SON DAKİKA

Azize’yle hayata bağlandılar

Elazığ’da çöken binanın altında kalan Azize Çelik’le sağlık personelinin canlı yayınlara yansıyan konuşmaları tüm Türkiye’yi heyecana boğarken aynı binanın enkazında kalanları da hayata bağladı. Azize Çelik, oğlu ve eşi 17 saat sonra yıkıntıdan çıkarıldı 26 Ocak, 2020 05:23 Güncelleme: 26 Ocak, 2020 05:23 Azize’yle hayata bağlandılar

Azize’yle hayata bağlandılar

Elazığ’da çöken binanın altında kalan Azize Çelik’le sağlık personelinin canlı yayınlara yansıyan konuşmaları tüm Türkiye’yi heyecana boğarken aynı binanın enkazında kalanları da hayata bağladı. Azize Çelik, oğlu ve eşi 17 saat sonra yıkıntıdan çıkarıldı.

Depremin ardından ekipler sabaha kadar hiç ara vermeden enkazlarda kurtarma çalışması yaptı. Mustafa Paşa Mahallesi’nde dün saat 10.30 sıralarında bir kişi sağlık ekiplerinin yanına geldi. Bir yakınının binanın altında olduğunu, telefon irtibatı kurduklarını söyledi. Bu sırada televizyonlar da canlı yayındaydı. Acil Tıp Teknisyesi Emine Kuştepe telefonu alarak Azize Çelik’e moral vermeye çalıştı. Azize enkaz altındaki diğer kişilerin de seslerini duyabiliyordu. Kuştepe, Azize’den eşi ve çocuklarına seslenmesini istedi. Alt katta sadece Kürtçe bilen komşu için de birkaç Kürtçe cümle sıraladı.

HERKESİN ANNESİSİN

Emine Kuştepe Aziye’ye telefondan şöyle moral verdi: “Sen bir annesin. Aşağıdaki herkesin şu anda annesi sensin. Bizim tek iletişim kurduğumuz kişi sensin. Tüm güç sende. Sen daha güçlü olacaksın. Ağlamıyorsun, sakin olup hepsine destek oluyorsun. Konuşabilen herkese seslen. Hepsini konuştur. Hiç kimse uyumasın. Konuşabilen herkese seslen. Herhangi birinin sesi kesildiği zaman hemen bize seslen. Biz yukarıdayız. Burnunuzdan nefes alın, ağzınızdan verin. Korkacak bir şey yok, sakin olun.”

Azize Çelik’in önce eşi ve oğlu, daha sonra da kendisi depremden 17 saat sonra enkaz altından çıkartıldı.

BİR DİL, BİR HAYAT

Emine Kuştepe, kameralar tarafından da görüntülenen o anları daha sonra şöyle anlattı: “Azize Hanım’ın iki çocuğu, eşi ve yan tarafta iletişim kuramadığı, sadece Kürtçe anlayan yaşlı bir teyze vardı. Azize Hanım’dan Ayşe Hanım’la iletişim kurmasını istedim. Adıyamanlı olduğum için Kürtçe biliyordum; bir dil bir insandır. Benim söylediğim basit kelimeleri Ayşe teyzeye söylemesini istedim. Böylece onun da nefes almasını sağladık. Ona sakin olmasını söyledim ve özellikle annelik duygularının biraz daha öne çıkmasını istedim. Her anne güçlüdür, işte doğumda nasıl burundan nefes alıp ağızdan sakin sakin verdiysen hepsine o şekilde söyle, ekrana bakıp şarj düzeyini görebiliyor mu, aşağıda bilinci açık mı onları anlamaya çalıştım. Azize Hanım’ın eşi aşağıdan çıkartıldı. Çok gergindi. ‘Eşim var, çocuklarım var onları istiyorum’ dedi. Oğlu Muhammed’in eli aşağıda, sütunun altında kaldığı için 2-3 defa girmek zorunda kaldım. Çocuğa da ‘Ben anneni tanıyorum, annenin arkadaşıyım, korkma annen gibiyim’ dedim. Çocuk ‘Annem orada, koridordan ters gidersen ulaşacaksın’ dedi. Çok şükür hepsinden olumlu haberler aldık.”





Yorum Ekle