Ağrı Belediyesi çalışmalarını halka tanıttı
Ağrı Belediyesi, yaptığı ve yapacağı birçok projeyi Karizma Düğün Salonu'nda yaptığı halk buluşmasıyla tanıtımını yaptı. Tanıtım toplantısına Ağrı Belediyesi Eşbaşkanları Sırrı Sakık, Mukaddes Kubilay ve HDP, DBP İl Örgütleri ve yüzlerce kişi katıldı. Toplantıda ilk olarak, Ağrı belediyesinin yapmış olduğu çalışmaların videosu izletildi. Ardından Ağrı Belediyesi Eşbaşkan Yardımcısı Ömer Polat yapılan ve yapılacak olan projeler hakkında sunum yaptı.
Sunumların ardından çalışmalara ve gündeme dair konuşan HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, şöyle konuştu: Belediye teslim alınmadan önce trilyonlarca borcu olan bir belediyede, hırsızlığın, yolsuzluğun kol gezdiği bir belediyeydi. İki sene gibi kısa bir sürede bu projeler gerçekleştirildi. Büyük hizmetler yapıldı. Ağrı'nın layık olduğu ama bir türlü sunulmayan hizmetleri belediye eşbaşkanlarımız ve emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Gerçekten Ağrı halkı layık olduğu hizmete kavuştu. Bildiğiniz gibi ülke bir buçuk senedir 7 Haziran'dan sonra bir darbe süreci bu ülkede yaşandı. 7 Haziran seçim sonuçlarını tahammül edemeyen AKP Hükümeti 1 Kasım'da tekrar bir seçime gitti. Bu şekilde çoğunluğu ele geçirip hükümeti kurdu. Demokrasi ve özgürlükler şiarı ile siyasi arenaya çıkan AKP bugün geldiği noktada Hitler faşizmini aratmayacak noktadadır. 15 Temmuz darbe girişimini bahane ederek bunu Allah'ın bir lütfu olarak gören anlayış sadece devletin içine sızmış olan cemaat mensupları ile mücadele edeceğiz. Bu nedenle biz OHAL ilan edeceğiz diyen zihniyet şu anda tüm muhalif sesleri kesmiş durumdadır. Kendisinden olmayan ne kadar kesim varsa hepsini korkutmaya sindirmeye yönelik politikalar yürüttü. Halkın sesini kesmek için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Kürdistan'da bir buçuk yıldır devam eden bir savaş var. Gözaltına alıyorlar, görevden alıyorlar.HDP Türkiye halklarının umududur. Türkiye halklarına barış sözünü verenler, halktan büyük destek almış ve gerçekten de halk da destek vermiştir. Bugün gerçekten aydınlık bir geleceğe hep birlikte yürüyeceksek halkların Demokratik Partisi sayesinde bu gerçekleşecektir. Ama ne yaptılar? Eşgenel başkanlarımızı da dahil olmak üzere bu umudu yok etmeye çalışıyorlar. Halkımızı umutsuzluğa sürüklemeye çalışıyorlar. Faşizmi dayatmaya çalışıyorlar. Dünyada bu tür bir anlayış ayakta kalamamıştır. Dünyada hiçbir diktatör ayakta kalamamıştır. Bu saldırıların arkasında aslında ne kadar güçsüz ve zayıf oldukları yatmaktadır. Ve HDP partisi halkların umudu olduğunun göstergesidir. Saldırıların sebebi budur. Belediyelere kayyum atamalar, darbe yapmalar belediye eşbaşkanlarının tutuklanmasının tek sebebi budur. Zayıfladıkça saldırıyorlar. Ülkeyi iç savaşa sürükleyip iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Kazanan bizler olacağız. Faşistler tarihin çöplüğünde yerini alacaktır
'Ağrı halkı daha fazlasını hak ediyor'
Öztürk'ün ardından konuşma yapan Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Sırrı Sakık güncel siyasete dair birçok önemli noktalara değinerek şöyle konuştu: Ağrı'da gerçekten iyi çalışmalar yaptık. Emeği olan herkese ve Ağrı halkına teşekkür ediyoruz. Aslında Ağrı halkı daha fazlasını hak ediyor. Ama biz kavgalı bir süreçten geçiyoruz. Aslında bu sunumu, Selahattin Demirtaş ve Sabahat Tuncel'in katılımı ile yapacaktık, öyle planlamıştık. Ama işte hayat öylesine acımasız ki kime ne zaman nerede ne düşeceğini bilmiyoruz. Selahattin şu anda Edirne, Sahabat Silivri, Gülten, Fırat ve İdris Kandıra cezaevinde. Diğer bütün arkadaşlarımız bu halkın iradesiydi. Bizim gibi seçimle gelmişlerdi. Demokratik siyaseti büyütmek istiyorlardı. Gelip açılış yapacaklardı ve Ağrı halkı ile buluşacaklardı. Ama öylesi bir süreçten geçiyoruz ki yani zulüm üzerine iktidarlar inşa edilmeye çalışılıyor. Ama siz bu halkı tanımıyorsunuz. Belki bugün, yarın gelmez ama hodri meydan. Nereye kayyum atamışsanız buyurun seçim yapalım.
