SON DAKİKA

Baydemir: Urfa'nın zenginliği Urfa'ya harcanacak

BDP Urfa Büyükşehir Belediye Eşbaşkan Adayı Osman Baydemir, 30 Mart Yerel Yönetim Seçimleri sürecinde Urfa'da yaşanacak demokratik yarışın bütün Türkiye için örnek oluşturacağını söyledi. 14 Şubat, 2014 03:47 Güncelleme: 14 Şubat, 2014 03:47 Baydemir: Urfa'nın zenginliği Urfa'ya harcanacak

BDP Urfa Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Osman Baydemir, seçim kampanyası kapsamında yapılan bir organizasyonla kentin medya temsilcileriyle bir araya geldi. Urfa Nevali Otel'de düzenlenen toplantıya yerel, ulusal medyanın yoğun bir ilgisinin olduğu gözlendi. Toplantı ulusal ve bölgesel yayın yapan çok sayıda televizyon tarafından naklen yayınlandı.

Salonu Türkçe; Arapça ve Kürtçe selamlayan Baydemir, medyanın kanaatlerin oluşması, demokrasinin hayat bulması sürecinde hayati bir rol oynadığını söyledi. Baydemir “Medya ifade özgürlüğünün temelini oluşturduğu gibi demokrasinin de kılcal damarı gibi işlev görür. Eğer medya; hukuksal, idari ve ekonomik anlamda bir sıkıntı yaşanıyorsa bilin ki demokrasinin kılcal damarları tıkalıdır. Gerek insan hakları hareketi içinde bulunduğum süre boyunca gerekse yerel yönetim hizmeti yürütürken kentin bütün dinamikleriyle olduğu gibi medya dinamikleriyle de birlikte çalıştık” dedi.

Yoksulluk Urfa'nın kaderi değil

Akademisyen ve konusunda uzman bir ekibin kentin dinamikleriyle birlikte hazırladıkları projeleri yakında kamuoyunun bilgisine sunacaklarını ifade eden Baydemir, Urfa'nın muazzam kaynaklarına rağmen yoksulluğa mahkum bırakıldığını ancak bu durumun rahatlıkla değiştirilebileceğini söyledi. Konuşmasını Urfa'ya dair tespitlerle sürdüren Baydemir, Urfa'nın avantajlarını şöyle sıraladı:

“Üretim için geniş bir toprağa sahip olan Urfa, İstanbul'un 3.5 katı büyüklüktedir. Türkiye'deki toplam tarım alanlarının yüzde 5'ine sahiptir. Fırat Nehir ile zengin bir su rezervine sahiptir. Yılda 3 mahsul alınmasına yetecek kadar bol güneşe sahiptir. Türkiye'nin HES kaynaklı enerjisinin yüzde 26'sını Urfa tek başına üretmektedir. Genç ve dinamik bir nüfusu olan Urfa aynı zamanda kültürel ve doğal varlılarıyla önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Ağırlıklı olarak konuşulan Kürtçe, Türkçe ve Arapça dilleriyle Ortadoğu'ya hitap edecek bir potansiyeli var.”

'Urfa'ya zulmediliyor!'

Baydemir, “Geniş ve verimli toprakları, zengin su ve enerji kaynakları, genç ve dinamik nüfusu, kültürel ve doğal varlıkları, dil zenginliği ile refahın başkenti olması gerekiyor” diyerek durumun bunun tersi olduğunu söyledi.

Konuşmasını Türkiye İstatistik Kurumu başta olmak üzere resmi kurumlardan edindiği çarpıcı verilerle sürdüren Baydemir'e göre Urfa ve Urfalı bütün bu zenginliğe rağmen ciddi bir yoksulluğa mahkum edilmiş.

GAP'ın merkezi olan Urfa'nın sosyal kalkınma konusunda 25 yıldan beri geriye gittiğini ifade eden Baydemir, Devlet Planlama Teşkilatı'nın araştırmalarına göre sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 1996'da 59'uncu il olan Urfa'nın AKP'nin işbaşına geldiği 2003 yılında 68'inci sıraya 2011 yılında ise 73'üncü sıraya gerilediğini ifade etti.

“Urfa rekabette mecalsiz kaldı” diyen Baydemir şöyle devam etti: “Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi'nin Rekabet Endeksi'ne göre Urfa genel endekste 74'üncü, emek piyasasında 75'inci, insani sermayede 78'inci, sosyal sermayede 74'üncü sıradadır. İşgücüne katılım oranı yüzde 30.4 ile Türkiye iller sıralamasında 80'inci sırada. Türkiye'de hidroelektrik santrallerinde üretilen elektriğin yüzde 26'sı Urfa'da üretilirken, Urfa elektrik tüketiminde 63'üncü sırada bulunuyor. Bunun ötesinde ilde yaşanan elektrik kesintileri hem kentsel, hem ticari, hem de tarımsal faaliyetleri önemli oranda aksatıyor. Urfa yoğun bir biçimde göç veriyor. 726 bin Urfalı Türkiye'nin diğer illerinde yaşamak zorunda bırakılmıştır. Konya, Adana'dan sonra en geniş tarım arazileri Urfa'da olacak, ama 450 bin Urfalı hemşerim her yıl tarım için Karadeniz'e fındık toplamaya gidecek. Her yıl 450 bin Urfalı mevsimlik tarım işi için Türkiye'nin 48 iline ekmek kazanmak için göç etmek zorunda bırakılacak. Urfa'da çalışmaya başladığım şu birkaç günde mevsimlik işçilik yapan kardeşlerimizden üçünün taziyesine gittik. Araba kasalarında katliam gibi kazalara maruz kalıyor insanlar. Bu Urfalıya zulüm değil midir?”

