SON DAKİKA

Başbakan Erdoğan grup toplantısındaki konuşması

Başbakan Erdoğan, "İnternet yasası, işte bu paralel yapıyı çökertmeye yöneliktir, neden yanında yer almıyorsunuz? Sizi kimin, neyle tehdit ettiğini açıklayın" dedi. 12 Şubat, 2014 07:22 Güncelleme: 12 Şubat, 2014 07:22 Başbakan Erdoğan grup toplantısındaki konuşması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti grubunda konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından bazı önemli bölümler şöyle...

30 Mart yerel seçimlerine şurada artık 47 gün kaldı. Bu seçimlerin çok çok önemli olduğunu, seçim sürecinin de oldukça zorlu geçeceğini defalarca dile getirmiştim. Bu seçim herhangi bir şahsın belediye başkanı seçilme seçimi değildir. Bütün gelişmeler şunu gösteriyor. AK Parti'nin oyunu nasıl aşağı çekebiliriz, gayretler buna yönelik. Ben buradan tüm halkıma sesleniyorum. Sizler öyle bir gayretin içinde olacaksınız ki Allah'ın izniyle AK Parti'nin 30 Mart seçimlerinden de güçlenerek çıktığını ispat etmiş olacaksınız.

Bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Lütfen şöyle geriye dönüp Anadolu'nun Trakya'nın o uzun tarihi şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Her neye ihtiyacı varsa hep millete gidildi. Paraya ihtiyaç varsa millete gidildi. Fedakarlık gerekiyorsa tek adres milletti, gidildi. Ama o aziz millet karar süreçlerinin hiçbirinde, hatırlayın yer almadı. Milletin görüşüne başvurulmadı. Milletin itirazına kulak verilmedi. cefayı çeken her zaman millet oldu, sefayı bir avuç seçkin zümre sürdü.

Bir devlet dairesine gidince yüzüne bakılmamış. 'Başörtülüsün sen, buraya giremezsin', demişler. 'Sen okuyamazsın, sen köylüsün' demişler... 'Taşralısın, fakirsin' demişler. Yetmemiş daha da ileri gitmişler, 'Sen makarnacısın, aptalsın, göbeğini kaşıyansın' demişler. Bu ülke bunları gördü. Her şeyi milletten aldılar, ama milletin görüşünü zerre kadar önemsemediler. Demokrasiye geçilmiş olması, sandığın ortaya konması, seçme hakkı verilmesi bile milletin kararının duyulmasına yetmedi.

'HERKESİN GÖRÜŞMELERİ DİNLENMİŞ'

Biz milli iradeyi, ipi uluslararası çevrelerin elinde olan bu paralel yapıya asla peşkeş çekmeyeceğiz. Hodri meydan, ellerinden geleni yapsınlar. Ellerinde hangi kirli araç varsa buyursunlar kullansınlar. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. Bunu da buradan açıklıyorum. Mersin'de validen belediye başkanına, bütün partiler dinlenmiş ve kaydedilmiş. Sadece benim değil, cumhurbaşkanının değil, bakanların, sanatçıların, gazetecilerin görüşmeleri dinlenmiş, şantaj için kullanılmış.

Sen iş adamı mısın, şunu şunu yap, yapmadığın takdirde arkadan bu geliyor. Sıkıysa yapma. Çünkü kendilerine güveni yok. Şimdi CHP-MHP çıkıyor, gereğini yap diyor. O zaman soruyorum HSYK ile ilgili düzenlemeye neden yanaşmadınız? HSYK yasası ile ilgili neden o kadar gürültü kopardınız? İnternetle ilgili yaptığımız düzenlemeye neden destek vermiyorsunuz? İnternet yasası işte bu. Bu dinlemeleri, izlemeleri bütün bunları çökertmeye yöneliktir. Niçin yanında yer almıyorsunuz? Önce bunu bir açıklayın. Sizi kimin tehdit ettiğini neyle tehdit ettiğini açıklayın.

