılan uygulama gibi pek çok uygulama alanında başarıyla kullanılmaktadır.
Özellikle yüz gençleştirme ve saç dökülmesinin önlenmesi tedavilerinde ozon tedavisi ile kombine kullanıldığında çok başarılı bir ikili oluşturmaktadır. Ozon tedavisi ile önce doku kanlanması oksijen seviyesi arttırılır. Daha sonra PRP terapi ile dokunun iyileşmesi sağlanır. Yapılan bu iki tedavi bölgelere göre değişen tedavi programlarıyla uygulanmaktadır. Saç dökülmesi ve yüz boyun gençleştirme tedavilerinde 2-3 kez ozon tedavi bölgesel enjeksiyonları yapılmakta daha sonra ayda bir kez PRP terapi uygulanmaktadır. PRP uygulaması ayda bir olmak üzere 2-3 kez tekrarlanır. Daha sonra yılda bir kez tekrarlamak yeterlidir. Bu sayede yüz kırışıklıkları ve saç dökülmesi için kozmetik ürünlere vermekte olduğunuz yüksek faturalardan kurtulmuş ve yüzeysel kullanılan ürünlere göre çok daha etkili bir sonuç elde etmiş olursunuz.
Ortopedik problemlerin tedavisinde PRP terapi haftada bir olmak üzere toplam 3-10 kez tekrarlanabilmektedir.
PRP terapi kendi kanınızdan alınarak yapılması nedeniyle hiçbir yan etki içermemektedir. Yapılan tedavi sonrası günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulamalardan önce lokal anestezik uygulanması nedeniyle hemen hiç ağrı duyulmamaktadır.
Yara tedavilerinde ve cerrahi gerektirebilen bazı ortopedik problemlerde % 70-80 oranında başarı görülmektedir. Kadın tipi saç dökülmesinde ve erkek tipi saç dökülmesinin erken evrelerinde çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. Ancak tam dökülmüş saç bölgesinde etkili olmamaktadır.
Yüz gençleştirme tedavisinde yüzünüzün alın, göz çevresi,burun çevresi,dudak çevresi ve çene altına uygulama yapılmaktadır.
HİRUDOTERAPİ (SÜLÜK TEDAVİSİ )

Hayvanların doktoru olarak veya Anadolu'da kara hekim ve yine Tatar Türklerinde dualı hayvan gibi isimlerle anılan tıbbi sülük, eski İngilizce'deki leace, yani tabip kelimesinden de türetilerek Hirudoterapi veya Leech Therapy olarak batı literatüründe yerini almış ve son 50 yılda pek çok araştırmaya konu edilmiştir. Alman Sağlık Kanunu'nun 2. ve 4. maddelerine göre tıbbi sülük hazır bir ilaç olarak kabul edilmiş olup, pek çok hastalığın tedavisinde mucizevi sonuçlar veren bir sağlık enstrümanı olarak aktif bir şekilde kullanılmaktadır. VÜCUDA İLAÇ ENJEKTE EDİYOR Tıbbi sülüğün bizim enjektöre çektiğimiz muhtelif ilaçlardan tek farkı, bu ilaçların bizim tarafımızdan değil, bu canlının bizzat kendi ağzından verilmesidir. Ayrıca ortasındaki kanalda ilaç olarak tanımlanan ve içinde 105 civarında bioaktif madde bulunan bir salgı biriktirmektedir. Bu canlıyı ilaç haline dönüştüren özelliği işte bu biriktirdiği salgıda bulunmaktadır. Dolayısıyla halk arasında bilinenin tersine tıbbi sülük; sadece kan emen bir canlı değil, insan vücudunda pek çok etkide bulunan bu salgıyı bir ilaç olarak yapıştığı yerden kan dolaşımına aktaran bir canlıdır. Bu kadar etkili maddeyi hem de hiçbir yan etki oluşturmaksızın, tamamen doğal bir terkiple pek çok hastalıkta kullanılan bir uygulama olan hirudoterapi, yeniden değeri anlaşılmış bir tedavi metodudur.
HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIYOR?
Tıbbi sülük tedavisinin çok başarılı olduğu sayısız hastalık vardır. Bunların bir kısmını başlıklar halinde sıralayalım:
-Varisler, venöz yetmezlikler.
-Diyabetik ayak yaraları, damar tıkanıklıkları.
-Fibromialji, kas yaralanmaları, tendinitler.
-Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar.
-Diz kireçlenmeleri ve diğer eklem kireçlenmeleri.
-Bazı göz hastalıkları (Üveit, Behçet hastalığı, Makulopatiler, Sarı nokta, Diabetik retinopati, Hipertansif retinopati, Retinitis pigmentoza, Optik atrofi ve göz sinir zedelenmeleri).
-Muhtelif kalp ve damar hastalıkları.
-Migren, kulak çınlamaları.
-Nörodejenaratif sinir sistemi hastalıkları (Epilepsi, otistik çocuklar, MS denilen multipl skleroz, motor nöron hastalıkları).
-Yüz felci ve diğer felçler
KUPATERAPİSİ