Kürt halkın üzerindeki baskıları tarihten beri bildiklerinin altını çizen Sakık, Biz böylesi süreçlerden çok geçtik. Bu devleti iyi tanırız. Bu devletin yapısını ve halk üzerindeki baskınısın iyi biliriz. 1990'lı yıllarda benim seçim bölgemde, Muş Altınova'da devletin karanlık güçleri 7 çocuk bir anne ve baba ki anne hamileydi. On insanı diri diri yakmıştı. Karanlık birimler yaptı. Hani hep deriz ya 'Devletin derinlikleri, toprağın derinliklerinden daha karanlıktır' Böylesi bir cinayet işlemişlerdi. Ben oraya gittiğimde tek insan selam vermedi korkudan ama bunun geçici olduğunu biliyorduk. Ve sonrası tutuklandık. O cenazelerin olduğu yere tek başıma gittim. Eğer korku para etmiş olsaydı biz Muş'ta birinci parti olmazdık. O korkuyu salanlar birinci olurdu. Ama o korkuyu salanlar, o korkuyu egemen kılanlar tarihin çöplüğüne gömüldüler. Ama biz halk olarak varız. Ve bugün de buradayız demokratik siyaseti inşa ediyoruz. Onun için böylesi sisli, pusulu günlerin hepsi geçicidir. Biz yüz yüze bakacağız bu geçmişin politikaları ile bugün yeni bir Türkiye dizayn edilemez. Zaten yaşadınız gördünüz. Siz kayyumlar atıyorsunuz ama halk bu kayyumlarınızı ne kadar tanıyor. Siz demokratik siyasetin önünü kesmeye çalışıyorsunuz halk onlar benim vekilim, şerefim, onurum ve haysiyetim diye sahip çıkıyor. Siz 1994 yılında bizi de alıp götürdünüz. Ve o gün ben kürsüde aynen şunu söylemiştim -Bizi alıp götürüyorsunuz. Hayat bize ne getirir bilmiyoruz. Ama er geç bir gün bu parlamentoya geleceğiz. Bugün ilahların emrettiği noktada elini kaldıran vekiller, bakanlar, başbakan tarihin çöplüğünde olacak ama biz halkımızla birlikte parlamentoda olacağız demiştik. O gün bizi polise teslim edenler, demir ve beton yığınlarına hapsedenler bugün tarihin çöplüğündedirler hiçbir parlamentoda yoklar. Onun için Türkiye ezberini tekrarlamaktan vazgeçmelidir. Bunun için biz HDP ve Kürt hareketi olarak bütün kimlikler bizim kimlikler ve inançlar bizim inancımızdır diyoruz. Biz bunun için tüm kimliklere hayat hakkı tanıyan yeni bir toplumsal sözleşmeye ve anayasaya ihtiyacımız var diyoruz. HDP vekillerini tutuklamak, demokratik siyaseti yasaklamak değil tam tersine halkın ihtiyaçlarına cevap olunmalıdır. Bizim bu halka tek bir sözümüz vardı. O da şeref sözümüzdü. Halkın parasını çalmama sözü verdik. Eğer kayyum atayacaksan valla sen önce Melih Gökçeye kayyum atamalısın. Sen Varto ve Ağrı'ya onlarca müfettiş gönderirken, Ankara ve İstanbul'a tek bir müfettiş bile göndermiyorsun ifadelerini kullandı.
'Kürtler hem FETÖ hem de OHAL mağdurular'
Kürtlerin hem FETÖ hem de OHAL'ın mağduru olduğunu belirten Sakık, 1 Haziran'dan bu güne kadar süreci mercek altına alıyorlar. Yalanlar uydurabilirler. Çünkü zulüm üzerine inşa edilen makam kimseye yar olmaz. Bu halka zulüm etmeyin.15 Temmuz'da belli güçlerin silahlı ayaklanması olmuştu. O gün Vali'yi aradım. Direneceğiz dedi. Bizim de genetiğimizde direnmek var. O gün onlarla dayanıştık. Bugün de olsa yine aynı şeyi yapacağız. Şimdi sizin bunlardan hesap sormanız gerekirken, KHK ve OHAL ile FETÖ'nün mağdurlarını sadece Kürt oldukları için görevlerine son veriliyor. Ağrı'da sırf adı Heval diye görevine son verdiler. Bunların KHK ile ne alakaları var. Eğer siz bu topraklarda barışın inşa edilmesini istiyorsanız susarak olmaz. Silahlar susmalı. Yoksa iktidarları için hepimizi tarumar ederler. Hukukun askıya alındığı, huzurun yerine baskının ve zulmün bir coğrafyası oluşturuluyor. AKP ne kadar ısrarcıysa biz de o kadar iradeliyiz. Demokratik siyasete önem veriyoruz. Suçlu varsa yargı var.Ama hiçbir yargı süreci olmadan bu insanların işine son verildi. Bugün dönüp baktığında mühendis cezaevinde baskılardan dolayı intihar etti. Bunlar bizim cellatlarımızdır.Bir yerde adaletsizlik varsa herkes adaletsizliğin karşısında durmalı. Gece vakti bir partinin genel başkanı evinden alınıp götürülüyorsa burada adaletten bahsedemeyiz. Hakkari'de tek bir seçilmiş kalmadı. Alacaksanız iftira etmeyin. Deyin ki Ağrı belediyesine el koyuyoruz. Kanunlarımız bu deyin. Ama iftira atmayın. Bizim belediyelerimizde yolsuzluk varsa bunu belgelerle ortaya koyun. Bunların kimseye yararı yoktur. Eğer gerçekten terörle mücadele edilecekse önce kininiz ve nefretinizle mücadele edin. Ağrı'da bir savcı vardı. En az 500 insan bu adamın zulmünden dolayı tutuklu. İşte o adam bu şehrin toplumsal dokularıyla oynadı. İşte bize böyle zulümler edildi. Boyun eğmeyiz. Safımız demokratik siyasetin safıdır. Hiçbirimiz bu zulmün önünde boyun eğmeyin. Ölümde öteye bir yol mu var? Ne yaparsanız yapın. Tüm kurumlarınıza sahip çıkın. Bugüne kadar hiçbir ayrımcı bir politikamız olmadı. Ağrı Belediyesi çalışmalarıyla Türkiye'de model bir kent dedi.