Kasetlerle siyasetin dizayn edilmesinin önüne geçiyoruz. Dün kasetler yoluyla CHP dizayn edildi. CHP'nin genel başkanı hakkında, anayasa çalışmaları yaparken bu sosyal medyaya düştüğü anda, bunu ortadan kaldıran biz olduk yahu. Hemen süratle bunu engelledik. Benim CHP'li kardeşlerim bunun farkında değiller mi? Bütün Türkiye bunu izleyebilirdi, aynı şekilde CHP'nin genel başkan yardımcısının yine bu şekilde düşmedi mi? Kim engelledi ya? Biz engelledik. Aynı şekilde MHP'nin grup başkanvekilleri bu şekilde düşmedi mi? Siyasi hayatları bitti. Kimler? Paralel yapı... Kim durdurdu? Biz durdurduk.

YENİ İNTERNET DÜZENLEMESİ

AK Parti kasetler yoluyla yıpratılmak isteniyor. Eğer buna boyun eğersek milletin emanetine hıyanet etmiş oluruz. Biz internet düzenlemesiyle kişilik haklarını mahremiyetin gizliliğini koruma altına alıyoruz. Bir ses kaydının engellenmesi 5 günü alıyordu arkadaşlar.

Şimdi yapılan ne? Biz diyoruz ki hemen TİB buna müdahale eder, mahkeme kararı verinceye kadar, kişilik hakları zaten zedeleniyor, itibar suikastı yapılıyordu. İşte burada TİB şikayetleri anında değerlendirecek, erişimi engelleyecek ve ardından mahkeme kararını bekleyecek. Hiç kimse fişlenmeyecek. İnternetteki verileri depolanmayacak. Özgürlüğü ihlal edilmeyecek. Biz göreve geldiğimizde Türkiye'de geniş bant internet abonesi sayısı 20 bindi. Şu anda ne? 34 milyonu aştı ya. 20 bin nerede 34 milyon nerede. İnternete karşı olan iktidar böyle bir imkanı hazırlar mı?

'SİBER ZORBALIK'

Şu anda sadece Türkiye'de değil, başta AB ülkeleri ve ABD olmak üzere dünyanın hemen her ülkesinde, siber zorbalık adı verilen çok ciddi bir sorun var. internette görüntüleri çekilip yayınlanan bundan dolayı intihar edenler, cinayet işleyenler var. Bir çok ülkede internetle ilgili düzenlemeler var. Daha yakın zamanlarda ABD'de biliyorsunuz twitter üzerinde ABD'yi yerle bir edeceğiz diye şaka yollu mesaj atan iki İrlandalı geceyi cezaevinde geçirdiler, ardından da sınır dışı edildiler. İnternet üzerinden tacize uğrayan çocuklar var. Ahlaksızlığın, edepsizliğin fırsat kolladığı bir internet dünyası var; her ülkede de tedbirler var.

Türkiye'de siber zorbalığın bir türü de işte kaset siyasetidir. Buna karşı mücadele veriyoruz. Özel hayatı mahremiyeti korumanın yanında siyaseti ağır bir tehditten korumaya çalışıyoruz. Aklı olan vicdanı olan, evde küçük çocuğu olan hiçbir insan bu düzenlemeye karşı çıkmaz, çıkamaz. Hele hele CHP gibi MHP gibi siber zorbalığın acısını çekmiş partiler böyle bir düzenlemenin karşısında duramaz. Duruyorsa orada bir başka tehdit vardır.

Biz bugün iktidarız, olur ya yarın olmayabiliriz. Millet bu makamları ehline teslim edin dediğinde, sahibine teslim ederiz. Bizim yolumuz bu. Ama bu emanet bizde olduğu sürece, özgür siyaseti güçlendirmeye devam edeceğiz. Kendimiz için değil neslimiz için değil Türkiye'nin istikbali için gözümüzü kırpmadan ifade edeceğiz.

'PARALEL YAPI'

Bu paralel yapının ne olduğunu, nasıl çalıştığını herkesin görmesi gerekiyor. Yurt dışında Türkiye'yi izleyen çevrelerin bu paralel yapının ne olduğunu kavramalarını diliyorum. Bu paralel yapı içinde yer almış tamamen saf temiz duygularla hizmet etmeye çalışmış kardeşlerimin bu yapının karanlık tarafını görüp anlamalarını temenni ediyorum.

