×
BİR İL BİR EVLİYA 09 AYDIN ALİ GALİP VASFİ EFENDİ HAZRETLERİ
329 6 Eylül 2021 Pazartesi 03:35

Selam aleykum değerli gönül dostları. Uzun bir aradan sonra yeni yazımızla sizlerle birlikteyiz. 

Yüce rabbimizin izniyle bugün ki yazımızda Aydın ilimizde ebedi âleme göç eden zat-ı muhterem olan Ali Galip Vasfi Efendi hazretlerinden bahsetmeye çalışacağız.

Değerli dostlar, 

Ali Galip Vasfi Efendi hazretleri Nâzilli’de yetişen büyük velîlerden. İsmi, Ali Galip bin Şeyh Muhammed Zühdî’dir. 1146 (m. 1733) senesinde Nâzilli’de doğdu. Ali Galip Efendi hazretleri, ilmi ve edebi, evliyânın büyüklerinden olan babasından öğrendi. Uşşâkî şeyhlerinden Abdullâh Salâhaddîn Efendi’nin baş halifelerinden olan Şeyh Muhammed Zühdî Efendi’nin oğlu ve halifesidir. Asîl ve âlim bir âileye mensûb olan Ali Gâlib Vasfî Efendi, zamânının usûlüne göre birçok hocalardan ilim tahsîl etti. Aklî ve naklî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Ayrıca, babasından tasavvuf dersleri alıp yetişti. Okuduğu hocalardan icâzet, diploma ve babasından hilâfet alan Ali Gâlib Vasfî Efendi, Nâzilli’de uzun seneler İslâm dîninin emir ve yasaklarını insanlara anlattı. Onların dünyâda ve âhirette seâdete kavuşmaları için gayret etti. Kırk dört sene müftülük vazîfesinde bulunup İslâmiyetin hükümlerini insanlara bildirdi. Peygamber efendimizi çok sık görürdü. Vereceği fetvâları rü’yâsında devamlı Peygamber efendimize ( s.a.v.s) arzeder, Resûl-i ekremden müsâade alınca o fetvâyı verirdi. İlim, fazîlet ve güzel ahlâk sâhibi bir zât olan Ali Gâlib Vasfî Efendinin halîfelerinden Mehmed Dede, Hicaz’a gittiğinde Medîne-i münevvereye de gidip Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem kabr-i şerîfini ziyâret etti. Bu ziyâret esnâsında bir zât kendisinin Nâzilli’den geldiğini haber alınca, Ali Gâlib-i Vasfî’ye verilmek üzere bir mektup verdi. Mehmed Dede;

“Azîzim o zât Nâzilli’den dışarı çıkmış bir kimse değildir. Siz onu nereden tanıyorsunuz? Onunla nerede görüşüp nasıl ahbâb oldunuz?” diye sordu. O zât;

“Hazret-i Şeyh, yâni Ali Gâlib Vasfî Efendi ile haftada iki gece huzûr-ı saâdette bulunduğunu söyledi. Mehmed Dede Nâzilli’ye dönüşünde Ali Gâlib Vasfî Efendiye durumu bildirdi ve mektubu verdi. Vasfî Efendi gülümseyerek bu işin kendisinde sır olarak vefât edinceye kadar kalmasını istedi. Sır olarak kalan bu husus vefâtından sonra duyuldu.

Sevgili dostlar,

Ali Gâlib Vasfî Efendi hazretleri, Birgün oğluna; “Eşyâmızı hazırlayınız. Hicaz’a gitmeye niyet ettik.” buyurdu. Memleketinin geleneklerine göre halka îlân edildi. Şehrin dışında bir yerde halka ziyâfet verdi. Herkesle vedâ ettikten sonra tam yola çıkmak üzereyken oğluna hitâb ederek; “Oğlum eşyamızı topla. Hicaz’a gitmeyeceğiz, kasabaya döneceğiz.” buyurdu. Oğlu Tevfik Efendi;

“Aman babacığım nasıl olur. Kasaba halkına karşı bu şekilde yapmanız uygun olmaz.” deyince; “Oğlum hayvanın yönünü kasabaya çevir. Halkın edeceği dedikoduya bakma, Zîrâ cenâb-ı Resûlullah’ın emr-i şerîfleri bu yöndedir.” buyurdu. Hep birlikte kasabaya geri döndüler. Çünkü Peygamber efendimizle mânevî olarak görüşmesinde cenâb-ı Hakk’a kavuşma zamânının geldiğini öğrenir ve 1801 (H.1216) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri Nâzilli'dedir. Yüce mevlam kendilerine rahmet eylesin. Nasipse bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…

Kaynaklar

Anadolu Âlimleri

Osmanlı Âlimleri

 

Yorumlar (0)
Yorum Ekle
Yazarın bir önceki yazısı
Yukarı