30 Mart seçimleri bir fırsat!

30 Mart seçimlerinin 30 yıldır süren bu olumsuz tablonun değiştirilmesi için çok önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Baydemir'e göre bu seçimlerde kentin kaderini değiştirmek üzere yeni bir sayfa açılacak. Baydemir “Emin olun 30 Mart'ta Urfa'da sadece belediye başkanı seçilmeyecek. Urfa'da biz ilin hükümetini seçeceğiz. Urfa ilinin hükümeti Urfa Büyükşehir Belediyesi olacak. Öyle bir belediye planlamalıyız ki her bir daire başkanlığı bir bakanlık perspektifi ile kendisini konumlandırmalıdır. Sağlık İşleri Daire Başkanlığı ilin Sağlık Bakanlığı gibi, Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı, ilin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gibi, Ulaşım Daire Başkanlığı ilin Ulaştırma Bakanlığı gibi işlev görmelidir” dedi.

A'dan Z'ye bütünlüklü bir kalkınma planıyla içine hapsolmuş Urfa'nın kapılarını dünyaya açması gerektiğini kaydeden Baydemir'e göre kır ile kent arasında, zengin ile yoksul arasında uçurum olmamalı. ”Bütün umutlarını kaybetmiş geniş yoksul yığınların olduğu yerde zenginlik tek başına bir güvence olabilir mi?” diyen Baydemir gelişmenin ancak sosyal adaletle mümkün olabileceğine inandığını ifade etti. Baydemir hırsızın hırsızlığın olmadığı yerde bereketin olacağına inandığını söyledi.

10 yıllık yerel yönetim tecrübesinde uyguladığı yönetsel deneyimler ışığında kendi kendine yeten öz gücüne güvenen bir Urfa'nın mümkün olduğuna inandığını söyleyen Baydemir, açık ve şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim modeli oluşturacaklarını söyledi. Kapalı kapılar ardında karar almayan, her icraatı konusunda halka hesap veren eşitlikçi belediyede bir tek yakınını istihdam etmeyeceğinin sözünü verdi. Basının canlı verdiği konuşmasında mal beyanında da bulunan Baydemir, kampanyaya başladığı tarihte bir aracı olduğunu ve bunun 21 olan plakasını 63'e çevirdiğini söyledi. Maaş hesabındaki 20 bin liranın da seçim çalışmalarına harcadıklarını belirten Baydemir, “Şu an galiba 7 bin lira kaldı” diyerek BDP Urfa İl Başkanı'na “destek ol” şeklinde esprili bir çağrı yaptı.

Yoksul, engelli ve dezavantajlı kesimlere pozitif ayrımcılık yapacaklarını söyleyen Baydemir, kadın bakış açısının kentsel hizmete yansıtılacağını ifade etti.

Konuşmasını esprilerle sürdüren Baydemir kökenini iyice araştırdığını herkes gibi Adem ve Havva'dan geldiğini Adem ve Havva'nın ise Urfalı olması münasebetiyle kendisine de Urfalı olduğunu söyleyip “Vallahi Urfalıyam, mütevazıyam ve oyların yüzde 51'ine razıyam” dediktan sonra “Ama Urfalılar kentin plakası olan yüzde 63'ü uygun görürlerse de hayır demem” dedi.

'Her şeyi ben bilirim demeyeceğiz'

İşbaşına gelmeleri durumunda aldıkları oy oranı ister yüzde 51 ister yüzde 63 olsun “Her şeyi ben bilirim” yaklaşımı içinde olmayacaklarını her projemizi hayata geçirirken ilgili kesim ve onun temsilcileri olan kurum ve kuruluşları ile etkilenenleri sürece dahil edeceklerini söyledi Katılımcılığın etkin olması için kurumsal önlemler alçaklarını ifade eden Baydemir'in hedefi Yüksek İstişare Konseyi oluşturmak. Önceki dönem başkanlarından, kentin sivil toplum örgütlerine, baroya, mimar ve mühendis odalarına kadar toplumun pek çok kesimi bu kurulunun doğal üyeleri olacak.

Belediyenin ise bir yürütme ve koordinasyon merkezi olacağını kaydeden Baydemir “Belediye halkın başında sallanan bir kılıç değil hizmetinde olan bir yürütme ve koordinasyon merkezi olacaktır” dedi.

Baydemir konuşmasını tamamlarken tarım, ticaret, turizm, inanç ve kültür şehri olan Urfa'nın barışın ve kardeşliğin şehri olması için elbirliği içinde çalışacaklarını ifade etti. Baydemir bu süreçte dikkate alacakları ilkelerini ise şöyle sıraladı:

Medreselerimiz varlıklarını sürdürecek

Bastırılmış, yok sayılmış dil ve kültürleri görünür kılacağız. Hizmet ürettiğimiz alanlarda Türkçe olduğu kadar Kürtçe de, Arapça da özgürce kullanılacaktır. Tüm etnik, kültürel ve inançsal varlıklar, kentimizin ortak varlığı ve zenginliğidir, sahipleneceğiz. İbadethanelerimiz medreselerimiz varlıklarını sürdürmeleri için kamusal destek sunacağız. Dünyada hızla yok olan tarım alanlarını kentsel planlamalarda büyük doğal miras alanları gibi koruyacağız. Temiz ve ucuz suya erişimi, toplu taşımayı bir hak olarak göreceğiz. Yoksullukla mücadele edeceğiz. İnsan onurunu zedeleyen, her türlü musibetin kaynağı olan yoksullukla mücadele için toplumun tüm kesimlerini harekete geçirmek için çalışma yürüteceğiz.”

 

Yorum Ekle