Araştırmacı gazeteci, yazar Abdurrahman Dilipak Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde öğrencilerle buluştu.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Nezehat Çeçen Konferans Salonundan gerçekleştirilen konferansa Ağrı İbrahim Çeçen Üniversite Rektör vekili Prof. Dr. Telat Yanık, akademik ve idari personelle birlikte öğrenciler katıldılar. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (SEM) tarafından Kariyer Günleri etkinlikleri çerçevesinde davet edilen Abdurrahman DİLİPAK, konferansındaki konuşmasının önemli bir kısmında ülkemizde ve dünyada şahit olduğu kadın manzaraları, kadına şiddet ve annelik konuları üzerinde durdu.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi SEM Müdürü Öğr. Gör. Mustafa Öztürk'ün sunumunu yaptığı programın açılış konuşmasını Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Telat Yanık yaptı.
Programda salonu dolduran misafirlere SEM tarafından hazırlanan günün anlamına ilişkin sine vizyon gösterisi ve Sem Müdürü Öğr. Gör. Mustafa Öztürk tarafından şiir sunuldu. Okunan şiirin ardından konferanslarını vermek üzere araştırmacı gazeteci, yazar Abdurrahman Dilipak mikrofona davet edildi. Dilipak İlk olarak kederler paylaşıldıkça azalır ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır. Burada da yüreğimizi ve beynimizi paylaşacağız. Paylaşmak için bir aradayız. Buradan giderken kazançlı gideceğim. Sizin sevginizi kazanırsam, dualarınızı kazanırsam bu benim için iyi bir ticaret olacak dedi.
Dünyada ki en trajik kadın hakları ihlallerinin Çin'de ve Afrika'da yaşandığını belirten Dilipak, konuşmasına şöyle devam etti; Afrika nüfusunun çoğu Müslüman olan bir halk. Suları, ekmekleri ve giyecek elbiseleri yok. Çin'de kadınların ruhu olduklarına inanılmıyor, Hindistan'da da öyle. Müslümanlar Hindistan'da Babür şahlığını kurana kadar, kocası öldüğünde, kadında birlikte yakılıyordu. Çünkü onların ruhu tek ruh kabul ediliyor ve hepsini birden diri diri yakılıyordu. Kadınların diri diri yakılması Müslümanların bölgeye gelişinden sonra durdurulabildi. Ama bugün hala kadının ruhu olduğuna inanılmıyor. Çin'de bir buçuk milyar insan yaşıyor. Hindistan da milyar iki yüz bin insan yaşıyor. Yani dünya nüfusunun yarısında kadınların ruhu olduğuna inanılmıyor. Çin'de ikinci çocuğunu doğuran kadınlara cezalar veriliyor. Yaklaşık dünya nüfusunun yarısı böyle bir trajedi yaşanıyor, dünya nüfusunun yarısı böyle bir dehşetle karşı karşıya. Peki, biz bu duruma ne yapabiliyoruz. Biz âlemlere Rahmet olarak gönderilen bir Peygamberin ümmetiyiz. Kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu gelir ati İlahi sorar Ömer'den onu. Yıkık bir köprüden geçerken ayağı sürçen topla keçinin sorumluluğunu dahi nefsinde duyması gereken insanlar böylesine bir vahşet karşısında nasıl ilgisiz ve sessiz kalabilir. Nijer'de hala köle pazarı var, hala insanlar satılıyor. Hiç kimse onların haklarıyla ilgilenmiyor. Ve hatta bu hak ihlallerinin asıl sebepleri bize insan hakları dersi verenlerin kendileri. İşin birde böyle bir çelişkili yanı var. Kendi sebep oldukları trajediler konusunda hiç bir şey yapmıyorlar. Raporlar yayınlamıyorlar, insani yardım kampanyaları düzenlemiyorlar. Eğer siz kadın haklarının ihlal edildiği bir toplumda yaşıyorsanız, orada ihlal edilen sadece kadın hakları değildir. Onurlu, başı dik olmayan, dik başlı değil, başı dik olmayan kadınlar şahsiyetli erkekler doğuramaz. Ana dediğimiz şey sadece biyolojik bir vaka değildir.
Araştırmacı gazeteci, yazar Abdurrahman Dilipak'ın verdiği konferansın son bölümü soru-cevap şeklinde geçti ve Dilipak Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi öğrencilerinin sorduğu soruları yanıtladı. Program son olarak Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Telat Yanık'ın, Araştırmacı gazeteci, yazar Abdurrahman DİLİPAK'A plaket takdimiyle sona erdi.