Devletin baskılarından dolayı sürgünde yaşamak zorunda kalan Kürtlerin bir yerde sanatının da bir parçası bu sebeple sürgünde yaşandı ve orada gelişti. Ancak bu baskıcı politikalardan dolayı Avrupa'da gelişen Kürt müziği tüm yasak ve engellemelere rağmen sınırları aşıp Kürdistan'a ulaştı. Buna en iyi örnek ise, bundan 20 yıl önce Kürdistan'dan ayrılmak zorunda kalan ve gittiği Avrupa'da Kürt müziğine hizmet eden Hozan Kawa. Kürt halkı tarafından sevilen ve seslendirdiği parçalarla gönüllere taht kuran sanatçı 20 yıl önce Muş'tan çıktıktan sonra yaşadığı sürgünü, tarihi Diyarbakır Newrozu'na katılmak üzere Kürdistan'a geri dönerek sonlandırdı. Sanatçı kimi zaman yıllarca yaşadığı Kürdistan özlemini şarkılarına yansıtırken, kimi zamanda Kürt halkının tarihindeki önemli gelişmeleri de aynı şekilde müziğe taşıyarak, kısa sürede tanındı. Bestelendiği andan itibaren Kürt halkını dillene dolanan ve yıllarca aynı sıcaklığını koruyan "Heliyam" parçası da sanatçının çıkardığı ilk albümü. PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük uluslararası komplonun ardından Öcalan'a atfen 2001 yılında bestelenen bu parça, artık Kürt halkının yaşadığı her alanda seslendirilen bir parça oldu.
Muş'tan Avrupa'ya sürgün
Dengbêjleriyle bilinen Muş'ta dünyaya gelen Kawa, 15 yaşından itibaren şarkı söylemeye başlarken, bir yandan da o dönem gelişen Kürt özgürlük mücadelesi içerisinde de yer alır. Devletin baskısıyla kısa sürede tanışan sanatçı, siyasi nedenlerden dolayı 1993 yılında iki yıl Muş Cezaevi'nde kaldıktan sonra tahliye olur, ancak baskılardan dolayı kendi topraklarından sürgüne gitmek zorunda kalan yüzlerce Kürt gibi o da 1995'te istemeyerekte olsa Avrupa'nın yolu tutar. İlk önce Fransa'da çalışmalarını yürüten Kawa, ardından 2000 yılında Kürtçe müziğine çok önemli katkılar sunan ve besteleriyle Kürt halkının direnişini müzikle harmanlayan Koma Berxwedan grubunda yer aldı. Artık müzikle profesyonel düzeyde uğraşmaya başlayan sanatçı Avrupa'da kaldığı süre içerisinde "Ez û Tu", "Ava Evine", "Şeng", "Taya Dila" ve son olarak "Rojava" albümlerini çıkardı. 20 yıl önce sürgünde Marsilya'da 21 Mart günü ilk defa Hozan Kawa olarak sahneye çıkan sanatçı, 20 yıl sonra aynı gün Diyarbakır Newrozu'nda sahne alacak ve Kobanê ve Şengal direnişinin ruhuyla bestelediği şarkısını da ilk kez milyonların huzurunda o gün seslendirecek.
Avrupa'dan dönen sanatçıyla 95 yılında olmayan ancak artık Kürt sanatı için büyük emeklerin ortaya konulduğu ve neredeyse her Kürdistan kentinden bulunan kültür merkezlerinden biri olan Dicle-Fırat Kültür Merkezi'nde sürgünü, kendi yaşamını ve Kürt müziğini konuştuk.
'Kendi toprağımızda yaşayamıyorduk'
Kürt müziğini daha çocukluk döneminde dengbêjlerden dinlediğini ve daha o dönemlerde müziğe ilgisinin olduğunu söyleyen Kawa, "Artık kendi topraklarımızda yaşayamıyorduk" dediği dönemlerdeki baskılardan dolayı Avrupa'ya gitmek zorunda kaldığını ifade etti. Bir Kürt olarak Avrupa'da sürgünde yaşamanın birçok olumsuzluğunun olduğunu dile getiren Kawa, bunun en başından kendi topraklarından uzakta yaşamanın verdiği bir ruh halinin geldiğini söyledi. Her zaman üzgün ve özlem yüklü bir ruh halinin insanın ülke hasretiyle yakıp kavurduğuna işaret eden Kawa, şunları dile getirdi: "Halkın bir ateş altında ve çok zor koşullarda da olsa mücadelesini sürdürüyor. Özgürlük için alanlarda ve büyük bedeller veriyor. İçerisinde yaşaman gereken hakikat budur. Ancak sen bunlardan uzakta kalmak zorunda kalıyorsun. İster istemez 'Ben neden orada değilim' diyorsun kendine. Ama Kürdistan'a dönüş için hangi cümleyi hangi ifadeyi kullansan yetersizdir."
