SON DAKİKA

Van Balığı’nın çilesi bitmiyor!

Son yıllarda gerek üniversite, gerek kurumlar, gerekse de kentteki STK’ların girişimiyle soyu tükenmekten kurtulan Van Balığı (İnci Kefali) şu sıralar da yeni tehlikelerle karşı karşıya. Kaçak avlanma ve üreme döneminde bir dönem yaşadığı büyük tehlikeleri atlatan ve son dönemlerde popülasyonu iyice artan balıklar bu kez de barajlardaki tehlikeli canlıların kıskacına girdi. Kaçak, yanlış ve bilinçsiz avcılıktan kurtulan balıkların şimdi bu tehlikeden de kurtulması gerekiyor. 11 Ocak, 2020 13:12 Güncelleme: 11 Ocak, 2020 13:12 Van Balığı’nın çilesi bitmiyor!

Van Balığı’nın çilesi bitmiyor!  

Van Gölü’nün tarihi kadar eski ve şu ana kadar bilinen tek balık türü olan Van Balığı (İnci Kefali) şu sıralar yeni bir tehdit ile karşı karşıya. Son dönemlerde alınan tedbirle ile soyu tükenmekten kurtulan ve göç mevsimlerini daha rahat geçiren balıkların yeni tehdidi balıklama döneminde gittiği tatlı sulardaki zararlı canlılar. Bu canlılar son haftalarda sık sık gündem olurken, Van Gölü Havzası'nda son dönemde görülmeye başlanan zebra midyeler ile tatlı su kerevitleri, havzadaki doğal türler için büyük tehlike oluşturuyor. Özellikle Van Gölü havzasında yaşayan ve ilkbahar aylarında tatlı sulara göç eden İnci Kefali için büyük tehlike arz eden zebra midyeler ile tatlı su kerevitleri için acil önlem alınması gerekiyor. Vanlı çevreciler ve araştırmacılar istilacı olarak adlandırılan zebra midyeler ile tatlı su kerevitlerinin ileriki tarihlerde büyük tehlike oluşturacağından endişeli. Son dönemlerde önemli bir farkındalık oluşturularak tükenme tehlikesini atlatan balıklar şimdi bu sıkıntıyı da atlatıp yumurtlama döneminde yeni tehlikeler ile yüzleşmeden üremesini sürdürmeyi bekliyor.

Van’ın Zernek ve Sarımemet baraj göllerinde görülen zebra midyeler ile tatlı su kerevitlerinin, başta endemik bir tür olan inci kefalleri olmak üzere diğer bütün doğal türlere zarar verdiği ortaya çıktı. Yaklaşık 600 bin yıldır var olduğu belirtilen Van Gölü Havzası'nda şu ana kadar görülmemiş tatlı su kerevitleri ile zebra midye gibi yabancı türler, doğal ekosisteme de zarar veriyor. Yabancı türlerin Van Gölü’ne dökülen akarsulara sıçramasıyla, 15 bin insanın geçim kaynağı olan inci kefalinin habitatına büyük ölçüde zarar vereceği tahmin ediliyor.

 

“BU TÜRLER İÇİN BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAPILMASI GEREKİYOR” Şehrivan Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Vadi Doğa Sporları Kulübü Başkanı Ömer Demez, Zebra Midyeleri ve Tatlı Su Kerevitlerinin Van Balığına yönelik tehdit oluşturduğu noktasında bilimsel bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Demez, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne bilimsel açıdan büyük bir iş düştüğünü ifade ederek şunları kaydetti: “Bu türlerin tehdit oluşturduğunu bilimsel bir açıklaması ve araştırılması gerekiyor. Buradan bilimsel veri olmadan tehdit oluşturuyor demem, doğru olmaz. Bugüne kadar tehdit gördü mü, görmedi mi, demenin dışında balığımız birçok tehditle karşı karşıya kaldı. Burada bilimsel bir dayanak olmadan kuru bir laf etmenin mantık olacağını düşünmüyorum” diye belirtti.


DEMEZ: TÜRLERİN DIŞINDA DAHA BÜYÜK TEHDİTLER VAR Demez, tehdit oluşturan türlerin dışında daha büyük tehditlerin olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Van Gölü’nü ve Van Balığını tehdit eden birçok unsur var; belediyelerin, kamu kurul ve kuruluşlarının kanalizasyon atıklarını arıtmadan göle dökmeleri en büyük tehdittir. Toplum yapımızda kaynaklı olarak bilinçsizce göle atılan evsel atıklar, çöpler ikinci en büyük tehditti oluşturuyor. Bunun dışında Van Balığının tatlı suya yumurtalarını bıraktığını ele alırsak son dönemde tatlı sularda kirletiliyor. Bunlar sadece çevre değil geleceğimize ve gelecek nesiller adına büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Burada toplumsal bir bilinç oluşturmamız gerekiyor. Belli bir zaman diliminde yapılan temizlikle olmayacağını hepimiz yakında görmekteyiz. O yüzden toplumun çevreye yönelik bilinçlendirilesi gerekiyor” şeklinde konuştu.