Yaklaşık 40 yıllık bir süreç söz konusu. Sadece bizim zamanımızda değil, 40 yıl boyunca devlete sızmaya çalışmış bir yapı söz konusu. Amaçları için her yolu meşru kılan bir anlayışla sızmış. Bu yapı şeffaf değil. açık değil. Karşımızda sınırları, ilkeleri, yapılanmaları, finansmanları açık olmayan bir yapı var. Bu yapının tabanında samimi, saf ve temiz duygularla, hizmet aşkıyla mücadele veren kardeşlerimiz var. Ama tavanında, lider kadrosunda çok farklı hedeflerin peşinde koşan bir kadro var.

Emniyet içinde gizlice örgütlenerek, amirlerin talimatlarıyla değil liderlerinin talimatıyla hareket etmesini sağlıyor. Anayasa çiğneniyor. Aynı günde bakıyorsunuz hepsi hastalanıveriyorlar. Şu anda HSYK'da genel kurul toplanamıyor. Çarşamba toplanamadı, başkan olarak bakan bey davet etti dün de toplanamadılar. Aynı anda hasta olmuşlar. Kimisi izin, kimisi rapor almak suretiyle adım atıyorlar. Bunlar devleti çalıştırmamanın adımlarıdır. Bu nasıl anlayıştır ya.

Hani dürüsttünüz siz, tezgahı bu şekilde çalıştırıyorlar. HSYK'ya siz bunun için mi seçildiniz? Şimdi soruyorum, HSYK'nın yasalaşma noktasında çıkmasını engelleyenlere sesleniyorum. Siz bunu engellediniz, bunu çalıştırıyorsunuz. Siz paralel yapıyla müşterek hareket ediyorsunuz ey CHP ey MHP. Ha iş olacağına varılacak. Adımlar atılacak, gereği yapılacak. Onlar o şekilde mücadele ediyorsa, biz de adil olan netice hukuk içerisinde neyse bunu çözmeye çalışacağız.

'HUKUK DİYE BİR ŞEY YOK'

Davalara etki ettiklerini görüyoruz. Burada hukuk diye bir şey yok. Bunu böyle bilesiniz. Masum insanların sırf örgüt çıkarlarına tehdit oluşturdukları için mahkum edildiklerini, suçluların ise ellerini kollarını sallayarak dışarda dolaştığını görüyoruz. Buna müdahale edince rahatsız olanlar var. birileri önümüzü kesiyorsa bunu çözmek zorundayız. Bunların millete verilecek hesabı var mı? Bunların sadece liderlerine hesapları var. bunlar inanın Allah'a verilecek hesapları bile düşünmüyorlar.

Peki neler yapıyorlar? Fişleme yapmışlar, illegal kayıtlar izlemeler yapmışlar. Elde ettikleri verilerle iş adamlarından gazetecilere siyasetçilerden bürokratlara kadar her kesime şantaj yapmışlar. Bir tanesi Azeriymiş, bu gazetede yazarmış. Bunu bizim iktidarımızın yurt dışı ettiğini söylüyor. Bunlarda yalan meşrudur bunu da söyleyeyim. Bir defa basın enformasyon kurumu, sizin basın kartınızı uzatır yada uzatmaz. İrade onlara aittir. Bunun için buradan bunun izni alınır. Benimle ilgili tweet atmış, benim bundan haberim yok. Hele hele tweetle hiç işim yok, takip ettiğim de yok. Benim bu kadar boş zamanım yok. Tweet kullananlara hakaret etmiyorum ama, benim bu kadar zamanım yok. Gece gündüz demeden işime bakıyorum.

İşte alım sınavlarında usulsüzlükler yapılmış. İşçinin memurun parasını toplamış tasarruf etmişler. Nüfus kullanmaktan yolsuzluğa kadar hemen hepsine bulaşmışlar. Adeta hislerini esir aldıkları temiz insanlar nezdinde dini görünüm altında mubah hale getirmeye çalışmışlar. Bir Müslüman, Müslüman kardeşinin zaafını araştırır, kaydeder, şantaj olarak kullanabilir mi?

Bırakın Müslümanı, diğer bir insanın mahremine girebilir, kaydedip yayabilir mi?