Bir sanatçı olarak halkın yaşadığı direnişi ve verdiği büyük mücadeleyi sanata yansıtmanın gerektiğini belirten Kawa, "Bir halkın sanatçısı olarak onun direnişini yansıtan biri olarak Kürdistan'a dönmek elbette tarifi imkansız duygular yaşatıyor" diye konuştu.
İlk olarak Cizre Newroz'unda sahne alan Sanatçı Kawa, karşılaştığı tabloyu "Halk bir nehir olup akmış, bizi bu nehre çekti" şeklinde yorumlayarak, sanatçılık yaşantısı boyunca ilk kez bu derece yoğun bir heyecan yaşadığını söyledi.
'Kürt sanatı yapanların bir kısmının zihni Kürdi değil'
Kürt müziğinin direniş ve mücadeleyle ortak bir şekilde yürüdüğüne işaret eden Kawa, şöyle devam etti: "Kürt sanatı daha sonuca ulaşmış değil, bir yoğunlaşma var. Ancak egemenlerin Kürt sanatı ve kültürü üzerinde yarattıkları derin asimilasyon politikalarından dolayı Kürt sanatı halen istenilen sonuca ulaşmış değil. Kürt sanatı bir büyük bir denizdir ben bunun bir damlasıyım. Özellikle sinema, tiyatro ve müzik başta olmak üzere Kürt sanatı ve kültürü halen Kürt halkının direnişine cevap olmuş değil. Kobanê direnişini gördük. Bunu yazarlarımız nasıl yazacak nasıl yazamayacak. Ancak bu hiç yapılmıyor anlamına da gelmiyor. Kuzey Kürdistan'a bakalım büyük eserle ortaya çıkmıştır. Kimisi Kürt müziği yapıyorum dese de zihinleri ve renkleri Kürdi değildir. Sadece kendi bireysel çıkarları adına bunu yapmaktadır. Ancak Kürt halkının özüne ve hakikatine dokunmamaktadır. Yine Kürt kültürünü taklit ederek yok etme noktasında da derin bir politika hayata geçirilmekte. Ancak bizler de bunu boşa çıkartmak zorundayız ki bizden istenilen de budur."
'Kürt halkının hayalleri Önderi'nin özgürlüğüyle gerçekleşecek'
Milyonların "Öcalan'a özgürlük" dediği bir dönemde Kürdistan'a gelen Kawa, Kürt halkının dilinden düşmeyen ve Öcalan için bestelediği "Heliyam" parçasının öyküsünü de anlatarak, "Sanatçı halkın duygularıyla birlikte yaşamalıdır. Heliyam'ı seslendirdiğimiz zaman Kürt halkı da parça kendisini görmüştü. Kürt Halk Önderi için insanlar bedenlerini tutuşturuyordu. Kürdistan'a büyük bir yas vardı. O parça ile sanata başladım diyebilirim. Şimdi o parçayı Amed halkıyla Newroz Meydanı'nda söyleme zamanı geldi. 20 yıl sonra bu gerçekleşecek. Bugün hayaller gerçekleşiyor. Umuyoruz ki bütün Kürt halkının talebi olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın da Newroz alanında halkına seslenmesidir. İşte o zaman hayaller gerçekleşmiş olacak. İşte barış ve özgürlükte o zaman bahsedebiliriz" diye konuştu.
Newroz sürprizi
İki milyona yakın kişinin katılacağı Newroz'a sahne alıyor olmanın kendisi için bir onur olduğunu söyleyen Kawa, sevenleri ve Kürt halkına da bir müjde verdi. Yeni besteledikleri bir parçayı ilk kez Diyarbakır Newrozu'nda seslendireceği bilgisini aktaran Kawa, parçayı "Heliyam" gibi, PKK Lideri Abdullah Öcalan'a ve Kobanê-Şengal direnişinde yaşamını yitirenler anısına bestelediklerini söyledi.
HAYRİ DEMİR / DİHA