Mustazaflar Cemiyeti Ağrı Şubesi Dünya Kudüs Günü nedeni ile yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada ilk kıble olan Mescid-i Aksa işgalinin devam ediyor olmasının utanç verici olduğu vurgulandı.
AĞRI Mustazaflar Cemiyeti Ağrı Şubesi Yönetim Kurulu, Dünya Kudüs Günü nedeni ile yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, Dünya Kudüs Günü, tüm İslam ümmetinin yıllardır her Ramazan ayının son Cuma'sında terör devleti israil'in işgali altındaki Mescid-i Aksa'nın ve Filistin topraklarının tümünün özgürlüğünün, Dünya Müslümanları için gaye olması amacıyla kutlandığı ifade edildi.
'Mescid-i Aksa esaretinin devam etmesi Müslümanlar için utanç verici bir durumdur'
'Ağrı Mustazaflar Cemiyeti olarak, 70 yıla yakın bir süredir iki milyar müslüman nüfusa rağmen, ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'nın ve tüm Filistin'in işgalinin devam ediyor olmasını, İslam ümmeti için utanç verici ve kahredici bir durum olarak görmekteyiz' cümlelerinin kaydedildiği açıklama şöyle devam etti:
'Müslümanlar olarak siyonistlerin ve işbirlikçilerinin işgallerinden artık dersler çıkarmamızın zamanı gelmiştir. Filistin'in Müslüman halkı, işgalle birlikte, çok katliamlara ve sayamayacağımız zulümlere maruz kalmıştı.
İslami direniş israil'in ilerleyişini durdurmuştur
İslami direniş gurupları kurulmayana kadar, siyonist israil bunca vahşetine rağmen işgal topraklarınıda sürekli genişletmiştir. Nezaman ki mustazaf Filistin'li Müslümanlar İslam ve insanlık düşmanı israil'i İslam topraklarından atmak için birlik olup işgalcinin anladığı direniş diliyle konuştular, israil'in ilerleyişi durdu, kan kaybetti ve halende kaybetmektedir. Çünkü etrafı İslami direniş gruplarıyla sarılmış durumdadır.
Yani bir yönüyle islami direniş grupları israilin ilerleyişini durdururken bu arada bizide israil'den korumuş oluyorlar. Bu sebeple israil'e karşı özgür bir Kudüs için mücadele eden tüm İslami gruplar elinde imkan olan Müslümanlarca desteklenmelidir.
İsrail, İslam ümmeti içindeki fitne, fesat, kan ve akan gözyaşlarının sebebidir. Müslümanların zayıf karekterli yöneticilerini parayla, şantajla, bazen de tehditle satın alıp amaçları doğrultusunda müslüman halklar aleyhine kullanmaktadır. O yüzden çoğu halkı Müslüman olan ülkelerde halk inancını gereği gibi yaşayamamakta ve sırf İslami faliyetlerinden dolayı binlerce müslüman cezaevlerinde yatmaktadır.
Buna ,Mısırdaki islami hükümeti deviren, namaz üstündeki Müslümanları başlarından vurarak katleden, zalim darbecilere her türlü desteğini esirgemeyen, Mescid-ül haram ve Mescidun-nebeviyi elinde tutan Suud rejiminin krallarını örnek verebiliriz. Arabistan halkınında biran önce Filistin'li Müslümanlar gibi kutsal mescitlerimizi Suud krallığının esaretinden kurtarmaları gerekmektedir.'
Açıklama son olarak,' Hakları ellerinden alınmış müslümanlar, en büyük zulmü başlarındaki ABD ve İsrail işbirlikcisi liderlerden görmüştür. Eğer Ümmet gönlündeki imanla ortak değerleri olan Mescid-i Aksa ,Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebev'inin özgürlüğü için Mısır'daki kardeşleri gibi kenetlenip meydanlara çıkarsa emin olun silaha ,tanka, topa gerek kalmadan yeri göğü inleten, İslam düşmanlarını titreten tekbirleriyle ABD-İsrail ve onların tüm işbirlikçilerindende kurtulmuş olacaktır' ifadeleri ile son buldu.