'RABBİMİZİN HÜKMÜNE YÖNELİN'

Rabbimizin hükmüne yönelin “Siz hiç düşünmez misiniz, akletmez misiniz” çünkü bu hükümlerde akıl sahipleri içindir. Buradan hareketle bu adımları atmamız gerekir. Örgütün lideri ABD'den birilerinin izlendiğini, ses kayıtlarını dinlediniz, bunu engellediğini, buna benzer başka vakaların kendisinde olduğunu itiraf ediyor. Bizim dışımızda da kimse gidip hesabını sormadı. Gazeteciler, hukuk yargı hiç duymuyor. Bunlar suç teşkil etmiyor mu? Her meselede konuşan malum o bir iş veren örgütü var ya bu meselede ağzını bile açmadı. Çünkü onların da CD'leri var kasetleri var ellerinde. Aradan aylar geçti bir tane savcısı da çıkıp sen neyi itiraf ediyorsun diye dava açmadı. Herkes susuyor, biz konuşuyoruz. Artık yeter, yetti. Madem ki onlar yazıyor, konuşuyor, dinliyor, CD'lerle ülkemizi idare etmeye çalışıyor, artık biz de hem konuşacağız, hem adımlarımızı atacağız. Biz cesaretle bu meselenin üzerine gidiyoruz.

Neler var neler. Ameliyatımızı bile gündem konusu yapıp, yahu diyor, beddualarınız bile tutmadı diyor. Böyle şeyler olabilir mi ya. Ne çirkin yakıştırmalar var. demek ki diyor iyi Müslüman değilsiniz. Şu hale bak. Yani takdirler çok enteresan. Bu mesele bizimle başlamış bir mesele değil. bu meselenin kökü 12 Eylül 1980 darbesinde. Bu meselenin kökü 28 Şubat darbesinde. Biz 7 Şubat hadisesi olduğunda meselenin ciddiyetini kavradık. 17 aralık darbe girişimiyle birlikte şu anda bu meselenin üzerine tek başına biz gidiyoruz. Bu meselede de tek başımıza bırakıldık. Biz bu yolda aynı şekilde devam edeceğiz.

'YARGIDA HAZIRLIKLAR YAPILIYOR'

Şu anda yargıda bu meseleyle ilgili hazırlıklar yapılıyor. Hiçbir mağduriyetin, haksız mahkumiyetin üstü kapatılmayacak. Bu yapı içindeki kardeşlerime tekrar sesleniyorum. Başlarını iki ellerinin arasına alıp tekrar tekrar düşünmelerini istiyorum. Nasıl sinsice bir kumpasın içinde olduklarını görmesini istiyorum. Bu ülkenin milli bankasına, MİT'e, çözüm sürecine nasıl saldırdığını görsünler. Bu yapının Türkiye'nin küresel projelerine nasıl saldırdığını görsünler. Güneydeki o sevdikleri ülkenin nasıl hizmet ettiğini nasıl bir ihanetin içinde olduklarını görsünler.

'PARALEL YAPI EVLERİ DOLAŞIYOR'

Şimdi bu yapının içerisindeki bazı hanım kardeşlerim evleri dolaşıyorlar. Ben buradan ak partili kardeşlerime sesleniyorum. Sizin kapınızı çalarsa onlara şunu söyleyin “Biz halimizden memnunuz, iktidarımızdan memnunuz. Biz inandığımız gibi yaşayamıyorduk. Şimdi inandığımız gibi yaşıyoruz. Ve ülkemiz 10 yıl içinde değişim dönüşüm yaşadı. Eğer bu işe çok meraklıysanız partinizi kurun da öyle gelin. Bunlara bunu söyleyin.”

Biz tek başımıza da kalsak demokrasiyi sandığı şerefimiz ve namusumuz gibi savunmaya devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yalnız olmadığımızı biliyoruz. Aramızdan Türkiye, milletten aldığı emaneti örgüt liderlerine peşkeş çekenler olsa da biz bir ve beraber olarak millet iradesini savunmaya devam edeceğiz. Türkiye'de hükümetleri sermaye değil, medya değil, kasetler değil sandık belirleyecek.

AK Partili olsun yada olmasın bu 77 milyonun irade mücadelesidir. 30 Mart Türkiye düşmanlarının onların maşalarının kaybedeceği, Türkiye'nin kazanacağı bir tarih olacak. Tekrar ediyorum her ne yaparlarsa yapsınlar, hangi yolu denerlerse denesinler Allah bizimledir, millet bizimledir. Unutmayın milletin hayır duası bizimledir. Siz AK bir kadrosunuz, aranıza karalar karışsa da. Bugüne kadar onları hep birlikte eledik. Bundan sonra da karalar çıkarsa onları da eleriz.

 

Yorum Ekle