“BURADAKİ BOZULMALARI ÖNLEMEMİZ LAZIM” Van Gölü Havzası'nda uzun yıllardır incelemelerde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, bölgeye gelen her yabancı türün doğal türleri tehdit ettiğine dikkat çekti. Van Gölü Havzası’nda her geçen gün yeni sorunlarla karşılaştıklarının altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, “Son zamanlarda sucul ekosistemler üzerinde oluşan baskı, dünya kurulduğundan beri hiç olmadığı bir boyuta ulaşmıştır. Balıkçılık yönetimi olarak da her geçen yıl yeni sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Gerek küresel iklim değişimin sucul ekosistemlerde yol açtığı değişikler olsun, gerekse de insan odaklı etkiler olsun, bu noktada Van Gölü Havzası stratejik bir öneme sahiptir. Çünkü ülkemizde küresel ısınmadan en az etkilenecek iki bölge var. Bunlardan bir tanesi Doğu Karadeniz Bölgesi, diğeri de Doğu Anadolu Bölgesi'dir. Bu bölgedeki su kaynakları stratejik bir öneme sahiptir. Bu yüzden buradaki bozulmaları önlememiz lazımdır.” Dedi.

“SU KAYNAKLARI İÇİN CİDDİ TEHDİT OLUŞTURUYORLAR” Zebra midye ve tatlı su kerevitlerinin bölgedeki su kaynakları için ciddi bir tehdit oluşturduğuna vurgu yapan Akkuş, “Van Gölü Havzası’ndaki su kaynakları ülkemizin diğer kesimlerine göre büyük sanayi kuruluşlarının olmamasından dolayı oldukça temiz durumdadırlar. Fakat son yıllarda Van Gölü Havzası’nda başta zebra midye olmak üzere, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan tatlı su kereviti buradaki su kaynakları için ciddi tehditler oluşturuyor. Yabancı veyahut istilacı olarak ifade ettiğimiz bu türler, buradaki ekolojik yapıyı tehdit eder bir boyuta gelmiştir” diye konuştu


YABANCI TÜRLERİ BÖLGEMİZDE İSTEMİYORUZ” Üniversitedeki araştırmacılar olarak yabancı türleri bölgede istemediklerini ifade eden Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bölgeye her gelecek olan yabancı türler, doğal türleri tehdit edecektir. Van Gölü Havzası’nın diğer bir özelliği de bu bölgedeki endemik çeşitliliğin yüksek olmasıdır. Buradaki akarsudaki balıkların yaklaşık yüzde 80-90’lık kısmı dünyada sadece Van Gölü Havzası’na özgüdür. Dışarıdan getirdiğimiz türlerin nasıl etkiler oluşturacağı belirsizdir. Dışarıdan gelen türlerle beraber hastalık geliyor ve buranın besin ağına dahil oluyor. Bu türler buradaki ekosistemi belki yok etme durumuna getirecek. Dolayısıyla havzada yabancı tür istemiyoruz.” “BİLİM İNSANLARINA BU KONUDA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR” Şehrivan Gazetesine açıklamalarda bulunan Vangölü Aktivistleri Derneği, Van Balığının önemli bir canlı olduğunu ve Van için büyük öneme sahip olduğunu ifade ederek, zebra midyelerin ile tatlı su kerevitlerinin tehlike arz ettiği konusunda bilim insanlarının önemli çalışmalar yapması gerektiğine dikkat çekti. Açıklamanın devamında şunlara yer verildi: “Van Balığı bizim için çok önemli bir canlı ve Van’ın büyük bir değeri. Balığımızın korunması için onlarca tedbir alındı ve sonuçta aldık. Şimdi balığımızı zebra midyeler ile tatlı su kerevitlerinden korumak için çalışmalar yapılmalı. Özellikle bilim insanlarına bu konuda çok iş düşüyor. Balığın korunması için ne gibi adımların atılması gerektiği konusunda gerekli bilgilendirmeleri yapacaklarsa bizde dernek olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız.” Dedi.
K:Şehrivan Gazetesi 

Yorum Ekle